<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>SES ÖZEL EĞİTİM ANKARA | Disleksi, Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği</title>
	<atom:link href="https://sesozelegitim.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sesozelegitim.com</link>
	<description>Ankara Ses Özel Eğitim, Disleksi, Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği, Öğrenme Güçlüğü, Konuşma Terapisi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 25 Nov 2019 20:34:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.9.2</generator>

<image>
	<url>https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/cropped-Ses-YILDZ-Transparent-32x32.png</url>
	<title>SES ÖZEL EĞİTİM ANKARA | Disleksi, Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği</title>
	<link>https://sesozelegitim.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ergoterapi ile Ümitköy&#8217;e Kazandırdığımız Eğitim Modeli Ülkemizde Yayılmaya Devam Ediyor. Whole Brain (Bütünsel Method).</title>
		<link>https://sesozelegitim.com/trt-turkiyenin-sesi-konuguyduk.html</link>
					<comments>https://sesozelegitim.com/trt-turkiyenin-sesi-konuguyduk.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mehmet]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Apr 2018 23:16:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sesozelegitim.com/?p=2173</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ergoterapiyi Ülkemize Anlatmaya Devam Ediyoruz. Öncelikle İstanbul akademisyenlerinin bir araya gelerek yaptıkları açıklamaları paylaşırken akademisyelerimize Türkiye&#8217;de ilk olan Whole Brain ile bağdaşık araştırmaları için tekrar tekrar teşekkür ederiz. Uluslararası çalışmalarımız doğrultusunda bizler de öncülüğünü yaptığımız alanda ilerlemekten mutluluk duyuyoruz. Ankara&#8217;da bölgemizde desteklerimizle yeni açılan merkezlerin de en geç önümüzdeki 5 yıl içinde ileri düzeyde fayda</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com/trt-turkiyenin-sesi-konuguyduk.html">Ergoterapi ile Ümitköy&#8217;e Kazandırdığımız Eğitim Modeli Ülkemizde Yayılmaya Devam Ediyor. Whole Brain (Bütünsel Method).</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com">SES ÖZEL EĞİTİM ANKARA | Disleksi, Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: center;"></h2>
<p style="text-align: center;"><strong><img loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1405" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Disleksi.jpg" alt="" width="411" height="320" srcset="https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Disleksi.jpg 699w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Disleksi-300x233.jpg 300w" sizes="(max-width: 411px) 100vw, 411px" /></strong></p>
<h1 style="text-align: center;"><span style="color: #ff4400;"><strong>Ergoterapiyi Ülkemize Anlatmaya Devam Ediyoruz.</strong></span></h1>
<h4 style="text-align: center;"><strong>Öncelikle İstanbul akademisyenlerinin bir araya gelerek yaptıkları açıklamaları paylaşırken akademisyelerimize Türkiye&#8217;de ilk olan Whole Brain ile bağdaşık araştırmaları için tekrar tekrar teşekkür ederiz. Uluslararası çalışmalarımız doğrultusunda bizler de öncülüğünü yaptığımız alanda ilerlemekten mutluluk duyuyoruz. Ankara&#8217;da bölgemizde desteklerimizle yeni açılan merkezlerin de en geç önümüzdeki 5 yıl </strong><strong>içinde ileri düzeyde fayda sağlayabilen hale gelebilmeleri için çalışmalarımıza yoğun tempoda devam ediyor ve bu merkezlere izimizden yürümeye devam ettikleri için teşekkür ediyoruz. İstanbul&#8217;dan Ülkemizin uzmanlarının, çalışmalarını, akademimizin de benimsediği gibi toplumsal sorumluluk bilinciyle paylaşmaları ve bilgi aktarımını sürdürmeleri büyük mutluluk kaynağı olmaya devam etmektedir.</strong></h4>
<h1 class="post-excerpt" style="text-align: center;"><span style="color: #ff4d00;"><strong>Ergoterapi, iyileştirme sanatıdır!</strong></span></h1>
<h4 style="text-align: center;"><strong>Sanatla iyileştirme anlamına da gelen ergoterapinin çocuktan yaşlıya kadar herkese hitap eden bir terapi yöntemi olduğunu belirten Ergoterapi Bölüm Başkanı Prof.Dr. Sevda Asqarova, “Sanatla terapi, genç yaşlı ayrımı gözetmeden herkese hitap eder, hiçbir sınır koymadan herkesi kapsar. Kişinin kendisini tümüyle gelişmiş bir insan olarak görmesini, sağlıkla yaşama bağlanmasını ve hayata pozitif bakmasına yardımcı olur.” dedi.</strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong>Ergoterapi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Sevda Asqarova, ergoterapi alanında devam eden çalışmalarla ilgili bilgi verdi. Ergoterapinin önemine dair değerlendirmelerde bulundu. Asqarova, şunları söyledi:</strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #ff4d00;"><strong>ERGOTERAPİ İLE KİŞİ KENDİNİ KEŞFEDİYOR, POTANSİYELİNİ FARK EDİYOR…</strong></span></h4>
<p style="text-align: center;"><strong>“Uzun yıllardır tüm Dünyada uygulanan ve Ülkemiz üniversiteleri içinde nispeten yeni bir bölüm olarak tanınmaya ve büyük rağbet görmeye başlayan Ergoterapi Bölümü  &#8211; Yaratıcı Sanatlar ve İş Uğraşı Terapisi büyük gayretlerle ilerlemektedir.  Ergoterapi, sanatın hemen hemen tüm dallarını içine alan,  sanatla, yaratıcılıkla iyileştiren bir terapidir.  Sanat, güzelliktir. Beynin vazgeçilmeyen gıdasıdır.  Belki bu açıdan ergoterapinin ‘elit’ bir terapi olduğunu söylersek yanılmayız.”</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Sanatın tüm alanlarından faydalanan ergoterapinin, insanda heyecan ve hayranlık uyandıran aktiviteler içeren önemli bir birim olduğunu belirten Prof. Dr. Asqarova, “Bireylerin beyninde ve ruhunda kendi içsel güç ve potansiyellerini keşfetmelerini, insanların farkındalıklarını arttıran, yaşamlarında istedikleri yönde değişim ve dönüşüm sağlayabilmeleri için gereken cesareti kazandırmasını sağlamaktadır. Ergoterapi kavramı insana bir zihin, beden, ruh ve duygulardan oluşan bir bütün olarak bakmakta ve çok çeşitli bir anlam yüklemektedir. Sanatla gelişim, insanın mümkün olan her yolla şarkı söyleyerek, dans ederek, hareketle, hikaye anlatarak, resim çizerek vb. kendisini bütünüyle ifade etmesine imkan verir.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff4d00;"><strong>ERGOTERAPİ YAŞAMA POZİTİF BAKMAYI SAĞLIYOR</strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ergoterapi, küçük çocuklardan yaşamının sonuna yaklaşan yaşlılara kadar her yaştan her gruptan bireylere uygulanmaktadır. Dolayısıyla, sanatla terapi hiçbir sınır olmadan her bireyi kapsar, kişinin kendisini tümüyle gelişmiş bir insan olarak görmesini, sağlıklı yaşama bağlanmasını, hayata pozitif bakmasına yardımcı olur.Bu noktada birçok desteklediğimiz kurumun bile ergoterapiyi fizik tedavi ile karıştırabildiği görülmektedir. Dispraksi nedeniyle bu durumun yaşandığı bilinmektedir. Okuma yazmada zorluk yaşayan disleksi ve matematikte sıkıntı yaşayan diskalkuli tanılı öğrencilerin ergoterapiden <span style="color: #333399;"><em>en yoğun haliyle faydalanabilmeleri</em> sanat aktiviteleriyle mümkündür.</span> Bu nedenle fizik tedaviye benzer ergoterapi uygulamaları kafa karışıklığına sebep olmamalıdır. </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><img loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1940" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-Method.jpg" alt="" width="441" height="352" srcset="https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-Method.jpg 743w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-Method-300x239.jpg 300w" sizes="(max-width: 441px) 100vw, 441px" /></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>72 farklı alt yöntem ve uygulama içeren Whole Brain Method kapsamında katılımcılar, belirli modüllerde ergoterapi içeren bir sürece tabi tutulmaktadır. Ergoterapi geniş açıyla ele alınması gereken bir alandır ve bu nedenle eğitim ortamı bütünüyle dizayn edilirken ergoterapi göz önünde bulundurulmalıdır. Bu doğrultuda tasarlanmış akademideki Modüller 4 gruba ayrılır. Bunlar; Beyin Gelişim Modülleri, Psikolojik Modüller, Akademik Modüller ve Sanat Modülleridir. ( Modüllerden, <em>beyin nöroplastisitesi </em>tabanlı uygulama seansları içerenler Dünya’da binlerce okul ve merkezde uygulanmaktadır. Whole Brain Analiz Evresinde Anket ve deneylerin yanı sıra EEG, manyetik rezonans gibi çeşitli beyin görüntüleme teknikleri de kullanılmaktadır. )</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Farklı modüllerin eş zamanlı olarak tek bir çatı altında uygulanabiliyor oluşu, belirlenmiş uzmanların gözlem sahasının bu yolla geniş tutulabilmesi ve bu uzmanların yakın kontak halinde koordineli çalışıyor oluşu bu noktada büyük önem arz etmektedir.</strong><strong> </strong><strong>Yenilikçi yöntem, ergoterapi (occupational therapy) alanında fark yaratarak bir modeli Ülkemize kazandırmıştır.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Yöntemin işleyiş mantığı şu şekilde özetlenebilir: Öğrencinin hayatındaki, sıkıntı duyduğu<em> <span style="color: #333399;">sadece tek bir değişken</span></em> bile pozitife çevrilebildiğinde, öğrencide belirli bağlamlarda gelişme görülür. Eğer öğrencinin hayatındaki <span style="color: #333399;"><em>birçok</em></span> <span style="color: #333399;"><em>değişkeni</em></span> Whole Brain Method dahilindeki modüllerle pozitife çevirirseniz, en tabii haliyle öğrencide büyük ve belirgin bir gelişme görülür. Eğer öğrenciye farklı alanlarda destek sağlanır ve <em>bu <span style="color: #333399;">çoğu değişken</span></em>  pozitife çevrilirken,<span style="color: #ff4d00;"> metodun uygulayıcıları, aile ve okulla entegre olarak ilerlerse öğrencide istenilen kalıcı gelişim görülür.</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff4d00;"><strong><img loading="lazy" class="aligncenter wp-image-586" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Çayyolu-Ankara-Bale-Kursu.jpg" alt="" width="427" height="282" /></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff4d00;"><strong>MANTRA SANATI DA KULLANILIYOR</strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><strong>NPİSTANBUL&#8217;da uygulanan müzik terapi seanslarında Mantra müziği tekniklerini kullanmaya başladığını belirten Prof.Dr. Sevda Asqarova, “Tarihi eskilere dayanan bir sanat olan Mantra sanatının bir çok yöntemleri bir çok ülkede uygulanıyor. Bu sanat, Türkiye’de de son yıllarda  tanınmaya başlamıştır. Üniversite ve NPİSTANBUL çalışma alanına uygun olarak özellikle psikiyatride ve nörobilimde Mantra müziğinin bazı teknik ve yöntemlerini araştırmaktadır. Beyinle ilgili her türlü egzersize başvurduğumuz için Mantra müziği de bu konuda yardımcı olmaktadır. Zihni serbest bırakan bir yöntem olduğu için &#8211; beyni rahatlatan, müzik ve sesle oluşan titreşimler aracılığı ile kişinin daha yüksek bir bilince ulaşmasını, aklın hayallerden ve günlük olumsuzluklardan kurtulmasını amaçlayan, konsantrasyonu artıran huzur veren yeni bir sanat dalı diyebiliriz.” diye konuştu.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Prof. Dr. Sevda Asqarova, sanatla terapi yöntemlerinin ve yaratıcı çalışmaların beyinde işlenirken geçtiği süreçlerle ilgili olarak da şu bilgileri verdi:</strong></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff4d00;"><strong>ERGOTERAPİNİN BEYNE ETKİSİ GÖRÜNTÜLENİYOR…</strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><strong>“NPİSTANBUL Tıp Ergoterapi Bölümü’nde yapılan araştırmalar ve öğrencilerimize verilen eğitimler de bu yolu izlemekte. Araştırma yöntemlerimiz klasik gözlem, anket ve deneylerin yanı sıra EEG, manyetik rezonans, doppler sonografi gibi çeşitli beyin görüntüleme tekniklerinin analizini de kapsıyor. Seans öncesi ve sonrası beyin haritaları inceleniyor.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff4d00;"><strong>NÖROBİLİM DÜNYASINA ERGOTERAPİ ETKİSİ…</strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Elde edilen veriler sanatla çalışmaların beyinde işlenirken hangi süreçlerden geçtiğini göstermektedir. Bu da nörobilim dünyasında ‘’Ergoterapi etkisi’’ olarak yeni bir bilim dalı, nörobilimde yeni bir yöntem olarak daha bir efektif özellik taşıyarak davranış biliminde yeni bir ‘’Nöroformu’’  ile değerlendiriliyor. Multidisipliner yaklaşımla yaratıcı-sanatsal argümanları kullanarak yeni, özgün ve bilimsel yöntemler geliştiriyor .”</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>NPİSTANBUL Ergoterapi bölümünde verilen eğitim ve yapılan çalışmalardan da söz eden Prof.Dr. Sevda Asqarova, şunları söyledi:</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Klasik Yöntem ve tekniklerle, örneğin &#8211; Affolter Konsepti &#8211; Çevre ile etkileşimi temel alan,  çevresel ve dokunma duyumlarını algılamayı  arttırma ve problem çözme becerilerini içeren yöntem; Bobath Konsepti &#8211; Değişimin ne kadarının gerekli olduğunun belirlendiği ve uygunsuz davranışın engellenerek uygun davranışın  yerleştirilmesine yönelik egzersizlerin  olduğu yöntem; Castillo¬ Morales Konsepti &#8211; Dokunma ve propioseptif duyumları kullanarak normal duyusal motor gelişimin sağlanmasını hedefleyen tekniklerin yanı sıra iletişim becerileri de geniş çapta öğretiliyor. “</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Prof. Dr. Sevda Asqarova, ergoterapistin önemine de dikkat çekerek görevlerini şöyle sıraladı:</strong><br />
<strong> “Kişinin günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığını sağlamaya yönelik yöntemler ile araç-gereçleri belirler ve kullanımını öğretir. Bireysel ve grup olarak mesleki, sosyal, sanatsal ve eğitim aktivitelerinin kullanımıyla ilgili rehabilitasyon programları yapar ve uygular. Duyu algı motor bütünleşme eğitimini ve bu alanlarda iş ve uğraşı terapisi uygular.&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Bireyin ev, iş ve okul ortamlarında fonksiyonel potansiyelini değerlendirerek performansını en üst düzeye çıkarmak ve çevreye uyumunu sağlamak için önerilerde bulunur. Bireylerin duygusal, psikososyal, gelişimsel ve fiziksel yeterliliklerini mesleği ile ilgili ölçüm ve testleri kullanarak değerlendirir.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff4d00;"><strong>TERAPİ BAĞI GÜÇLÜYSE BAŞARI GELİYOR…</strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Tanısı olan bireyle nasıl pozitif bir ilişki kurulması gerektiğini iyi bilinmelidir.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>İlgili kurumlar müzik, resimden ve fiziksel aktivitelerden oluşan ergoterapi seanslarıyla danışanlarına hayata dair yeni pencereler açıyor.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Birbirinden eğlenceli geçen seanslarla, danışanların patolojilerini azaltmak, sağlıklarını sürdürebilmelerini ve sosyalleşmelerini sağlamak amaçlanırken kişilerin özgüvenlerini, çeşitli becerilerini ve yeteneklerinin de gelişimine katkı hedefleniyor. Ergoterapiyle kişiler yeteneklerini günlük hayatta da kullanabilme becerisi kazanıyor.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kurumlar, kişinin hayatını olumsuz etkileyen durumlarla her yönden mücadele ediyor. Psikoterapi yöntemiyle de önemli mesafe alınıyor. Öyle ki haftanın belirli gün ve saatlerinde uygulanan ergoterapi seanslarıyla danışanlar yeni bir hayatla tanışıyor.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff6600;"><strong>MÜZİK BEYİNDE BARIŞ ETKİSİ YAPIYOR</strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Müzik terapi; kişilerin fiziksel, psikolojik, sosyal ve zihinsel ihtiyaçlarını karşılamada müziğin ve müzik aktivitelerinin kullanıldığı terapi yöntemidir. Müzik terapide, şarkı söylemek, ritim tutmak, müziği dinlemek ve enstrüman çalmak yer almaktadır. Şarkı söylemek özellikle çok önemlidir. Çünkü en ilkel aşamalardan önce insan sesi vardı, şarkı vardı. Müzik dinlemek beyinde barış ve huzur etkisi sağlar. Müzik kişinin kendisinin farkına varmasını sağlar, duygusal ifade gücünü arttırır, beyin dalgalarını etkileyerek sakinleştirir ve gevşetir bu nedenle zihinsel ve fiziksel gevşeme amacıyla da kullanılır.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff6600;"><strong>GÜZEL SANATLARLA, RESİMLE BİLİNÇALTI DIŞA VURULUYOR</strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Resim eğitimi ile danışanların söylemeye çekindikleri, korktukları, sözel olarak ifade edemedikleri, belki de kendilerinin bile farkında olmadığı bilinçaltı duygularının, iç dünyalarının dışavurumunun sağlanması amaçlanmaktadır. Danışanların iç dünyalarını paylaşmalarını ve kendileriyle ilgili farkındalık kazanmalarını sağlamak amaçlanmaktadır. Farklı kağıtlar, ahşap ve tuval üzerine yağlı boya, suluboya, akrilik gibi çeşitli boyalar kullanılarak bazen serbest bazen de konu verilerek yapılan çalışmalar, bireysel ya da grup terapilerde değerlendirilmekte ve paylaşılmaktadır.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><img loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1940" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-Method.jpg" alt="" width="441" height="352" srcset="https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-Method.jpg 743w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-Method-300x239.jpg 300w" sizes="(max-width: 441px) 100vw, 441px" /></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>72 farklı alt yöntem ve uygulama içeren Whole Brain Method kapsamında katılımcılar, belirli modüllerde ergoterapi içeren bir sürece tabi tutulmaktadır. Ergoterapi geniş açıyla ele alınması gereken bir alandır ve bu nedenle eğitim ortamı bütünüyle dizayn edilirken ergoterapi göz önünde bulundurulmalıdır. Bu doğrultuda tasarlanmış akademideki Modüller 4 gruba ayrılır. Bunlar; Beyin Gelişim Modülleri, Psikolojik Modüller, Akademik Modüller ve Sanat Modülleridir.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Farklı modüllerin eş zamanlı olarak tek bir çatı altında uygulanabiliyor oluşu, belirlenmiş uzmanların gözlem sahasının bu yolla geniş tutulabilmesi ve bu uzmanların yakın kontak halinde koordineli çalışıyor oluşu bu noktada büyük önem arz etmektedir.</strong><strong> </strong><strong>Yenilikçi yöntem, ergoterapi (occupational therapy) alanında fark yaratarak bir modeli Ülkemize kazandırmıştır.</strong></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com/trt-turkiyenin-sesi-konuguyduk.html">Ergoterapi ile Ümitköy&#8217;e Kazandırdığımız Eğitim Modeli Ülkemizde Yayılmaya Devam Ediyor. Whole Brain (Bütünsel Method).</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com">SES ÖZEL EĞİTİM ANKARA | Disleksi, Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sesozelegitim.com/trt-turkiyenin-sesi-konuguyduk.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;TRT Kent Günlüğü Programı &#8221; ve &#8220;TRT Türkiye&#8217;nin Sesi &#8221; Konuğu WB Kadrosu</title>
		<link>https://sesozelegitim.com/trt-kent-gunlugu-programi-konugu-whole-brain-method-kadrosuydu.html</link>
					<comments>https://sesozelegitim.com/trt-kent-gunlugu-programi-konugu-whole-brain-method-kadrosuydu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mehmet]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Apr 2018 21:00:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sesozelegitim.com/?p=1893</guid>

					<description><![CDATA[<p>21.04.2018 Cumartesi Günü Hürriyet Gazetesi&#8217;nde Türkiye&#8217;de ilk olan akademimiz ve eğitimdeki bütünsel yöntem Whole Brain Method anlatıldı. Bütünsel teknik dahilindeki psikolojik, akademik, sanatsal modüller ve beyin gelişim modüllerinin açıklandığı yazıda eğitim yöneticilerimizden Mehmet Güngör&#8217;ün &#8220;Uzun süre destek eğitim almış olmasına rağmen sonuç alamamış öğrenciler bile eğitimdeki bütünsel teknikle kısa dönemde ilerleme kaydediyor&#8221; sözlerine yer verildi.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com/trt-kent-gunlugu-programi-konugu-whole-brain-method-kadrosuydu.html">&#8220;TRT Kent Günlüğü Programı &#8221; ve &#8220;TRT Türkiye&#8217;nin Sesi &#8221; Konuğu WB Kadrosu</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com">SES ÖZEL EĞİTİM ANKARA | Disleksi, Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img loading="lazy" class="wp-image-2063 size-large aligncenter" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Ses-Özel-Eğitim-TRT-1-Ankara-1-1024x618.jpg" alt="" width="1024" height="618" srcset="https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Ses-Özel-Eğitim-TRT-1-Ankara-1-1024x618.jpg 1024w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Ses-Özel-Eğitim-TRT-1-Ankara-1-300x181.jpg 300w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Ses-Özel-Eğitim-TRT-1-Ankara-1-768x464.jpg 768w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Ses-Özel-Eğitim-TRT-1-Ankara-1.jpg 1655w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p style="text-align: center;"><img loading="lazy" class="alignnone wp-image-2302 size-large" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-Method-Hurriyet.png-1024x347.jpg" alt="" width="1024" height="347" srcset="https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-Method-Hurriyet.png-1024x347.jpg 1024w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-Method-Hurriyet.png-300x102.jpg 300w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-Method-Hurriyet.png-768x260.jpg 768w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-Method-Hurriyet.png.jpg 1253w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<h3 style="text-align: center;"><span style="color: #474747;"><strong>21.04.2018 Cumartesi Günü Hürriyet Gazetesi&#8217;nde Türkiye&#8217;de ilk olan akademimiz ve eğitimdeki bütünsel yöntem Whole Brain Method anlatıldı. Bütünsel teknik dahilindeki psikolojik, akademik, sanatsal modüller ve beyin gelişim modüllerinin açıklandığı yazıda eğitim yöneticilerimizden Mehmet Güngör&#8217;ün &#8220;Uzun süre destek eğitim almış olmasına rağmen sonuç alamamış öğrenciler bile eğitimdeki bütünsel teknikle kısa dönemde ilerleme kaydediyor&#8221; sözlerine yer verildi.</strong></span></h3>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #ffffff;">Hürriyet Gazetesi’nde Türkiye’de ilk olan disleksi akademimiz ve özel eğitimdeki bütünsel yöntem Whole Brain Method anlatıldı. </span></h4>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ffffff;"><img loading="lazy" class="size-full wp-image-2335 aligncenter" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/TRT-TR-nin-sesi-Whole-Brain.jpg" alt="" width="1075" height="599" srcset="https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/TRT-TR-nin-sesi-Whole-Brain.jpg 1075w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/TRT-TR-nin-sesi-Whole-Brain-300x167.jpg 300w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/TRT-TR-nin-sesi-Whole-Brain-768x428.jpg 768w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/TRT-TR-nin-sesi-Whole-Brain-1024x571.jpg 1024w" sizes="(max-width: 1075px) 100vw, 1075px" />.</span></p>
<h3 style="text-align: center;"><span style="color: #ffffff;"><strong><img loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2449" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Hürriyet-Gazetesi-Whole-Brain-Method-946x1024.jpg" alt="" width="441" height="477" /></strong></span></h3>
<p style="text-align: center;">Hürriyet Gazetesi’nin 21.04.2018 Tarihli Haberidir.</p>
<p><img loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1940" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-Method.jpg" sizes="(max-width: 255px) 100vw, 255px" srcset="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-Method.jpg 743w, http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-Method-300x239.jpg 300w" alt="" width="255" height="204" /></p>
<p><img loading="lazy" class="aligncenter wp-image-586" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/%C3%87ayyolu-Ankara-Bale-Kursu-300x198.jpg" sizes="(max-width: 202px) 100vw, 202px" srcset="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Çayyolu-Ankara-Bale-Kursu-300x198.jpg 300w, http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Çayyolu-Ankara-Bale-Kursu-768x508.jpg 768w, http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Çayyolu-Ankara-Bale-Kursu-1024x677.jpg 1024w, http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Çayyolu-Ankara-Bale-Kursu-600x400.jpg 600w, http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Çayyolu-Ankara-Bale-Kursu.jpg 1426w" alt="" width="202" height="134" /></p>
<p><img loading="lazy" class="aligncenter wp-image-733" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/SES-Y%C4%B1ld%C4%B1z-logo-300x270.jpg" sizes="(max-width: 170px) 100vw, 170px" srcset="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/SES-Yıldız-logo-300x270.jpg 300w, http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/SES-Yıldız-logo.jpg 306w" alt="" width="170" height="153" /></p>
<h3 style="text-align: center;"><span style="color: #ffffff;"><strong>Ankara&#8217;daki Disleksi Akademimiz 21.04.2018 Cumartesi Günü Hürriyet Gazetesi&#8217;ndeydi.</strong></span></h3>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ffffff;"><b>Whole Brain Kadromuz  TRT Kent Günlüğü Programına konuk oldu. </b></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ffffff;"><b>Yaz aylarında da ara vermeden yaz okulumuz ile uygulamasına devam ettiğimiz eğitimlerimizi Kent Günlüğü Programı’nda anlattık. 12 Temmuz’da Saat 11.00’de yayınlanan konuk olduğumuz programda Sunucu Oya Deniz Çongar’ın uygulamayla ilgili detaylı sorularına Eğitim Yöneticimiz Mehmet Güngör aydınlatıcı cevaplar verdi. Ayrıca Oya Deniz Çongar’ın moderatörlüğünde programın sonundaki kritikte, </b><b>Whole Brain Method kapsamında kullanılan teknolojilerin sanat eğitimleriyle ve diğer eğitimlerle sentezlendiğindeki belirgin faydalarının altı çizildi.</b></span></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com/trt-kent-gunlugu-programi-konugu-whole-brain-method-kadrosuydu.html">&#8220;TRT Kent Günlüğü Programı &#8221; ve &#8220;TRT Türkiye&#8217;nin Sesi &#8221; Konuğu WB Kadrosu</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com">SES ÖZEL EĞİTİM ANKARA | Disleksi, Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sesozelegitim.com/trt-kent-gunlugu-programi-konugu-whole-brain-method-kadrosuydu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİR İLKE İMZA ATIYORUZ. SANAT EĞİTİMİ. RAMEL-WHOLE BRAIN</title>
		<link>https://sesozelegitim.com/bir-ilke-imza-atiyoruz-ozel-egitim-sanat-egitimi.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mehmet]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Nov 2016 19:22:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sesozelegitim.com/?p=309</guid>

					<description><![CDATA[<p><a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com/bir-ilke-imza-atiyoruz-ozel-egitim-sanat-egitimi.html">BİR İLKE İMZA ATIYORUZ. SANAT EĞİTİMİ. RAMEL-WHOLE BRAIN</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com">SES ÖZEL EĞİTİM ANKARA | Disleksi, Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<section class="section  text-normal section-text-no-shadow section-inner-no-shadow section-normal section-opaque"  >
    
    <div class="background-overlay grid-overlay-0 " style="background-color: rgba(0,0,0,0);"></div>

    <div class="container container-vertical-default">
        <div class="row vertical-default">
            <div class="col-md-12     text-default small-screen-default"  ><div class="col-text-1 text-normal  element-top-20 element-bottom-20" data-os-animation="none" data-os-animation-delay="0s">
    <p style="text-align: center;"><strong>BİR İLKE İMZA ATIYORUZ. SANAT EĞİTİMİ</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><img loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-273" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/ses-özel-eğitim-merkezi-ankara-logo-1.png" alt="ses-özel-eğitim-merkezi-ankara-logo (1)" width="200" height="150" /></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>TÜRKİYE&#8217;de BİR İLK</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>ÇAYYOLU Ümitköy&#8217;de MEB Talim Terbiye Kurulu&#8217;nun Destek Eğitim Programları&#8217;nda belirttiği alt yöntemlerin daha aktif kullanılabileceği platformda bütünsel yaklaşımla eğitim veriyoruz. RAMEL&#8217;in ve Modernize Metotların bakış açısı yolumuza ışık ve destek olmuştur.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><img loading="lazy" class="alignnone size-medium wp-image-587" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Modernize-Metotlar-logo-300x204.jpg" alt="modernize-metotlar-logo" width="300" height="204" /></p>
<h4 style="text-align: center;"><strong>Milli Eğitim Bakanlığı’nın Özel Öğrenme Güçlüğü Destek Eğitim Programı’ndaki MEB Talim Terbiye Onaylı Kılavuzundaki Maddelerde Kurumlara Zorunlu Tutulduğu Üzere bu eğitimler alt yöntem olarak derslerimizde mümkün olan en etkili şekilde sağlanmaktadır. Çayyolu&#8217;nun ilk sanat kuruluşu Ramel&#8217;in ve Modernize Metotlar Derneği&#8217;nin fikirlerinin, bakış açısının yaşatıldığı Ses Özel Eğitim ile fark yaratmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz.</strong></h4>
<p style="text-align: center;"><img loading="lazy" class="alignnone size-medium wp-image-586" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Çayyolu-Ankara-Bale-Kursu-300x198.jpg" alt="Çayyolu Sanat Kursu" width="300" height="198" /></p>
<p style="text-align: center;">1995 yılında kurulan ve 2007 yılından itibaren her bireyin özel eğitime ihtiyacı olabileceği mantığıyla özellikle müzik eğitimi için yeni eğitim modelleri geliştirmeye ve uygulamaya başlayan Çayyolu&#8217;nun ilk sanat kuruluşu Ramel, bu bakış açısıyla aldığı sonuçlarla Türkiye&#8217;de ve özellikle Ankara&#8217;da büyük yankı uyandırmış, doğası itibariyle bire bir gerçekleşen müzik uygulama derslerini bireyin öğrenme esnasındaki zihinsel özelliklerine, motivasyon ve öğrenme biçimlerine yoğunlaşarak uygulamıştır. Bu nedenle özel eğitim gerektiren çocuklarımızın okula destek eğitim programlarımızın yanı sıra müzik eğitimiyle gelişimi için Türkiye&#8217;deki konuyla ilgili en doğru sanat eğitim kuruluşunun bakış açısını yaşatarak <strong>SES ÖZEL EĞİTİM</strong> olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz.</p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ffffff;">Çayyolu </span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #333399;"><strong>WHOLE BRAIN METHOD</strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #333399;"><em>Ankara</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff4400;"><strong>SES ÖZEL EĞİTİM</strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ffffff;">Merkezi</span></p>
</div>
</div>        </div>
    </div>
</section>

<p><a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com/bir-ilke-imza-atiyoruz-ozel-egitim-sanat-egitimi.html">BİR İLKE İMZA ATIYORUZ. SANAT EĞİTİMİ. RAMEL-WHOLE BRAIN</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com">SES ÖZEL EĞİTİM ANKARA | Disleksi, Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİSLEKSİ ALANINDA TÜRKİYE&#8217;nin İLKİ</title>
		<link>https://sesozelegitim.com/disleksi-alaninda-turkiyenin-ilki.html</link>
					<comments>https://sesozelegitim.com/disleksi-alaninda-turkiyenin-ilki.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mehmet]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Nov 2016 21:45:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sesozelegitim.com/?p=2270</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;nin Disleksi Alanındaki Bütünsel Teknik Uygulayan İlk Resmi Özel Eğitim Kurumu Olmaktan Gurur Duyuyoruz. Kurumumuz Ruhsatlandırma Tarihiyle Resmi Olarak İlk Kuruluştur. Model Akademi Olarak Disleksi Özel Eğitim Kurumlarının Sayısının Artmasını Destekliyoruz. &#160; SADECE ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ GRUBUYLA ÇALIŞAN, (Disleksi, Diskalkuli, Disgrafi, Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite) BÜTÜNSEL EĞİTİM TEKNİĞİNİ TEK ÇATI ALTINDA UYGULAYAN ve ERGOTERAPİ ALANINDA MODEL KURUM</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com/disleksi-alaninda-turkiyenin-ilki.html">DİSLEKSİ ALANINDA TÜRKİYE&#8217;nin İLKİ</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com">SES ÖZEL EĞİTİM ANKARA | Disleksi, Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align: center;"></h3>
<h3 style="text-align: center;"><span style="color: #333399;">Türkiye&#8217;nin Disleksi Alanındaki Bütünsel Teknik Uygulayan İlk Resmi Özel Eğitim Kurumu Olmaktan Gurur Duyuyoruz.</span></h3>
<h4 style="text-align: center;"><em><strong>Kurumumuz Ruhsatlandırma Tarihiyle Resmi Olarak İlk Kuruluştur.</strong></em></h4>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #ff4d00;"><img loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1925 size-medium" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-Method-77-300x239.png" alt="" width="300" height="239" srcset="https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-Method-77-300x239.png 300w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-Method-77.png 743w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></span></h4>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #ff4d00;">Model Akademi Olarak Disleksi Özel Eğitim Kurumlarının Sayısının Artmasını Destekliyoruz.</span></h4>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #333399;"><strong>SADECE ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ GRUBUYLA ÇALIŞAN, </strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #333399;">(Disleksi, Diskalkuli, Disgrafi, Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite)</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #333399;">BÜTÜNSEL EĞİTİM TEKNİĞİNİ TEK ÇATI ALTINDA UYGULAYAN ve</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff4d00;"><strong>ERGOTERAPİ ALANINDA MODEL KURUM DİZAYN EDEN İLK AKADEMİYİZ.</strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff4d00;"><strong>ÇAYYOLU ÜMİTKÖY’ü PİLOT BÖLGE OLARAK SEÇEREK BAŞLADIĞIMIZ YOLDA MODEL AKADEMİ OLMAKTAN MUTLULUK DUYUYORUZ.</strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><img loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1841 size-medium" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Ankara-Disleksi-300x195.png" alt="" width="300" height="195" srcset="https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Ankara-Disleksi-300x195.png 300w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Ankara-Disleksi-768x500.png 768w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Ankara-Disleksi-1024x666.png 1024w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Ankara-Disleksi.png 1320w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Disleksi Türkiye&#8217;de Özel Öğrenme Güçlüğü Olarak Kategorilendirilmektedir. (Disleksi tanısı olan öğrenciler akademik eğitim dönemlerinde disleksinin yol açtığı öğrenme güçlüğü yaşayabilmektedirler. Bu nedenle kategori olarak disleksi, özel öğrenme güçlüğü şeklinde görülmektedir. Ancak bunu geçici öğrenme güçlüğü olarak görmek mümkündür.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> <span style="color: #333399;">“Disleksi Tanılı Öğrencilerimiz Eksik Değil Sadece Farklıdır. Farklı Olanlar İçin Farklılıkları En Güzel Haliyle Yaşayarak Hayatta Önemli Başarılara İmza Atmak Sıradan Olan Bireylere Göre Daha Yüksek Bir İhtimaldir.“</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Disleksi Dehalarına Bir Örnek; Leonardo de Vinci</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Disleksi tanılı öğrencilerin beyinlerinin farklı işliyor oluşu değerli bir farklılığın sahibi oldukları anlamı da taşımaktadır.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Her ne kadar beynin sol tarafı kelimelerle, sağ tarafı müzikle ilgileniyor gibi görünse de bunun kesin bir kural olduğu söylenemez. Daha önceki çalışmalarda okuma-yazma ve aritmetik işlemlerinin çoğunun insan tarafından (solaklar dahil) sol yarı küre ile yapıldığı bulunmuştu. Bir insanın hassas tarafı, yeni fikirlerle, düşüncelerle, görsel perspektifle -yaratıcı zeka ve zeka ile- ilgili olan kısmı ise beynin sağ yarı küresi. Beynimizdeki farklılıkların bilincinde değiliz. Sağ ve sol elle yazan insanları düşünün. Çoğu solaklar tersten yazmayı daha rahat başarırlar. Mesela Leonardo de Vinci. Günlüğünü tersten tutmuştur, daha sonra günlüğünü rahat okumak için aynanın karşısına geçmiştir. Bu insanların beyinleri (solakların) olayları daha farklı algılamaktadır. Çoğu solak, sağ elli insanların dünyasına girdikten sonra, sevecen olmayan bir öğretmenin de sınıfına düşmüşse okuma-yazma konusunda disleksi denilen problemle karşılaşabilir. İki yarı küre birbirinin aynı değildir. Her ne kadar birbirlerinin ayna görüntüleriymiş gibi görünseler de anatomik olarak da farklılıklar gösterirler. Beyin, insan vücudunun en karmaşık, anlaşılması en güç organlarından birisi. Ancak sırları gün geçtikçe biraz daha gün ışığına çıkıyor.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ses Özel Eğitim bünyesinde, Whole Brain Method kapsamında Psiko-Pedagojik faktörler göz önünde bulundurularak hazırlanmış eğitim programları dahilinde belirlenmiş moral – motivasyon kriterlerini içeren eğitimlerde öğrencilerimizin öğrenme sürecinde, psikolog desteği ile verimliliklerini arttıran bir platformda çalışmalar yapılmaktadır.</strong></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com/disleksi-alaninda-turkiyenin-ilki.html">DİSLEKSİ ALANINDA TÜRKİYE&#8217;nin İLKİ</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com">SES ÖZEL EĞİTİM ANKARA | Disleksi, Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sesozelegitim.com/disleksi-alaninda-turkiyenin-ilki.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Disleksi Nedir?</title>
		<link>https://sesozelegitim.com/disleksi-nedir.html</link>
					<comments>https://sesozelegitim.com/disleksi-nedir.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mehmet]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Nov 2016 17:23:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Disleksi]]></category>
		<category><![CDATA[Disleksi Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Disleksi Tedavisi Ankara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sesozelegitim.com/?p=2809</guid>

					<description><![CDATA[<p>Disleksi Nedir? Disleksi, kişilerin beyinlerinin bazı noktalarda genelden farklı işlemesiyle okuma yazma, yön kavramı, zaman kavramı gibi konularda öğrenme güçlüğüne yol açan nörolojik özel bir tanı, farklılıktır. Disleksi tanısı olan kişilerin sıklıkla harfleri ters gördüklerine ve yazdıklarına rastlanır. Kişiler harfleri dans ediyor gibi görebilirler, okurken kelimeleri atlayabilirler ve seçmekte güçlük çekerler. Bu nedenle kelimeleri okumakta hatta</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com/disleksi-nedir.html">Disleksi Nedir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com">SES ÖZEL EĞİTİM ANKARA | Disleksi, Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align: center;"></h3>
<h2 style="text-align: center;"><span style="color: #ff6600;"><strong>Disleksi Nedir?</strong></span></h2>
<h3 style="text-align: center;">Disleksi, kişilerin beyinlerinin bazı noktalarda genelden farklı işlemesiyle okuma yazma, yön kavramı, zaman kavramı gibi konularda öğrenme güçlüğüne yol açan nörolojik özel bir tanı, <span style="color: #ff6600;"><em>farklılıktır.</em></span> Disleksi tanısı olan kişilerin sıklıkla harfleri ters gördüklerine ve yazdıklarına rastlanır. Kişiler harfleri dans ediyor gibi görebilirler, okurken kelimeleri atlayabilirler ve seçmekte güçlük çekerler. Bu nedenle kelimeleri okumakta hatta konuşmakta problem yaşayabilirler. Dil becerilerinde problem yaşayabilen dislektik bireyler hafıza ve dikkat sorunlarıyla da sıkça karşılaşmaktadırlar. Bireylerin beyinlerindeki kısa süreli ve uzun süreli bellekte disleksi kaynaklı problemler ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenlerle disleksi bir öğrenme güçlüğü olarak görülmektedir ancak disleksi tanılı kişilerin zeka düzeyleri normal ve genellikle <em><span style="color: #ff6600;">normalin üzerindedir.</span></em></h3>
<h3 style="text-align: center;">Disleksi, ilk kez İngiliz Doktor W.P Morgen tarafından 1896 yılında tanımlanmıştır.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Avrupa Disleksi Derneği&#8217;ne göre disleksinin tanımı &#8220;Disleksi, okuma, heceleme ve yazma becerilerini edinmede nörolojik kökenli bir farklılıktır.” şeklindedir.</h3>
<h3 style="text-align: center;"><span style="color: #ff6600;"><strong><img loading="lazy" class="alignnone size-medium wp-image-1415" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Özel-Eğitim-Merkezi-Ankara-300x218.jpg" alt="" width="300" height="218" srcset="https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Özel-Eğitim-Merkezi-Ankara-300x218.jpg 300w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Özel-Eğitim-Merkezi-Ankara-768x559.jpg 768w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Özel-Eğitim-Merkezi-Ankara-1024x745.jpg 1024w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Özel-Eğitim-Merkezi-Ankara.jpg 1186w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></strong></span></h3>
<h3 style="text-align: center;"><span style="color: #ff6600;"><strong>Disleksiyle İlgili Yanlış Bilinenler</strong></span></h3>
<h3 style="text-align: center;"><em>Ankara merkezli disleksi akademimizde sürekli karşılaştığımız duyulmuş yanlış bilgiler:</em></h3>
<h3 style="text-align: center;"><em>&#8220;Disleksi Tanılı Öğrenciler Tembeldir.&#8221; <strong>YANLIŞ</strong></em></h3>
<h3 style="text-align: center;">Tersine genellikle okulda başarısız olan dislektik öğrenciler bile sınıfın <em>en çalışkanlarıdır.</em> Özellikle başlangıçta çoğu tanılı öğrenci sınıfın tembeli zannedilir. Halbuki sınıflarındaki en çalışkan öğrenciler aslında onlardır. Çünkü diğer öğrenciler sadece öğretmenin verdiği konuyu kavramakla meşgulken disleksi tanılı öğrenci hem okuyabilme mücadelesi verir hem de konuyu kavramaya çalışır. Anlaşılacağı üzere disleksi tanılı öğrenci diğer öğrencilerden katbekat fazla çalışmaktadır.</h3>
<h3 style="text-align: center;"><em>&#8220;Okulda Başarılı Bireylerin Disleksili Olma İhtimali Yoktur.&#8221; <strong>YANLIŞ</strong></em></h3>
<h3 style="text-align: center;">Eğer kişi okulda başarılı bir öğrenciyse dislektik olma ihtimali yoktur düşüncesi yanlıştır. Çünkü disleksinin okulda başarısız bireylerde oluşacağına olan inancın aksine bazı dislektik bireyler, yüksek oranda görevlerine yoğunlaşarak ve çok çalışarak okulda oldukça başarılı olabilirler ve başarılı bir eğitim hayatı geçirebilirler, hatta istedikleri mesleklere ulaşabilen bireyler olabilirler. Başarısından dolayı, okul hayatı boyunca tespit edilememiş ya da geç tespit edilmiş pek çok birey bulunmaktadır.</h3>
<h3 style="text-align: center;"><em>&#8220;Zeka ile Disleksi Direkt Bağlantılıdır.&#8221;</em> <strong><em>YANLIŞ</em></strong><br />
<strong> </strong>IQ testleri ve disleksi arasında bir bağ bulunamamaktadır. Dislektik bireylerin arasında ortalama zeka üstünde pek çok bireyin olduğu bilinmektedir. Kendi alanlarında zirvede olan başarılı pek çok kişinin de dislektik olduğu bilinmektedir. Disleksi kişinin sağ ve sol lob işleyişlerindeki farklılıklar nedeniyle birçok konuda zorluk yaşatsa da birçok farklı konuda da avantaj sağlayabilmektedir. Disleksi tanılı öğrenciler genellikle normal zeka düzeyindedir veya normalin üstünde zekaya sahiptir. Üstün zekalı ve özel yetenekli disleksi tanılı kişi sayısı düşünülenin çok üstündedir. <strong>Dislektik kişiler beyindeki yeni fikirlerle, düşüncelerle, görsel perspektifle, yaratıcı zeka ile ilgili bölümleri daha aktif kullanırlar. Empati, Multi-Tasking Becerileri, sezgi ve merakları daha gelişkindir.</strong><br />
<strong>Disleksi lütfedilmiş bir hediye olabilir. Birçok ünlü bilim adamı ve sanatçı disleksi tanısına sahiptir. Günlüğünü tersten yazarak tutan Leonardo Da Vinci, telefonun mucidi Alexander Graham Bell, Albert Einstein, Thomas Edison, John Lennon, Pablo Picasso, Michelangelo Buonarroti, Van Gogh, Andy Warhol, Steve Jobs ve hatta Jennifer Aniston, Tom Cruise, Jey Leno, Robin Williams, Steven Spielberg… Bu isimler disleksi tanısı olan ve bilinen başarılı kişilerden sadece bazıları. </strong>Yapılan araştırmalar, farklı IQ seviyesindeki pek çok zayıf okuyucunun; imla fonolojik işlem, kısa süreli hafıza ve söz dizimi ile ilgili değerlerde eş değer zorluklar gösterdiğini ortaya koymuştur. IQ seviyesi daha yüksek olan zayıf okuyucular, IQ seviyesi düşük olan zayıf okuyuculardan, yapılan okuma değerlendirmelerinde ayrışmamıştır. Bu durum, zekâ ve disleksi ilişkisini daha açık ortaya koymakta ve disleksinin düşük, orta ya da yüksek IQ seviyesine sahip bireylerde de görülebilen bir problem olduğunu kanıtlamaktadır (Fletcher ve diğ.,1994; Gus ve Samuelsson, 1999; Siegel, 1989; Stanovich, 1991; Thomson, 2003; Whyte, Curry ve Hale, 1985).</h3>
<h3 style="text-align: center;"><em>&#8220;Kişi Okuyabiliyorsa Dislektik Olamaz&#8221;</em> <strong><em>YANLIŞ</em></strong><br />
Disleksi tanılı bireyler kelimelerin şekillerini hafızaya alarak, tanıdık hikayeleri ezberleyerek, ilk harflerden sonra tahminde bulunarak okuma yapma gibi farklı stratejilerle bir süreye kadar okuma yapabilmektedirler. Bu durumda, disleksi sadece okumada güçlük olarak algılanmamalıdır ve disleksinin kişilerde farklı boyutlarda görülebileceği hatırlanmalıdır. Örneğin, bazı dislektik bireyler hiç okuyamazken bazıları okuyabilmekle birlikte okuduğunu anlayamamaktadır ya da kelimeleri karıştırarak okumaktadır.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Öncelikle disleksi ile başa çıkma sürecinde disleksi için ilaç kullanılmaz. Disleksinin genellikle okuldaki başarıya negatif etki etmesi dikkat eksikliğiyle karıştırılabilir veya okuldaki zorlanma öğrencide dikkat dağılmasına yol açabilir. Bu nedenle doktorlar bazen ilaç önerebilmektedir ancak kullanmadan önce diğer gereken yöntemlerin denendiğinden emin olunmalıdır. Gereksiz yere ilaç kullanmamak için bireyin önce farklı alanlardaki farklı alt yöntem ve uygulamalarla desteklenmesi gerekmektedir. Bütünsel olarak desteklenen öğrencinin genellikle ilaca ihtiyacı kalmadığı bilinmektedir. Dikkat eksikliği diğer deyişle dikkat dağınıklığı disleksinin bazı etkilerinden kaynaklı ortaya çıkmış olabilir. Durumun bireyde bu şekilde mi disleksiden bağımsız mı seyrettiği tespit edilmelidir. Ankara merkezli disleksi akademimiz bu nedenle bütünsel destek sağlarken programa önemli oranda nörobilim, dikkat, hafıza, beyin gelişim uygulamaları dahil etmiştir.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Disleksi tanısı olan bireyler kısa süreli ve uzun süreli bellekte problemler yaşayabilmektedirler. Hafıza bir depodan çok bir işlemler zinciri. Zihnimizde gerçekleşen fark etme-kaydetme-hatırlama ve unutmayla ilgili bölümlerden oluşan bir zincir.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Örneğin kahve içtiğimiz porselen fincanı düşündüğümüzde, beynimiz bu nesnenin adını,  dudağımıza bıraktığı hissi, biçimini, işlevini, tasarımını, hayatımıza nasıl girdiğini ve bize ne anlam ifade ettiğini hatırlar. Eğer o fincanın bizim için özel bir anlamı varsa, kahveyle birlikte birçok anıyı da hatırlayıp yeniden yaşarız.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Bu anılar beynimizde bir bütün halinde-örneğin bir video klip gibi- bir arada durmaz. Kahve fincanına dair anıların her bir parçası, beynin farklı bölgelerinden gelir.  Biz fincanı elimize aldığımızda beynimizin farklı bölgelerinde yer etmiş anılar yeniden yapılanır.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Anılar geçmişimizi bugüne bağlar, gelecekte yaşayacaklarımızın çerçevesini oluşturur. Çoğu zaman bizim hikayemizi, gerçekte ne yaşadığımızdan çok onu nasıl hatırladığımız belirler. Steven Pinker’in de dediği gibi “Bizler büyük ölçüde hafızalarımızdan ibaretiz.” Dün akşam yemeğinde ne yediğimizi tam olarak hatırlamayabiliriz ama çocuğumuzu ilk elimize aldığımızda onun nasıl koktuğunu yıllar sonra bile asla unutmayan bir hafızaya sahibiz. Çocukluğumuzda yaşadığımız önemsiz deneyimleri, yaşımız kaç olursa olsun hayat boyu saklayan ama bizim için son derece hayati bir telefon numarasını kolay kaydetmeyen bir hafızaya sahibiz.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Hafızanın oluşmasında ilk adım kodlamadır. Kodlama seçici dikkatle başlar. Beyin ve düşünce sistemimiz dışarıdan gelen sınırsız sayıda uyarıya açık olmasına rağmen bu verileri kodlarken her veriye aynı işlemi yapmaz. Bilim insanları hafızayı hiç silinmeyecek biçimde kodlamak için her şeyden önce çok dikkat etmemiz gerektiğini söylüyorlar. Bir şeye ne kadar yoğunlaşırsak onun beynimize kodlanması da o kadar sağlam olur.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Bir olay, bir insan, bir nesne, bir kavram önce kısa süreli hafızamızda, sonra uzun süreli hafızamızda depolanır. Bazı insanlarda kısa süreli bellek güçlüdür.  Bu insanlar gördükleri bir şeyi kolay kolay unutmazlar. Kokuları, sesleri ve tatları belleklerine kalıcı olarak kaydedebilirler. Ama genelde insanların kısa süreli belleği hiç de güvenilir değildir. Hafızamız bizi kolayca yanıltabilir.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Bilgi ne kadar sık tekrarlanır ya da kullanılırsa hafızada kalıcı bir yer etmesi o kadar kolaylaşır. Uzun süreli hafızamız, sınırsız ölçüde bilgiyi çok uzun süre saklayabilir. Fakat tam tersine eğer karşımıza çıkan bilgilere, insanlara, nesnelere ait bir merakımız, özel bir ilgimiz yoksa bilgiler kısa süreli bellekte otuz saniye kadar durup yok olur.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Beynimizde bulunan nöronların tamamı birbirlerine bağlı değildir. Bu bağlantıların çoğunu  biz kendimiz geliştiririz. Bunun yolu, bilgilerin birbirleriyle ilişkilendirilmesidir. Bir beyin hücresi bir diğerine sinyal gönderirken ikisi arasında bir yol oluşur, eğer insan bunu tekrar ederse bu yol kalıcı olur. İki hücre arasındaki sinyal alışverişi ne kadar artarsa aralarındaki bağ da o kadar kuvvetlenir.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Çok kullanılan bağlantılar hatırlamayı kolaylaştırır. Ama konudan uzaklaştığımızda -dolayısıyla bağlantılar arası sinyal alışverişi durduğunda-  beynimiz bir süre önce çok iyi bildiği bir şeyi unutmaya başlar.  Kullanılmayan bağlantılar zayıflayarak kopar. Hatırlamakta güçlük çektiğimiz bilgiler, büyük oranda biz onları gündelik hayatımızda canlı tutmadığımız, yeterince kullanmadığımız için silinmeye başlamışlardır.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Biz yeni bir bilgiyi öğrenip tekrar ettikçe sadece bilgileri hatırlamamız kolaylaşmaz, beynimizdeki karmaşık hafıza devreleri de yapılanır ve zihnimizin performansı artır. Düşündüğümüz, hatırladığımız her şey zihnimizdeki bağlantıları derinleştirir. Biz düşündükçe, hatırladıkça her yeni tecrübeyle beynimizin fiziksel yapısı da değişir.  Ne kadar çok düşünür, analiz eder, yeni bağlantılar kurarsak beynimiz de o ölçüde güçlenir.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Hafızası kuvvetli olan insanların doğuştan yetenekli olduklarını varsayarız; ancak bilim insanları gerçekte bunun böyle olmadığını, güçlü hafızanın <strong><em>sonradan kazanılabileceğini söylüyorlar.</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;"><span style="color: #ff6600;"><strong>Öğrenme Güçlüğünde Tanı Koymak İçin Yararlanılan Test ve Araçlar</strong></span></h3>
<h3 style="text-align: center;">Disleksi tanısı için belirlenmiş test ve araçlar bulunmaktadır. Ancak alanda uzman ve tecrübeli kişilerin özgün gözlem ve analizleri büyük önem arz etmektedir. Özellikle tanı koyulduktan sonra bireyin hangi farklı alt yöntemlerle ilerlemesinin mümkün olacağı, hangi uygulamaların daha etkili olacağı belirlenirken disleksi alanında eğitim veren ve analizlerle çalışan tecrübeli uzmanların gözlemleri, daha özelleşmiş, bireye yönelik inceleme ve tespitler başarı için hayati önem taşır.<br />
Tanı için faydalanılan test ve araçlar: WISC-R<br />
PZB, SZB’ den yüksek olduğu patern: Genellikle çocuğun dislektik olduğu düşünülür. Bu çocuklar sözlü ifadede zorlanırlar. Özgül öğrenme güçlüğü için tipiktir.<br />
Kazanılmış Bilgi Kategorisi: Genel Bilgi+Aritmetik+Sözcük Dağarcığı alt testlerini içerir; bilgiyi kazanma ve kullanabilme yeteneğini ölçer.<br />
Sıraya koyma Yeteneği Kategorisi: Sayı Dizisi+Resim Düzenleme+Sözcük Dağarcığı alt testlerini içerir; kısa süreli bellekte depolanan görsel ve işitsel uyarıcıları art arda koyabilme yeteneklerini ölçer.<br />
Mekânsal Yetenek Kategorisi: Resim Tamamlama+Küplerle Desen+Parça Birleştirme alt testlerini içerir; çok boyutlu mekânda obje ya da sembolleri manipüle edebilme yeteneğini ölçer.<br />
Kavramsal Yetenek Kategorisi: Yargılama+Benzerlikler+Sözcük Dağarcığı alt testlerini ölçer; dil işlevleriyle ilgili yetenekleri kapsar.<br />
Bu kategorilerin her birinden elde edilecek toplam puan 30’ dur. Buna göre her bireyin zayıf ve güçlü yönlerini belirlemek mümkündür.<br />
Özgül öğrenme güçlüğünde kavramsal yetenek kategorisinin toplamı 30’ un altına düşmez. MR’ da 30’ un altına düşer.<br />
Özgül öğrenme güçlüğünde en düşük kategori kazanılmış bilgi kategorisidir. Daha sonra sıraya koyma yetenekleri kategorisi ve mekânsal yetenek kategorisi gelir. Mekânsal yetenek kategorisinin düşük olması organisiteyi düşündürür.<br />
Zekâ bölümü 85 ve yukarısındaysa, WISC-R kategorilerine ya da paternlerine göre özgül öğrenme güçlüğüne yaklaşıyorsak diğer testleri de uygulamak gerekir.<br />
Gesell Gelişim Figürleri<br />
Dokuz figürden oluşuyor. Çocuktan şekilleri kopya etmesi isteniyor. Birinci sınıfta gamalı haç ve eşkenar dörtgeni, 9 yaşından sonra köşegenleri birleştirme ve silindiri çizebilirler. Hatalar; şekli bozma, birleştirememe bütünleştirememe, çizgilerin aralarını açık bırakma, döndürmedir.<br />
Çocuğun figürleri çizerken zorlanması; görsel algı, ayrımlaştırma, bütünleştirme alanlarında sorunları olduğunu, ince motor becerilerinde sorun olduğunu gösteriyor.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Bender Gestalt Çizim Testi<br />
Özgül öğrenme güçlüğünde birleştirme ve şeklin bozulması hataları daha sık yapılır.<br />
Kendi Bedeninde ve Karşısındakinin Bedeninde Sağ-Sol Ayırt Etme (Head) Testi<br />
Çocuğun kendi bedeninde ve karşısındakinde sağ-solu ayırt etmesinde güçlük olur.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Harris Lateralleşme Testi<br />
Çapraz lateralizasyon varsa özgül öğrenme güçlüğü için önemli, özellikle de el-göz çapraz lateralizasyonu. Ayak-el lateralizasyonu ikinci derecede önemli.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Görsel-İşitsel Sayı Dizileri Testi<br />
Bu test kısa süreli görsel/işitsel belleği ve dikkati ölçüyor.<br />
İşitsel-Sözel: Sayıları önce testi uygulayan okuyor sonra okunan sayıyı çocuk söylüyor.<br />
Görsel-Sözel: Sayılara 10 sn. bakıyor kapatınca söylüyor.<br />
İşitsel-Yazılı: Sayılar sırayla söyleniyor çocuk yazıyla tepki veriyor<br />
Görsel-Yazılı: Sayılara 10 sn. bakıyor sonra kâğıda yazıyor<br />
Saat Çizimi<br />
Saat resmi çizmesi istenir. Sonra sayıları da yerleştirmesi isteniyor.<br />
Görsel algılama, sıraya koyma, motor becerilerde güçlü-zayıf yönleri gösteriyor.<br />
Okuma-Yazma Becerisi İncelemesi<br />
Sınıf düzeyinde bir metin okutuluyor 1 dk. süreyle. Okuduğu doğru kelime sayısı sayılıyor. Yaptığı hatalar not ediliyor. Okuduğunu anlama becerisi ölçülüyor. Yazma becerisi iki yönlü test ediliyor. Sınıf düzeyine uygun parçayı dikteyle yazdırıyoruz, yazım hatalarına bakıyoruz.<br />
1. sınıf ortalama 45 kelime\dakika okuyor.<br />
2. sınıf ortalama 73 kelime\dakika okuyor.<br />
3. sınıf ortalama 91 kelime\dakika okuyor.<br />
4. sınıf ortalama 97 kelime\dakika okuyor.<br />
5. sınıf ortalama 120 kelime\dakika okuyor.</h3>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #333399;"><strong>WHOLE BRAIN METHOD</strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #333399;"><em>Ankara</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff6600;"><strong>SES ÖZEL EĞİTİM</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com/disleksi-nedir.html">Disleksi Nedir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com">SES ÖZEL EĞİTİM ANKARA | Disleksi, Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sesozelegitim.com/disleksi-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okumayı Eğlenceli Hale Getirmenin 9 Yolu ve Mnemonik Hafıza Teknikleri</title>
		<link>https://sesozelegitim.com/okumayi-eglenceli-hale-getirmenin-9-yolu-mnemonik-hafiza-teknikleri.html</link>
					<comments>https://sesozelegitim.com/okumayi-eglenceli-hale-getirmenin-9-yolu-mnemonik-hafiza-teknikleri.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mehmet]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Nov 2016 21:36:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sesozelegitim.com/?p=781</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okumayı Eğlenceli Hale Dönüştürmenin 9 Yolu Çocuğumuzun bir okur olmasının önemin ne kadar anlatılırsa az olur. Okuyanlar, okumayanlara oranla okulda ve testli sınavlarda daha başarılı olmaktadır. Okumanın önemi hayat boyunca sürer. Bu yüzden çocuklarımız için okumayı eğlenceli bir faaliyete çevirmek zorundayız. Doç. Dr. Sefa Saygılı’dan size bu konuda yardımcı olacak altın öneriler: Çocuğa Kitap Okuma Alışkanlığı</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com/okumayi-eglenceli-hale-getirmenin-9-yolu-mnemonik-hafiza-teknikleri.html">Okumayı Eğlenceli Hale Getirmenin 9 Yolu ve Mnemonik Hafıza Teknikleri</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com">SES ÖZEL EĞİTİM ANKARA | Disleksi, Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Okumayı Eğlenceli Hale Dönüştürmenin 9 Yolu</strong></p>
<p style="text-align: center;">Çocuğumuzun bir okur olmasının önemin ne kadar anlatılırsa az olur. Okuyanlar, okumayanlara oranla okulda ve testli sınavlarda daha başarılı olmaktadır. Okumanın önemi hayat boyunca sürer. Bu yüzden çocuklarımız için okumayı eğlenceli bir faaliyete çevirmek zorundayız. Doç. Dr. Sefa Saygılı’dan size bu konuda yardımcı olacak altın öneriler:</p>
<p style="text-align: center;"><img loading="lazy" class="alignnone size-medium wp-image-498" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/WHOLE-BRAIN-METHOD-3-300x219.jpg" alt="whole-brain-method-3" width="300" height="219" srcset="https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/WHOLE-BRAIN-METHOD-3-300x219.jpg 300w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/WHOLE-BRAIN-METHOD-3.jpg 320w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Çocuğa Kitap Okuma Alışkanlığı Kazandırmanın Yolları</strong></p>
<ol style="text-align: center;">
<li style="text-align: center;">Çocuğumuza kitap okuyalım ve ilgi alanlarını belirleyelim. Yalnız kitapları onların okuma seviyelerinde, hatta daha üzerinde seçelim. Zorlayıcı kitaplar okuduğumuzda, hayal dünyasının genişletmeye ve kelime dağarcıklarını zenginleştirmeye katkıda bulunuruz. Yeni kavramlara aşinalıkları artar, kelimeleri daha kolay anlarlar.</li>
<li style="text-align: center;">Kendileri okurken okuma seviyelerinde veya altında kitaplar seçelim. Çocuklar sürekli kelimelere takılmadığı sürece okumaktan daha keyif alırlar. Okuma alışkanlığı ve becerileri kendiliğıniden gelişir.</li>
<li style="text-align: center;">Yatmadan önce yarım saat kitap okumalarına izin verelim. Yalnız bunlar keyif için kolay okunan eğlenceli kitaplar olmalıdır. Okulda olabileceği gibi angarya değil. Yani, zevkle ve istekle okumasına fırsat veren kitapları tercih etmelidir.</li>
<li style="text-align: center;">Çocuğunuzu sık sık kütüphaneye ve kitapçıya götürün. Buraları sevmeli, istedikleri türde kitap seçmelerine izin verilmelidir. Tabi uygun türlere de tatlı bir şekilde teşvik edilmelidir.</li>
<li style="text-align: center;">Çocuk dergilerine abone olun. Kendi adlarına posta geldiğinde çocuklar çok heyecanlanırlar.</li>
<li style="text-align: center;">Çizgi romanlara belli bir yaştan sonra izin verilmelidir. Yalnız müstehcenlik ve şiddet içerenlerden uzak tutulmalıdır. Eğer heyecanlanır ve okuduğu kitabı anlatmaya başlarsa dinlemeli ve heyecanını paylaşmalıdır.</li>
<li style="text-align: center;">Bütçenize göre, çocuğunuzun okuyup keyif alabileceği kitapları satın alın.</li>
<li style="text-align: center;">Kendimiz de keyif için kitap okumaya zaman ayırmalı ve yazılı dile yönelik bir sevginin gelişmesine örnek olmalıyız. Akşamları televizyonu kapatmalı ve ailece oturup kitap okumalıyız.</li>
</ol>
<p style="text-align: center;">Dergilerimizi, kitaplarımızı ortalıkta bırakmalıyız. Ancak çocuklara uygun olanları akıllıca seçmeliyiz.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hatırlamanın En Güçlü Yolu Mnemonik Hafıza Teknikleri</strong></p>
<p style="text-align: center;">Londra’da 1993 yılının Ağustos ayında Dünya Hafıza Şampiyonası yapılmıştı. Bu şampiyonanın birincisi 2 dakika aralıklarla sunulan 100 sayıyı hafızasına almış ve sade 30 dakika içerisinde 1002 adet çift sayı üretmişti. Aynı şampiyonanın ikincisi 1000 kişinin ismini 15 dakikada öğrenmiş ve sırasıyla sayabilmiştir. Bir başka yarışmacı ise Blackpoll´daki otellere ait olan 15 bin telefon numarasını ezbere söyleyebilmiştir.<br />
Bu insanlar bu kadar bilgiyi hafızalarına nasıl almışlar? Nasıl hatırlama güçlerini bu kadar geliştirmişler?  Bu sorulara verilecek tek bir cevap vardır: “Bu insanlar beyinlerinin varolan gücünün farkındadır ve beyinlerini geliştirmek için çeşitli teknik ve egzersizleri yapmaktadırlar.”    Hatırlamaya yardımı olan teknikler, stratejiler “mnemonik teknikler” olarak ifade edilmektedir. Mnemonik kelimesi eski Yunan´da hafıza tanrıçası olan “mnemosyne” den gelmektedir.<br />
En çok kullanılan ve uygulanan mnemonik tekniklerden bahsetmeden önce bu tekniklerin uygulanması sırasında dikkat edilecek ilkelerden bahsetmek gerekir.</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1935 size-large" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-Method-International-1024x615.jpg" alt="" width="1024" height="615" srcset="https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-Method-International-1024x615.jpg 1024w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-Method-International-300x180.jpg 300w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-Method-International-768x461.jpg 768w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-Method-International.jpg 1558w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" />Nedir hafıza teknikleri uygulanırken dikkat edilmesi gereken ilkeler:<br />
1. Anlamlı Hale Getirin<br />
2. Belirli Biz Düzende Hafızanıza Alın<br />
3. Çağrışım Kurun<br />
4. Soyutları Somuta Çevirin<br />
5. Zihinde Canlandırın (Hayal Gücü Kullanın), Gerçekleşmesi imkansız olan hayaller kurabilirsiniz.<br />
6. Dikkat ve ilgi odaklayın yani kurulan çağrışımlar mümkün olduğunca dikkat çekici olmalı. Bu şekilde hafızaya kaydedilen bilgiler daha kolay hatırlanır.<br />
Kullanılan Hafıza Teknikleri ve Uygulama Örnekleri    Hafıza teknikleri konusunda uzmanlık kazanmış kişilerin ve araştırmacıların kullandıkları bazı hafıza tekniklerini ve nasıl uygulayabileceğinizi öğrenmeye ne dersiniz?<br />
1. Akrostiş Metodu:<br />
Akrostiş metodu, hafızaya alınmak istenen cümlelerin ilk harfleri kullanarak anlamlı veya kafiyeli, hafızada daha kalıcı olan başka bir kelime veya cümle oluşturma işidir. Burada iki ana kelime karşımıza çıkıyor; anlamlı ve kafiyeli. Bazı akrostişe edilmiş kelimeler anlamsız olabilir, ancak kafiyeli ve hafızada kalıcı bir özelliğe sahiptir. örneğin; “SSK” , “MEB” gibi. Bazı akrostişe edilmiş kelimeler ise anlamlı olabilmektedir. Örneğin “SENİ” akrostişi gibi.<br />
Uygulama Örneği:<br />
Dil bilgisi dersinde sıfat fiiller konusu vardır. Başlıca sıfat fiiler şunlardır; an (en), ası (esi), maz (mez), ar (er), dık (dik), acak (ecek), mış (miş).<br />
Bunları şu şekilde hafızanıza kaydedebilirsiniz: “Anası mezar dikecekmiş.” Daha sonra öğretmen size sıfat fiilleri yazılıda sorunu şu şekilde hafızanızdan çıkarıp kullanacaksınız; An – ası   mez – ar   dik – ecek – miş<br />
2. Bağlama Metodu:<br />
Bu metotla hafızaya alınmak istenen bilgilerin sunulan sırasına göre hafızaya alınması bu metodun ana noktasını oluşturmaktadır. Bu metot uygulanırken iki basamak kullanılır:<br />
1- Listelenen bilgilerin her maddesinin görsel şekli oluşturulur.<br />
2- Her maddenin görsel şekliyle bir sonraki madde arasında bağlantı kurulur.<br />
Böyle her bir madde birbiriyle görsel olarak bağlanacak ve zincir oluşturulacaktır. Bu metotla hafızaya alınmak istenen bilgiler görsel olarak öyküleştirilir. Böylece sağ beyin aktif hale gelir ve bilgiler hafızaya kaydedilmiş olur. Gerektiğinde ise yine aynı sırayla zihne çağrılarak kullanılır.<br />
Uygulama Örneği:<br />
Bu metodu kullanarak Marmara Bölgesi’nde yetişen tarım ürünlerini sırayla hafızamıza alalım. Marmara Bölgesi’nde yetişen tarım ürünleri; zeytin, pamuk, tütün, şeker pancarı. Bu metodu kullanarak şu şekilde hafızaya alabilirsiniz; “Evde akşam uyurken karşınıza aniden kocaman, ejderhaya benzeyen bir kedi çıktı. Kedi size sert sert bakarak mar, mar (Marmara) diye sesler çıkarıyor. Ondan o kadar korktunuz ki hemen evden dışarı çıkarak tarım malzemelerinin bulunduğu dolabın içerisine girdin. Dolabın içerisi çok karanlıktı. Bu nedenle yerde bulunan zeytinleri görmeyerek dengenizi kaybettiniz ve kafanızı  dolabın içindeki pamuğa çarptınız. Kafanızdan musluktan boşalırcasına kan akmaya başladı. Kanın durdurmak için kafanızı dolapta bulunan tütün ile sardınız. O sırada acıdan bayıldınız. Uyandığınızda kendinizi şekerpancarı ekili olan tarlada.” Okuduğunuz bu paragrafı gözlerinizi kapatarak zihninizde anlamlandırın. Olayı yaşayın. Şimdi Marmara Bölgesi’nde yetişen tarım ürünlerini bir kağıda yazın. Hepsi hafızanızda değil mi?<br />
3. Yerleşim Metodu:<br />
En eski hatırlama hafızaya alma tekniği budur. M.Ö. 500 yılan kadar uzanan bir hikayesi vardır. Bu metotta iyi bilinen sabit yerler ile hatırlanmak istenen bilgiler birbirine bağlanır. Daha sonra bu sabit yerlerde dolaşılır. Bu metotta iki önemli ilke vardır;<br />
1- Bilinen yerleşim yerleri doğal bir şekilde ve mantıklı bir sırada ezberlenir. Yani her sayı bir yerle isimlendirilir.<br />
2- Hatırlanmak istenen bilgi yürüyüşe çıkarılarak yerlerine yerleştirilir.<br />
Uygulama Örneği:<br />
1. Aşama: Yürüyüş yaptığınız yerleşim yerlerini doğal, bildiğimiz tarzda ezberliyorsunuz. Bunun için bir yerden bir yere giderken uğradığınız yerler olarak da düzenlerseniz daha kolay ezberlersiniz. Evden okula giderken uğradığınız yerler.    a) ev   b) market    c) park<br />
2. Aşama: Hatırlanacak bilgiler belirlenir ve yürüyüş yapacağınız yerler ile bağlantı kurulur. Hatırlanacak kelimeler (Edebiyat dersinde öğretilen ve paragraf sorularının temelini oluşturan maddeler): a) öyküleme (hikaye etme), b) betimleme (tasvir etme) c) açıklama<br />
3. Aşama: Evden okula giderken uğradığınız yerlerin her birine hatırlamak istediğiniz bilgiyi yerleştireceksiniz. Bunu da hafıza teknikleri ilkeleri doğrultusunda yapacaksınız.<br />
A. Yürüyüş yapılan yer “ev”, hafızaya alınmak istenen bilgi ise “öyküleme (hikaye etme)” arasında ilginç çarpıcı bir çağrışım (hayal) kurulacak.    Evde sabah kahvaltısı yaparken babanızın size hayat hikayesini (öyküleme) anlattığını düşünebilirsiniz.<br />
B. yürüyüş yapılan yer “market”, hafızaya alınmak istenen bilgi ise “betimleme (tasvir etme)” arasında ilginç çarpıcı bir çağrışım (hayal) kurulacak.<br />
Marketin sahibi olan yaşlı bir amcanın size okuduğu sınıfı tasvir ettiğini hayal edebilirsiniz.<br />
C. yürüyüş yapılan yer “park”, hafızaya alınmak istenen bilgi ise “açıklama” arasında ilginç çarpıcı bir çağrışım (hayal) kurulacak.    Parkın yanından geçerken kocaman bir çocuğun yolunuzu kestiğini ve size buradan geçmemenizi söylediğini. Bunun nedenini sorduğunuzda ise size açıklama yapmaya başladığınız hayal edebilirsiniz.<br />
4. Asma Metodu (Rakam-Şekil Metodu):<br />
Asma metodu 17. yüzyılın ortalarında Henry Herdson tarafından geliştirilmiştir. Yerleşim sisteminin devamı olarak ortaya çıkmıştır. Bu metotla hafızaya alınmak istenen bilgiler somut olan nesnelere zihinsel olarak asılır. Bu metotta rakamlar benzediği bazı nesneler ile temsil edilir. Örneğin;<br />
1 sayısı kaleme benzediği için kalemle özdeşleştirilebilir.<br />
2 sayısı kuğuya benzediği için kuğuyla özdeşleştirilir.<br />
3 sayısı martıya benzediği için martıyla özdeşleştirilir.<br />
Sizde örnektekilerden farklı olarak size o sayıyı çağrıştıracak benzeşmeler kurabilirsiniz. Oluşturduğunuz benzeşmeleri (özdeşleşmeleri) ise ezberlemeniz gerekir. Sayıların benzediği nesnelere göre bir özdeşlik kuracağınız için ezberlemesi de hiç kuşkusuz daha kolay olacaktır.    Bu metot az ve öz bilgiyi hafızaya almak için kullanılması gereken bir yöntemdir.<br />
5. Fonetik Alfabe Metodu:<br />
Buraya kadar size dört adet çeşitli hafıza tekniklerinden bahsettik. Bir de öyle bir teknik var ki hepsinin en muhteşemi ve en kullanışlısı olarak görülmektedir. Bu metotla hafızaya bilgileri çok kolay ve rahat bir şekilde alabileceksiniz. Bu yöntem hafıza uzmanları tarafından da en çok kullanılan yöntemdir. Bu yönteme “fonetik alfabe metodu” denmektedir.<br />
Bu metodun temeli isminden de anlaşılabileceği gibi yeni bir alfabe oluşturmaya dayanır. Bu alfabeye de “fonetik hafıza alfabesi” ismi verilir.<br />
Fonetik hafıza metodu Wikelman´ın 1948 yılında alfabedeki harflerle sayıları eşleştirmesi sonunda keşfettiği sayı-harf sistemine dayanmaktadır.<br />
Bu hafıza tekniğinin diğer hafıza tekniklerine göre daha avantajlı olmasının nedeni sayıların hatırlanmasında daha kullanışlı olmasıdır.<br />
İsimlerin Hafızaya Alınması:<br />
İsimleri hafızaya alabilmek için şu ilkeleri uygulamalısınız;<br />
1- Bugünden itibaren tanıştığınız herkesin ismini hatırlamak için her şeyi yapacağınıza söz verin.<br />
2- İlk tanıştığınızda kişinin ismini doğru duymaya özen gösterin. Hatta tekrar etmelerini sağlayın. Mümkünse ona anlamını sorun.<br />
3- Onunla konuşurken ismiyle hitap edin ve sürekli ismiyle hitap etmeye çalışın.<br />
4- Tanıştığınız kişinin ismiyle daha önce tanıştığınız bir kişiyi veya nesneyi, materyali bağdaştırın.<br />
5- Kendinize bir defter tutun. Tanıştığınız kişilerin isimlerini o deftere yazın. Hatta benzeşmelerini de yazın. Yeni yeni isimlere karşı tecrübe edinin.<br />
6- İçinizden onun ismini tekrar edin.<br />
7- Tanıştığınız kişinin yüzüne bakın ve onu. Çok iyi tanıdığınız ve isme karşılık gelen biriyle özdeşleştirin.<br />
Yabancı dildeki bir kelime ve anlamı nasıl hafızaya alınır?<br />
Hafızanıza alacağınız yabancı dildeki kelimeyi belirliyorsunuz. Yabancı dildeki kelimenin okunuşuyla, anlamı arasında “güçlü hafıza teknikleri”nin ilkelerini uygulayarak bir çağrışım (bağlantı, hikaye) kuruyorsunuz. Nasıl mı? İngilizce´de “yemek” kelimesinin karşılığı “eat” dır.    Ve telaffuz edilirken “it” şeklinde telaffuz edilir. Şimdi bu kelimeyi ve anlamını hafızamıza alalım: “10 katlı evinizin balkonunda oturmuş yemek yerken sokaktan geçen bir itin zıplayarak yemeğinizi kapıp kaçtığını ve yediğini daha sonra it yemeğimi yedi diye bağırarak ağladığınızı hayal edebilirsiniz.”</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com/okumayi-eglenceli-hale-getirmenin-9-yolu-mnemonik-hafiza-teknikleri.html">Okumayı Eğlenceli Hale Getirmenin 9 Yolu ve Mnemonik Hafıza Teknikleri</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com">SES ÖZEL EĞİTİM ANKARA | Disleksi, Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sesozelegitim.com/okumayi-eglenceli-hale-getirmenin-9-yolu-mnemonik-hafiza-teknikleri.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ankara Çayyolu Merkezimizde Psikolog Seanslarında Genel Kriterler</title>
		<link>https://sesozelegitim.com/ankara-cayyolu-merkezimizde-psikolog-seanslarinda-genel-kriterler.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mehmet]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Aug 2016 12:04:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Psikolojik Danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Çayyolu Psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog Çayyolu]]></category>
		<category><![CDATA[Terapi Çayyolu]]></category>
		<category><![CDATA[Ümitköy Psikolog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sesozelegitim.com/?p=452</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ankara Çayyolu Ümitköy merkezimizde psikolog seansları yapılmaktadır. Terapi ihtiyacı duyan kişiler yaşam kalitelerini arttırmak veya psikolojik bazda hissettikleri problemlerin büyümesini engellemek için merkezimizdeki psikolojik danışmanlık departmanı ile görüşebilmektedirler. Psikolog yardımı almak psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle gereklilik halinde olabildiği gibi mental sağlığımızı korumak amacıyla da tercih edilebilmektedir. Terapi ihtiyacı duyulan durumlar psikolojik problemler nedeniyle gerçekleştiğinde konuya detaylı</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com/ankara-cayyolu-merkezimizde-psikolog-seanslarinda-genel-kriterler.html">Ankara Çayyolu Merkezimizde Psikolog Seanslarında Genel Kriterler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com">SES ÖZEL EĞİTİM ANKARA | Disleksi, Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">Ankara Çayyolu Ümitköy merkezimizde psikolog seansları yapılmaktadır. Terapi ihtiyacı duyan kişiler yaşam kalitelerini arttırmak veya psikolojik bazda hissettikleri problemlerin büyümesini engellemek için merkezimizdeki psikolojik danışmanlık departmanı ile görüşebilmektedirler.</p>
<p style="text-align: center;">Psikolog yardımı almak psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle gereklilik halinde olabildiği gibi mental sağlığımızı korumak amacıyla da tercih edilebilmektedir.</p>
<p style="text-align: center;">Terapi ihtiyacı duyulan durumlar psikolojik problemler nedeniyle gerçekleştiğinde konuya detaylı olarak eğilmek üzere erken müdahale edilmelidir.</p>
<p style="text-align: center;"><img loading="lazy" class="alignnone size-medium wp-image-453" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Terapi-Çayyolu-Ankara-300x169.jpg" alt="Terapi Çayyolu Ankara" width="300" height="169" /></p>
<h4 style="text-align: center;"><strong>Yaşanan sorunların çözümü için </strong>bakanlık onaylı atanmış <strong>uzman psikologlarımız ve çocuk psikoloğumuz detaylı testler ve tedavide detaylı seanslar uygulamaya </strong><strong>ruhsatlı olarak devam etmektedir.</strong></h4>
<p style="text-align: center;">Psikolog seansları için erken teşhis ve tedavi büyük önem arz etmektedir. Psikolojik rahatsızlıklar ile ilgili gecikme süresi doğru orantılı olarak seans-tedavi süresine yansımaktadır. Tedavi için psikolog seanslarına başlamaktaki gecikme süresi, tedavi süresinin uzaması anlamına gelmektedir. Ankara Çayyolu yerleşkemizde psikolojik danışmanlık departmanı kapsamında gerçekleşen psikolog seanslarımızda problemlerin kaynağını keşfetmek üzerine yapılan tanımlamalardan sonra kullanılacak yöntemler terapistlerimizce belirlenmektedir. Kaynağı saptanmış problemle kişiyi karşılaştırıp tedavi için gereken basamakları takip etmek üzere seans planlaması yapılmaktadır. Her seans kendi içinde ayrıca analiz edilerek problemlerin çözümüne ulaşmayı kolaylaştıracak unsurlar ve kullanılacak metotlar araştırılmaktadır. Tabii olarak motivasyon unsuru psikolog seanslarımız süresince terapist tarafından göz ardı edilmemekle beraber bünyemizde sonuca ulaşmak adına tedaviyi güçlendirecek kriterlerin sürekli revize edilerek belirlenmesi yoluna gidilmektedir.<br />
Psikoterapi yöntemlerine göre “terapi” tanımı değişiklik gösterebilmektedir. Kişide mevcut olan psikolojik rahatsızlıkların gerilemesini sağlamak veya psikolojik rahatsızlığın tamamen ortadan kalkmasını sağlamak amacıyla psikolog tarafından uygulanan bilimsel sonuçlara dayalı farklı psikoterapi yöntemlerine “terapi” adı verilir.</p>
<p style="text-align: center;">Seanslar, psikologlarımızca psikoterapi yöntemleri, psikodinamik yaklaşım, bilişsel davranışçı terapi, hümanist yaklaşım, sistemik aile terapisi unsurlarıyla şekillenmektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>RANDEVU ALMAK İÇİN</strong></p>
<h4 style="text-align: center;"><strong>TEL: 0(312) 235 7775</strong></h4>
<p style="text-align: center;"><strong>ADRES: Angora Bulvarı, Ceyhan Sokak 06800, Mutlukent Mahallesi Çankaya/Ankara</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Ses Getiren Sonuçlar”</strong></p>
<p><img loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-273 aligncenter" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/ses-özel-eğitim-merkezi-ankara-logo-1.png" alt="ses-özel-eğitim-merkezi-ankara-logo (1)" width="200" height="150" /></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com/ankara-cayyolu-merkezimizde-psikolog-seanslarinda-genel-kriterler.html">Ankara Çayyolu Merkezimizde Psikolog Seanslarında Genel Kriterler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com">SES ÖZEL EĞİTİM ANKARA | Disleksi, Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akademik Destek Eğitim Programları</title>
		<link>https://sesozelegitim.com/akademik-destek-egitim-programlari.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mehmet]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Aug 2016 14:16:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sesozelegitim.com/?p=256</guid>

					<description><![CDATA[<p><a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com/akademik-destek-egitim-programlari.html">Akademik Destek Eğitim Programları</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com">SES ÖZEL EĞİTİM ANKARA | Disleksi, Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<section class="section  text-normal section-text-no-shadow section-inner-no-shadow section-normal section-opaque"  >
    
    <div class="background-overlay grid-overlay-0 " style="background-color: rgba(0,0,0,0);"></div>

    <div class="container container-vertical-default">
        <div class="row vertical-default">
            <div class="col-md-12     text-default small-screen-default"  ><div class="col-text-1 text-normal  element-top-20 element-bottom-20" data-os-animation="none" data-os-animation-delay="0s">
    <p style="text-align: center;"><strong>Akademik Destek Eğitim Programları</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Çayyolu Özel Eğitim, Özel Eğitim Merkezi Ankara</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong><strong>T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Çayyolu Ses Özel Eğitim&#8217;de</strong></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ffffff;">Hiperaktivite, Dikkat Dağınıklığı, Dikkat Eksikliği, Disleksi, Hiperaktivite Bozukluğu, Çayyolu Ümitköy Ankara, Disleksi Eğitim Çayyolu, Kaygı Bozukluğu, Sınav Kaygısı, Konsantrasyon, Psikolog, Hiperaktivite Ankara, Disleksi Çayyolu Ümitköy, Dikkat Eksikliği Tedavisi Çayyolu, Disleksi Tedavi, Ümitköy Dikkat Eksikliği</span></p>
<p style="text-align: center;"> <strong><u>Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, Disleksi Eğitim Programları</u></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;Ses Getiren Sonuçlar&#8221; </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><img loading="lazy" class="alignnone size-medium wp-image-553" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-M-300x179.jpg" alt="whole-brain-m" width="300" height="179" srcset="https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-M-300x179.jpg 300w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-M.jpg 613w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Diğer merkezlerden farklı olarak alanında ün sahibi uzman kadromuzla akademik gelişme sağlamanın yanı sıra öğrencilerimizin sosyal yönlerinin gelişmesi adına kapsamlı eğitimler sunmaktayız. Ergoterapi (Occupational Therapy) alanında fark yaratarak bir modeli Ülkemize kazandıran okulumuz zamanının ilerisinde bakış açısıyla alanına ışık olmaktadır.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Okulumuz, ulusal ve uluslararası toplumların ihtiyacı olan iyi yetişmiş, gereken beceri ve bilgilerle donatılmış, yetenekli, çağdaş, kendini sürekli geliştiren bireyler yetiştirmeyi kendine amaç edinmiştir.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Okulumuz,</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Özel öğrencilerimizi toplumda en iyi noktalara ulaştırmayı,</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Maddi olanağı kısıtlı olan yetenekli gençlere ücretsiz olarak mümkün olan en iyi eğitimi vermeyi,</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Eğitim kadrosunu en tecrübeli, eğitimli ve ulusal ve uluslararası toplumda eğitim konusunda yetkinliğini ve saygınlığını kanıtlamış eğitimciler arasından seçmeyi,</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dünyamızdaki ve Ülkemizdeki gelişmeleri sürekli takip ederek sürekli yenilenmeyi,</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kalite Yönetim Sisteminin etkinliğini sürekli geliştirmeyi</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>hedefleyerek standartlarını şekillendirmiştir.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><em>Özel Öğrencilerimiz Eksik Değil Sadece Farklıdır. Farklı Olmak ve Farklılıkları En Güzel Haliyle Yaşayarak Hayatta Önemli Başarılara İmza Atmak Sıradan Olan Bireylere Göre Daha Yüksek İhtimaldir.</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Bünyemizde, öğrencilerimizin ailelerinin ve öğretmenlerinin tanı öncesindeki ve sonrasındaki süreçte izleyecekleri yol konusunda kapsamlı danışmanlık sağlanmaktadır. Öğrencilerimize özgüven aşılamak, kişisel ve toplumsal gelişimlerini sağlamak adına sosyal aktiviteler ve aile eğitimleri organize edilmektedir.</strong></p>
<section class="section text-normal section-text-no-shadow section-inner-no-shadow section-normal section-opaque">
<div class="container container-vertical-default"></div>
</section>
<p>&nbsp;</p>
<section class="section text-normal section-text-no-shadow section-inner-no-shadow section-normal section-opaque">
<div class="container container-vertical-default">
<div class="row vertical-default">
<div class="col-md-6 text-default small-screen-default">
<div class="figure element-top-20 element-bottom-20 " data-os-animation-delay="0s" data-os-animation="none"><span class="figure-image"><img loading="lazy" class="attachment-full size-full" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/WHOLE-BRAIN-METHOD-e1474917924856.jpg" alt="" width="1112" height="665" /></span></div>
<div class="figure element-top-20 element-bottom-20 " data-os-animation-delay="0s" data-os-animation="none"><span class="figure-image"><img loading="lazy" class="attachment-large size-large" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/TR3-1024x177.jpg" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" srcset="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/TR3-1024x177.jpg 1024w, http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/TR3-300x52.jpg 300w, http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/TR3-768x133.jpg 768w, http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/TR3.jpg 1271w" alt="" width="1024" height="177" /></span></div>
</div>
<div class="col-md-6 text-default small-screen-default">
<div class="col-text-1 text-normal element-top-20 element-bottom-20" data-os-animation-delay="0s" data-os-animation="none">
<p style="text-align: center;"><strong>WHOLE  BRAIN  METHOD</strong></p>
<p style="text-align: center;">
</div>
</div>
</div>
</div>
</section>
<section class="section text-normal section-text-no-shadow section-inner-no-shadow section-normal section-opaque">
<div class="background-overlay grid-overlay-0 " style="text-align: center;"><strong>“Whole Brain Method” tam ve kalıcı sonuçlar almaya devam ediyor. Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite, Öğrenme Güçlüğü, Disleksi, Dil ve Ses Bilimleri, Okul Akademik Başarısı üzerine bütünsel yöntemlerle yoğunlaşmış uluslararası bir proje olarak ortaya çıkan Whole Brain Method’un pilot uygulaması Ankara’da T.C. MEB Ses Özel Eğitim bünyesinde gerçekleştirilmiştir ve uygulanmasına devam edilmektedir.</strong> Ses Özel Eğitim kadrosunun 1995 yılından itibaren Çayyolu Ümitköy’de, kendi akademilerindeki ve okullarındaki, sonrasında Ankara’nın diğer bölgelerindeki öğrenme yöntemleri odaklı eğitim uygulamalarından ve araştırmalarından alınan veriler Whole Brain Method’un bugünkü haline gelmesinde büyük pay sahibidir. Özellikle Ankara’da büyük yankı uyandıran yenilikçi yöntem, temelini oluşturan bütünsel yaklaşımda, beyin gelişim programları üretirken nörobilim, psikololoji, sanat, sosyoloji, eğitim ve pedagoji alanlarında bağlantılar kurarak ilerler. Öğrencilerin sahip olduğu potansiyeli ortaya çıkartan <em>yenilikçi</em> yöntem, eğitim alanında ilerlerken yine <em>görsel</em>, <em>işitsel</em>, <em>duyuşsal</em> <em>öğrenme yöntemlerini</em> ve <em>bilişsel, bilişötesi öğrenme stratejilerini</em> bütünsel olarak ele alarak 4 ile 7 haftalık süreçlerde <em>ilaçsız</em> çözümler sağlar.</div>
<div class="background-overlay grid-overlay-0 " style="text-align: center;"></div>
<div class="container container-vertical-default">
<div class="row vertical-default">
<div class="col-md-12 text-default small-screen-default">
<div class="col-text-1 text-normal element-top-20 element-bottom-20" data-os-animation-delay="0s" data-os-animation="none">
<p style="text-align: center;"><strong>Çalıştığımız Öğrenci Profili,</strong></p>
<p style="text-align: center;">Dikkat Eksikliği,</p>
<p style="text-align: center;">Hiperaktivite,</p>
<p style="text-align: center;">Öğrenme Güçlüğü,</p>
<p style="text-align: center;">Okuma – Yazma Becerilerinin İlerletilmesi İstenen Öğrenci,</p>
<p style="text-align: center;">Okul Başarısında Artış Hedeflenen Öğrenci,</p>
<p style="text-align: center;">Disleksi,</p>
<p style="text-align: center;">Diskalkuli,</p>
<p style="text-align: center;">Üstün Zekalı ve Özel Yetenekli Öğrenci,</p>
<p style="text-align: center;">OSB tanısı olan,</p>
<p style="text-align: center;">Sosyal İletişim Problemi,</p>
<p style="text-align: center;">Konuşma zorluğu, bozukluğu</p>
<p style="text-align: center;"><em>konularında 5-21 yaş arası bireylerden oluşmaktadır.</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Diğer bir küme,</strong></p>
<p style="text-align: center;">Dikkat eksikliği konusunda herhangi bir tanı almamış olsa bile dikkat ile ilgili problemleri olduğu düşünülen ve akademik performansının arttırılması hedeflenen, bilişsel becerilerini geliştirmek isteyen bireyler, konsantrasyon, okuma, yazma, konuşma, davranış bozuklukları, hafıza, unutkanlık gibi konularda çözüme ulaşmak isteyen bireylerden meydana gelen ikinci kümedir.</p>
<p style="text-align: center;">Öğrencilerin potansiyellerini maksimum düzeyde kullanabilmeleri için Whole Brain Method, kişiye özel olarak programlanan bire bir özel eğitimler, uygulamalar ve grup eğitimlerini içerir.</p>
<p style="text-align: center;">Whole Brain Method, kişiyi pozitif gelişime, tam ve kalıcı sonuca ulaştırmak için çok yönlü uygulamalar ve eğitimler sağlar.</p>
<p style="text-align: center;">Bu uygulamalar öğrencilerin,</p>
<p style="text-align: center;">Dikkat süresini arttırır.</p>
<p style="text-align: center;">Okuma-yazma ve öğrenme becerilerini geliştirir.</p>
<p style="text-align: center;">Dil ve konuşma güçlükleri ve bozukluklarının giderilmesini,</p>
<p style="text-align: center;">Problem çözme-kurma becerisinin gelişmesini,</p>
<p style="text-align: center;">Özgüvenin gelişmesini,</p>
<p style="text-align: center;">Motivasyon artışını,</p>
<p style="text-align: center;">Akademik başarıda ilerlemeyi sağlar,</p>
<p style="text-align: center;">Bilişsel becerilerde, kaba motor ve ince motor becerilerinde gelişme,</p>
<p style="text-align: center;">Psikolojik gelişim, davranışsal gelişim, sosyal iletişimde gelişim sağlar.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Program 4 ile 7 haftalık sürecin sonunda pozitif sonuç vermektedir ve programın devamı da bünyemizde sağlanabilmektedir.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Whole Brain Method kapsamındaki katılımcıların büyük kısmı ergoterapi de içeren bir sürece tabi tutulmaktadır. Yenilikçi yöntem, ergoterapi (occupational therapy) alanında fark yaratarak bir modeli Ülkemize kazandırmıştır. </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>13 Modül İçeren “Whole Brain Method” Dahilinde Süreç</strong>, Sırasıyla<span class="Apple-converted-space"> </span><strong>Analiz, Modül Seçimi, Uygulama ve Eğitim</strong><span class="Apple-converted-space"> </span>Evreleri<span class="Apple-converted-space"> </span>Olarak Gerçekleşir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>1 – Analiz:</strong></p>
<p style="text-align: center;">Nöro-psikologlar, psikologlar, terapistler, uzman ve özel eğitimciler, dilbilimci ve ses bilimi alanındaki uzmanların dahil olduğu bölümdür. Yapılan değerlendirme görüşmeleriyle başlayan süreçte kapsamlı şekilde gerekli analizler yapılır ve kişiye Whole Brain Method’a özgü testler uygulanır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>2 – Modül Seçimi:</strong></p>
<p style="text-align: center;">Kişinin tam ve kalıcı sonuca ulaşabilmesi amacıyla çok yönlü uygulamalar ve eğitimler içeren modüllerden belirlenenler seçilir. Whole Brain Method’un yüksek başarı oranındaki en önemli unsur, modüllerin birlikte uygulanmasıyla etkinliğini gösteren bütünsel yaklaşımdır. Analiz sonucunda hangi modüllerin hangi sırayla, hangi modüllerin eş zamanlı uygulanacağına karar verilir. Modül başlıklarına tıklayarak her biri ile ilgili ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.</p>
<h2 style="text-align: center;"><strong>MODÜLLER</strong></h2>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.sesozelegitim.com/"><strong>Toplamdaki 13 Modül Ana Sayfada Bulunmaktadır. Ana Sayfayı Ziyaret Etmek İçin Buraya Tıklayınız.</strong></a></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</section>
<p style="text-align: center;"><strong>Dünya Sağlık örgütü ve Amerikan Psikiyatri Birliği dahil olmak üzere önde gelen sağlık otoriteleri bu rahatsızlığı tanımlamışlardır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu detaylı tanımlanmış bir rahatsızlıktır.</strong></p>
<p style="text-align: center;">Kısa konsantrasyon süresi, başladığı işi bitirememe, dağınıklık, unutkanlık gibi belirtiler dikkat eksikliğini, sürekli kıpırdanma, yerinde oturamama, durmadan konuşma, sıra bekleyememe gibi durumlarda hiperaktiviteyi düşünmemiz gerekir. Ancak DEHB olan tüm çocuklar hiperaktif değildir.</p>
<p style="text-align: center;">Kurumumuzda okul öncesi dönemde (erken çocukluk ile birlikte), okul döneminde, ergenlik döneminde az da olsa yetişkinlik döneminde bulunan tanılı öğrencilerimize, ailelerimize ve devam ettikleri örgün eğitim kurumlarındaki sınıf öğretmenleri ve rehber öğretmenlerine DEHB hakkında yapılandırılmış öneriler ile destek eğitimi verilmektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong><br />
</strong><strong>Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu&#8217;na </strong><strong>yönelik uygulamalar tek yönlü gerçekleştirildiğinde yeterince fayda sağlamamakta, öğrencilerde pozitif sonuçlar gözlemlenememektedir. Bu nedenle bu ciddi konuların tedavisinde her öğrenci için özel programlar oluşturulmalı ve bu programlar oluşturulurken uygulamalar tek yönlü tutulmamalıdır. Eş zamanlı veya doğru sıralama ile yapılacak uygulamalar sonuç vereceği için tedaviden önce uzun bir tanılama, tedavi esnasında da öğrenciyi tanıma ve gözlemleme evresine ihtiyaç duyulmaktadır. Tanıma ve gözlemleme evreleri gerçek anlamda ancak ve ancak </strong><strong><u>verilen eğitimler esnasında gerçekleşmektedir</u></strong><strong>.</strong><strong> Bu süreç eğitimcileri, uygulayıcıları ve psikolog yardımını kapsamak zorundadır. Koordine olmuş bu birimler belirlenecek programı kişiye özel hazırlamalıdır.</strong><strong> </strong><strong>Merkezimizde bu birimlerin çoğu koordinasyon halinde çalışmakta olup ihtiyaç duyulan bazı alternatif yöntemlerin programa dahil edilmesi söz konusu olduğu durumlarda, alternatif yöntemler bünyemizde  uygulanmakta, ender olaraksa yönlendirme sağlanmaktadır.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><br />
DEHB’si olan öğrencilerimize, öncelikli olarak davranışları kontrol etme teknikleri verilmektedir. Uzman kadromuzla öğrencilerimizin aktivitelerini planlayıp doğru sırada yapma, konuşmada başarılarının artmasını sağlama yönünde zengin program içerikleriyle eğitimler verilmektedir.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ses Özel Eğitim bünyesinde, Psiko-Pedagojik faktörler göz önünde bulundurularak hazırlanmış eğitim programları dahilinde belirlenmiş moral &#8211; motivasyon kriterlerini içeren eğitimlerde öğrencilerimizin öğrenme sürecinde, psikolog desteği ile verimliliklerini arttıran bir platformda çalışmalar yapılmaktadır.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Okula destek eğitim programları ve yaşamsal özel eğitim çalışmaları kapsamında geçmişte kurucularımızın aldığı pozitif sonuçlar Ses Özel Eğitim bünyesindeki çalışmalar için model olmuştur.  </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Okula Hazırlık Becerileri</strong><br />
Erken bebeklik döneminden başlayarak çeşitli tanı gruplarından olan çocuklarımız ile bireyselleştirilmiş görsel algı, işitsel algı ve tüm duyularının da içine katıldığı bilişsel, sosyal-duygusal, konuşma-dil gelişimi, öz bakım becerileri ve günlük yaşam becerilerini içeren, okuma-yazma, matematik ön koşul ihtiyaçlarını da içinde barındıran eğitim programları ile çocuklarımızı donanımlı bir şekilde okula hazır hale getirmekteyiz.</p>
<p style="text-align: center;">Kurumumuzda eğitim gören çocuklarımızın ilköğretim ve ana sınıfına başlayacakları eğitim yılı başında gereken değerlendirmeler yapılarak hazır bulunuşlukları tespit edilir.</p>
<p style="text-align: center;">Bu tespit doğrultusunda ana sınıfı ve ilköğretime başlatılıp-başlatılmama durumu yapılan veli toplantıları ile tüm velilere duyurulur.</p>
<p style="text-align: center;">Gidemeyeceği saptanan çocuklara yönelik yeni program düzenlemesine gidilerek bir sonraki eğitim yılına hazır olmasına yönelik çalışma sürdürülür.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Okuma – Yazma Becerileri</strong><strong><br />
</strong>İlköğretim birinci sınıfın sonunda ilk okuma ve yazma becerilerinin kazanılmış olması gerekmektedir. Bu gereklilik doğrultusunda eğitim programlarımız uygulanmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;">Eğitim programlarımız bireye yönelik yönelik sürmekte olup çeşitli öğrenme-öğretme metotları ihtiyaçlar doğrultusunda devreye sokulmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;">Eğitim yılı sonunda gerekli kazanımlar gerçekleştirilmemişse sürdürülmekte olan okul-aile ve kurumumuz işbirliği, yeni oluşturulan eğitim programına entegre edilmektedir.</p>
<p style="text-align: center;">Ayrıca yapılan çalışmalarımız sınıf müfredatı da göz önünde bulundurularak sürdürülür.</p>
<p style="text-align: center;">Çeşitli tanı gruplarından olan çocuklarımız için bünyemizdeki bireyselleştirilmiş akademik eğitim programları ile çocuğun özel kriterleri göz önünde bulundurularak çocuğun kişisel özelliklerine yönelik eğitim verilmektedir.</p>
<p style="text-align: center;">Birincil hedefimiz, öğrenciyi, akıcı okuma ve söylenenleri bir çırpıda yazma süresine istenilen sürede getirmektir. İstenilen süreye ulaşılmasından itibaren okul müfredatına paralel olarak gereken diğer konular sıralı olarak çalışılmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Matematik</strong><br />
Erken çocukluk döneminden başlanarak görsel-işitsel-dokunsal algıların devreye sokulmasıyla (şekil-pozisyon algısı, şekil-zemin algısı, uzaklık-derinlik-boyut algısı ve miktar gibi) eğitim sürecimiz başlatılmaktadır. Devam eden süreçte çocuklarımızın yaşına ve seviyelerine uygun olarak gereken kavramların eğitimleri verilerek sayı ile ilgili kavramları anlamaları sağlanır.</p>
<p style="text-align: center;">Okul öncesi dönem, anasınıfı dönemi, ilköğretim 1. Sınıf dönemi gibi tüm çocuklarımıza uygun matematik programlarımız uzman eğitimcilerimiz tarafından uygulanmaktadır. Bu uygulamalarda zengin materyal çeşitliliğimiz ve bilgi birikimimizle birlikte çocuklarımızı Singapur Matematiği ve Mental Aritmetik ile de desteklemekteyiz.</p>
<p style="text-align: center;">Çocuklarımıza tüm sınıf seviyelerinde gereken matematik eğitim-öğretim metotlarını uygulayarak ve sınıf müfredatını da göz önünde bulundurarak gereken düzenlemeler ile bireyselleştirilmiş eğitimi sürdürmekteyiz.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Eğitim alanındaki 27 yıllık tecrübemiz, özel eğitim alanındaki 15 yıllık tecrübemizle Ankara Çayyolu Ümitköy’de birikimimizi yenilikçi eğitim modelleriyle sentezliyor, beklentilerinizin ötesinde eğitim kalitesine ulaşmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Okula destek eğitim programları ve yaşamsal özel eğitim çalışmaları kapsamında 14 yıldır kurucularımızın aldığı pozitif sonuçlar Ses Özel Eğitim bünyesindeki çalışmalar için model olmuştur. </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dikkat eksikliği, hiperaktivite, özel öğrenme güçlüğü veya zihinsel sorunlar için çeşitli alternatif yöntemler kurumsal kimlikler altında Ülkemizde &#8220;çare&#8221; olarak lanse edilmektedir.  Bir alternatif yöntem tek başına etkili olmamakla beraber genellikle bu alanlardaki basamaklar bu kurumlarca bütün halinde yapılandırılmadığı ve uygulanmadığı için sonuç vermemektedir. Alternatif yöntemler çeşitli merkezlerce ve şahıslarca çok etkiliymişçesine lanse edilmekte, öğrenci ve veliler yanıltılmaktadır. Şaşırtıcıdır ki içlerinde Ankara&#8217;nın da bulunduğu birçok ilimizde sadece alternatif uygulamalar için açılmış merkezler bulunmaktadır ve bu merkezler kendilerini tıbbi bir kuruluşmuş gibi algılatarak alternatif uygulamaları inandırıcı kılmaktadır. Bu alternatif uygulamalar genellikle uluslararası vizyona sahip şekilde yansıtılmakta, yurt dışı kökenli firmalarla bağdaştırılarak veya yurt dışı şubeleri gösterilerek ticari meta olarak görülen öğrenci ve velilerin etkilenmesini sağlamaktadır. Tedavisinde zorluk çekilen veya kesin tedavi yöntemi bulunmayan rahatsızlıklar bu gibi merkezler için son derece elverişli şartlar oluşturmaktadır. Bu noktada velilere düşen görev özellikle uyguladığı alternatif yöntemi, haftada şu kadar seans şu kadar sürede sonuç veriyor şeklinde tanıtan ve çeşitli başarı hikayeleri lanse ederek başarı ihtimalinin yüksek olduğunu beyan eden kişi ve kuruluşlardan uzak durmalarıdır. Bu kuruluşlar hayret vericidir ki &#8220;uygulama&#8221;, &#8220;çalışma&#8221;, &#8220;seans&#8221; gibi tanımlamalarla bünyelerinde eğitim dahi verdiklerini beyan etmektedirler. Her şeyden önce </strong><strong>Milli Eğitim Bakanlığı</strong><strong> onayı bulunmadan eğitim vermek Ülkemizde kanunlara aykırıdır. Böylesine hassas bir alanda kanuni zorunlulukları bile yerine getirmeyen bu kuruluşların uyguladıkları alternatif yöntemleri abartarak tanıtmaları konulara bakış açıları da ele alındığında beklenen bir eylemdir. </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><u>Dünya&#8217;daki otoritelerin ortak noktada buluştukları hususlardan biri alternatif yöntemlerin genellikle öğrencinin gelişmesinde küçük etkiler gösterebilen uygulamalar olduğudur. Hal böyleyken alternatif yöntemlerin ciddi sonuçlara imza attığını iddia ederek yapılanmış ve büyümüş ticari merkezler esefle karşılanmaktadır. Dünya&#8217;da alanında önde gelen isimlerin birçoğu da özellikle Türkiye&#8217;deki bu tarz merkezlerin talep görmesini anlamlandıramamaktadır. Bu durumun en önemli sebebi bu kuruluşların bünyelerinde çalışan psikolog diplomasına sahip kişileri öne sürmeleri ve yöntemlerin bilimsel bağlantılarını ön plana çıkartmalarıdır. Bu noktada en önemli husus şudur ki yapılan en basit en yalın alternatif uygulamanın bile sayfalarca bilimsel bağlantısı anlatılabilir. Çünkü insan faktörü devrededir ve insan yapısı en basit uygulamada bile birçok reaksiyon vermektedir. Hali hazırda zaten gerçekleştiği bilinerek konu dahilinde kendiliğinden mevcut görülmesi gereken reaksiyonlar sanki alternatif yöntemin uygulanmasıyla sadece o yöntem sayesinde gerçekleşiyormuş gibi anlatılmaktadır. Örneğin, dikkat eksikliği bulunan bir öğrenciye sadece piyano eğitimi bile aldığında sağlanacak fayda sanki kullanılan alternatif yöntemin uygulanmasıyla özel olarak gerçekleşiyormuş gibi anlatılmaktadır. </u><u>Alternatif yöntemlerin çoğu bilimsel bağlantılar oluşturularak anlatılmakta ve oluşturulan bağlantıların doğruluğu sayesinde ilgili kuruluşlar bu bağlantıları &#8220;dayanak&#8221; olarak kullanmamaları gerektiği halde &#8220;bilimsel dayanakmış&#8221; gibi sunmaktadırlar.</u></p>
<p style="text-align: center;"><u> </u></p>
<p style="text-align: center;"><u>Kaldı ki alternatif uygulamalar için sonucu kesinmiş gibi tanıtım yapmanın kanuni olmadığı durumlar söz konusudur. Örneğin, birçok alternatif yöntem için </u><u>&#8220;Dikkat süresini arttırır.&#8221; şeklinde yanıltıcı tanıtımlar yapılmaktadır. </u><u>Bu tanıtım ancak</u><u> &#8220;Dikkat süresini arttırmaya yardımcı olma ihtimali vardır.&#8221;</u><u> şeklinde yapılabilir.</u></p>
<p style="text-align: center;"><u>Bu kurum ve kişilerin en önemli yanıltıcı lansmanlarından birisi de öğrencinin okuduğu okul ile veya öğretmeniyle irtibat halinde olacaklarını hatta öğrencideki gelişmeleleri gözlemleyeceklerini beyan etmeleridir. Bu yolla güven ortamı yaratmayı hedeflemektedirler. Çünkü doğru bir uzman ile iletişime geçme ihtimali bulunan veliler, iletişime geçebildiklerinde alternatif yöntemin harici şekilde uygulanmasının sonuç vermeyeceğini öğreneceklerdir. Bu noktada ilgili kurum ve kişilerin, öğrencinin okuduğu okul ile veya öğretmeni ile irtibata geçtiği varsayılan noktada üzerinde durulması gereken konu şudur ki öğretmen ile kaç saat görüşme sağlanabilir. İlgili öğretmen defalarca ve saatlerce kurum yetkilisiyle görüşecek vakite sahip midir? Kaldı ki öğrencinin okuduğu okulda &#8220;Özel Eğitimci&#8221; bir gözlemci veya Özel Eğitim Öğretmeni bulunmakta mıdır? Bulunmadığı durumlarda öğretmen ile yapılacak görüşmelerin sayısı ve süresi katlanmak zorundadır. Bu husus konunun ne kadar ciddiyetsizce ele alındığının en önemli kanıtlarındandır.</u></p>
<p style="text-align: center;"><u> </u></p>
<p style="text-align: center;"><u>Alternatif yöntemler ancak öğrenci üzerine </u><u>yapılan araştırmalar</u><u> doğrultusunda uygulandığında etkili olabilir. Öğrenci üzerine yapılacak araştırmalarda en büyük pay öğrencinin eğitim sürecidir. Öğrenciyi detaylı olarak analiz ettikten sonra alternatif yöntemler uygulanabilir. Analiz evresinin en önemli kısmı öğrenciye verilen eğitimler esnasında gerçekleşmektedir. Ayrıca alternatif uygulamalar esnasındaki eğitim süreci de sonuç almak için hayati önem arz etmektedir. Öğrenci eğitim esnasında gözlemlenmelidir. Alternatif yöntemlerin uygulanma süreci eğitimcileri, uygulayıcıları ve psikolog yardımını kapsamak zorundadır. Koordine olmuş bu birimler belirlenecek programı kişiye özel hazırlamalıdır.</u></p>
<p><strong>HER KONUDA BİLGİ ALMAK İÇİN</strong></p>
<p>TEL:<br />
0312 235 7775</p>
<p>ADRES:<br />
Angora Bulvarı, Ceyhan Sokak 06800, Mutlukent Mahallesi Çankaya/Ankara<em><br />
</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em>ANKARA ÇAYYOLU ÖZEL EĞİTİM MERKEZİ</em></strong><strong><em><br />
SES ÖZEL EĞİTİM</em></strong></p>
</div>
</div>        </div>
    </div>
</section>

<p><a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com/akademik-destek-egitim-programlari.html">Akademik Destek Eğitim Programları</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com">SES ÖZEL EĞİTİM ANKARA | Disleksi, Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dil ve Konuşma Güçlüğü Destek Eğitim Programları</title>
		<link>https://sesozelegitim.com/dil-konusma-guclugu-destek-egitim-programlari.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mehmet]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Aug 2016 14:12:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sesozelegitim.com/?p=253</guid>

					<description><![CDATA[<p><a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com/dil-konusma-guclugu-destek-egitim-programlari.html">Dil ve Konuşma Güçlüğü Destek Eğitim Programları</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com">SES ÖZEL EĞİTİM ANKARA | Disleksi, Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<section class="section  text-normal section-text-no-shadow section-inner-no-shadow section-normal section-opaque"  >
    
    <div class="background-overlay grid-overlay-0 " style="background-color: rgba(0,0,0,0);"></div>

    <div class="container container-vertical-default">
        <div class="row vertical-default">
            <div class="col-md-12     text-default small-screen-default"  ><div class="col-text-1 text-normal  element-top-20 element-bottom-20" data-os-animation="none" data-os-animation-delay="0s">
    <p style="text-align: center;"><strong>Dil ve Konuşma Güçlüğü Destek Eğitim Programları</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em>T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Çayyolu Özel Ses Özel Eğitim Merkezi&#8217;nde Dil ve Konuşma Güçlüğü Destek Eğitim Programları</em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ffffff;">Dil ve Konuşma Güçlüğü Ankara, Özel Eğitim Dil ve Konuşma Güçlüğü Ankara, Konuşma Güçlüğü Ankara, Çayyolu Konuşma Terapisi, Konuşma Bozukluğu Çayyolu Ümitköy,  Konuşma Terapisi Ankara, Ses Bozukluğu,  Dil ve Konuşma Terapisi Ümitköy Çayyolu Ankara,  Konuşma Terapisti,  Merkezi.  <strong><em> </em></strong></span></p>
<ul style="text-align: center;">
<li>Dil, konuşma, ses bozukluğu, iletişim, konuşmada akıcısızlıklar (Kekemelik, hızlı konuşma vb.) üzerine tedavi programları uygulanmaktadır.</li>
<li></li>
</ul>
<p style="text-align: center;">Dil ve konuşma sorunlarının birçok nedeni vardır. Konuşmayı sağlayan kemik ve kas yapılarında olan değişiklikler, diş problemleri, beyin ve sinirlerde meydana gelen sorunlar, beyin hasarı, parkinson, palsi, serebal, als, otizm, down sendromu, aoert sendromu gibi genetik sendromlar dil ve konuşma sorunlarının başlıca nedenleri arasında sayılabilir. Ses tellerindeki rahatsızlıklar, reflu, polipler, gırtlak kanseri gibi rahatsızlıklarda ses kaynaklı konuşma ve dil bozuklukları arasında yer alır.</p>
<p style="text-align: center;">Dil terapistlerimiz tarafından yapılan değerlendirmelerde bireydeki dil bozukluğunun dilin hangi bileşeni ile ilgili olduğu tespit edilir ve geniş bir plan dahilinde dili oluşturan tüm diğer bileşenler üzerinde değerlendirilir. Konuşma bozukluğu gibi şikayetlerde kişinin hangi sesleri rahatlıkla çıkarttığı hangi sesleri çıkartamadığı veya kelimelerin hangi yerlerinde sesleri kullanırken, hangi kısımlarda kullanamadığı gibi değerleri belirleyip testlere tabi tutarak, konuşmanın hızını ölçüp, akıcılık değerlendirmesi yaparak tedavi uyguluyoruz. Tanıma evresindeki yoğun analizler sonrasında uyguladığımız tedavide, dilin hangi bileşeni ve hangi konuşmanın hangi bölümünde ne kadar oranda bozukluk olduğunun belirlenmesi ile terapi planımızı hazırlıyoruz. Terapistlerimizin gerekli gördüğü durumlarda işitme testi, kulak burun boğaz ya da nörolojik muayeneler isteyerek devam eden tedavimizde tüm durumları kontrol altında tutuyor, analiz ediyoruz.</p>
<p style="text-align: center;"><em>Sanat bölümümüz </em>dahilinde, konuşma güçlüğü çeken öğrenciler için TRT sanatçısı,Müzik ve Tiyatro Bölümü olmak üzere konservatuvar mezunu eğitmenler eşliğinde ses nefes tekniklerini, diyafram çalışmalarını, ses açma egzersizlerini  de içeren bire bir özel eğitim programı izlenmektedir. İlerleyen dönemde öğrencinin gelişimine göre dilin fonetik yapısı üzerine çalışmalar, artikülasyon çalışmaları yapılmaktadır. Konuşmada sıkıntı yaşayan ancak şarkı söylemede sıkıntı yaşamayan öğrenciler veya konuşamayan ancak belli düzeyde şarkılara reaksiyon gösteren öğrenciler için şan destekli (Ses Eğitimi) programlar, müzik terapi ve ritim terapi gruplarıyla eş zamanlı gerçekleşmektedir. Öğrencinin yaşına ve düzeyine göre tedavinin devamında öğrencinin drama gruplarına katılımı sağlanmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dil ve konuşma bozukluklarına yönelik uygulamalar tek yönlü gerçekleştirildiğinde yeterince fayda sağlamamakta, öğrencilerde pozitif sonuçlar gözlemlenememektedir. Bu nedenle bu ciddi konunun tedavisi için her öğrenci için özel programlar oluşturulmalı ve bu programlar oluşturulurken uygulamalar tek yönlü tutulmamalıdır. Eş zamanlı veya doğru sıralama ile yapılacak uygulamalar sonuç vereceği için tedaviden önce uzun bir tanılama ve öğrenciyi tanıma evresine ihtiyaç duyulmaktadır. Tanıma evresi verilen eğitimler esnasında gerçekleşmektedir. Bu süreç eğitimcileri, uygulayıcıları, doktor ve psikolog yardımını kapsamak zorundadır. Koordine olmuş bu birimler belirlenecek programı kişiye özel hazırlamalıdır. Merkezimizde bu birimlerin çoğu koordinasyon halinde çalışmakta olup ihtiyaç duyulan bazı uygulamaların programa dahil edilmesi söz konusu olduğu durumlar için yönlendirme sağlanmaktadır.</strong></p>
<p style="text-align: center;">Konuşma bozukluklarının çeşitlerine değinildiğinde; Söyleyiş bozuklukları ki kendi içerisinde 4 çeşide ayrılır. Atlamalar; Sözcüklerin yalnız belirli kısımlarının söylenmesi örneğin araba değil de &#8220;arba&#8221; denmesi. Yerine koyma; Sözcüğün ortasında veya başında ki seslerin yerine başka seslerin kullanılmasıdır. Örneğin; &#8220;Arı&#8221; yerine &#8220;ayı&#8221; denmesi. Eklemeler; Sözcüklerdeki bulunan fazla sesleri içerir. Örneğin; &#8220;Aşağı&#8221; yerine &#8220;assağı&#8221; denmesi. Çarpıtmalar; Konuşma, ses kapsamında olmayan yeni seslerin meydana çıkartılmasıdır. &#8220;Araba&#8221; yerine &#8220;abaa&#8221; denmesi. Ayrıca Dil ve Konuşma Güçlüğü çeken bireyler ses bozukluklarından kaynaklı bu sorunlar ile karşılaşmaktadırlar. Ses bozukluğundan kaynaklanan problemlerde ses perdesi; Kişinin ses perde bakımından cinsiyetine, yaşına göre olması gereken seviyeden daha yüksekte veya alçakta olmasıdır. Ses yüksekliği ise; Sesin çok yumuşak veya düşük seviyede ya da tam tersine yüksek olarak çıkarılmasıdır. Ses kalitesi; Sesin boğukluk özelliklerini taşıması olarak da adlandırılabilir.</p>
<p style="text-align: center;">Konuşma akışında yaşanan bozukluklarda dil ve konuşma güçlüğü yaşayan bireylerin şikayetleri arasında yer alır. Bir kapsamda acele ve karmaşık konuşma; Hızlı, düzensiz, karmaşık şekilde seslerin çıkartılmasıdır. Genellikle kekemelik ile karıştırılır. Kişi ifade etmek istediklerini anlatamaz ve kekeleyen kişilerin tersine problemlerinin farkında olmazlar. Konuşabilirler ancak nadiren kekelerler. Bir diğer problem ise günümüzde sıklıkla görülen kekemeliktir. Kekemelik; Normal olmayan durumlarda tekrarlar ve duraksamalarda veya gerekli seslerin, hecelerin, veya hareketlerin uzatılmasında ortaya çıkar. Bu tarz belirtilerin yanı sıra kişinin yüz mimikleri ve jestleri konuşmayı engeller hali ve konuşmaktan kaçınır hali ve kaygıyı içinde bulundurur. Dil bozukluklarının çeşitleri hakkında bilgi vermek gerekirse bunu üç temel maddeye bağlayabiliriz. İlk olarak <em>Gecikmiş Dil</em>; Çocukların gelişimlerine uygun vakit aralıklarında beklenen dil gelişimlerini gösterememeleri durumlarında ortaya çıkan ifade etme güçlükleri durumlarına, ve bu durumlarda yaşanan sıkıntılara gecikmiş dil olarak bakılır. Dil ve Konuşma güçlüğünde bir diğer sorun ise <em>Söz yitimi</em>; Dillerini başarılı bir şekilde geliştiren çocuklar beyin sarsıntısı gibi nörolojik kazalar sonrasında fikirlerini düzenleme, anlatma ve algılama yeteneklerini yitirebilirler ve bu doğrultuda okuma yazma, heceleme, sembolleri kullanmada, ve bunlara bağlı olarak konuşmada problemler yaşayabilirler. Belirli durumlarda olan dil yetersizlikleri ise; Dil gelişimleri, sosyal ve bilişsel olarak geride olan ancak herhangi bir, beyin sarsıntısı veya kaza durumu geçirmemiş bireylerde görülür. Dili etkili bir biçimde kullanamazlar ve konjenital söz kayıpları veya gelişimsel söz yitimi olarak isimlendirilebilirler. Temelinde ise bu sorun beyin fonksiyonlarının eksikliğinden kaynaklanabilir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Eğitim alanındaki 27 yıllık tecrübemizle Ankara Çayyolu Ümitköy’de birikimimizi yenilikçi eğitim modelleriyle sentezliyor, beklentilerinizin ötesinde eğitim kalitesine ulaşmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Özel eğitim çalışmaları kapsamında kurucularımızın geçmişte aldığı pozitif sonuçlar Ses Özel Eğitim bünyesindeki çalışmalar için model olmuştur. </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;">Dil ve Konuşma Güçlüğü Programları üzerine uzman kadromuzla Ses Özel Eğitim olarak eğitimlerimizi sürdürüyoruz.</p>
<p style="text-align: center;">T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Çayyolu Ses Özel Eğitim Merkezi&#8217;nde Dil ve Konuşma Terapisi</p>
<ul style="text-align: center;">
<li>Ses Özel Eğitim bünyesinde, dil, konuşma, ses bozukluğu, iletişim, konuşmada akıcısızlıklar (Kekemelik, hızlı konuşma vb.) üzerine tedavi programları uygulanmaktadır.</li>
<li></li>
<li>Alanında uzman tecrübeli kadromuz konuşma terapi seanslarıyla kalıcı çözümlere imza atmaya devam ediyor. Uzman terapistlerimize tanılama yaptırmak, eğitim ve tedavi programlarımıza katılmak için lütfen randevu alınız.</li>
</ul>
<p style="text-align: center;">Dil ve konuşma sorunlarının birçok farklı nedeni vardır. Konuşmayı sağlayan kemik ve kas yapılarında olan değişiklikler, diş problemleri, beyin ve sinirlerde meydana gelen sorunlar, beyin hasarı, parkinson, palsi, serebal, als, otizm, down sendromu, aoert sendromu gibi genetik sendromlar dil ve konuşma sorunlarının başlıca nedenleri arasında sayılabilir. Ses tellerindeki rahatsızlıklar, reflu, polipler, gırtlak kanseri gibi rahatsızlıklarda ses kaynaklı konuşma ve dil bozuklukları arasında yer alır. Dil terapistlerimiz tarafından yapılan değerlendirmelerde bireydeki dil bozukluğunun dilin hangi bileşeni ile ilgili olduğu tespit edilir ve geniş bir plan dahilinde dili oluşturan tüm diğer bileşenler üzerinde değerlendirilir. Konuşma bozukluğu gibi şikayetlerde kişinin hangi sesleri rahatlıkla çıkarttığı hangi sesleri çıkartamadığı veya kelimelerin hangi yerlerinde sesleri kullanırken, hangi kısımlarda kullanamadığı gibi değerleri belirleyip testlere tabi tutarak, konuşmanın hızını ölçüp, akıcılık değerlendirmesi yaparak tedavi uyguluyoruz. Tanıma evresindeki yoğun analizler sonrasında uyguladığımız tedavide, dilin hangi bileşeni ve hangi konuşmanın hangi bölümünde ne kadar oranda bozukluk olduğunun belirlenmesi ile terapi planımızı hazırlıyoruz. Terapistlerimizin gerekli gördüğü durumlarda işitme testi, kulak burun boğaz ya da nörolojik muayeneler isteyerek devam eden tedavimizde tüm durumları kontrol altında tutuyor, analiz ediyoruz.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ankara Dil ve Konuşma Güçlüğü</strong> <strong>Özel Eğitim Merkezi</strong><br />
Sanat bölümümüz dahilinde, konuşma güçlüğü çeken öğrenciler için TRT sanatçısı,Müzik ve Tiyatro Bölümü olmak üzere konservatuvar mezunu eğitmenler eşliğinde ses nefes tekniklerini, diyafram çalışmalarını, ses açma egzersizlerini  de içeren bire bir özel eğitim programı izlenmektedir. İlerleyen dönemde öğrencinin gelişimine göre dilin fonetik yapısı üzerine çalışmalar, artikülasyon çalışmaları yapılmaktadır. Konuşmada sıkıntı yaşayan ancak şarkı söylemede sıkıntı yaşamayan öğrenciler veya konuşamayan ancak belli düzeyde şarkılara reaksiyon gösteren öğrenciler için şan destekli (Ses Eğitimi) programlar, müzik terapi ve ritim terapi gruplarıyla eş zamanlı gerçekleşmektedir. Öğrencinin yaşına ve düzeyine göre tedavinin devamında öğrencinin drama gruplarına katılımı sağlanmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dil ve konuşma bozukluklarına yönelik uygulamalar tek yönlü gerçekleştirildiğinde yeterince fayda sağlamamakta, öğrencilerde pozitif sonuçlar gözlemlenememektedir. Bu nedenle bu ciddi konunun tedavisi için her öğrenci için özel programlar oluşturulmalı ve bu programlar oluşturulurken uygulamalar tek yönlü tutulmamalıdır. Eş zamanlı veya doğru sıralama ile yapılacak uygulamalar sonuç vereceği için tedaviden önce uzun bir tanılama ve öğrenciyi tanıma evresine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu süreç eğitimcileri, uygulayıcıları, doktor ve psikolog yardımını kapsamak zorundadır. Koordine olmuş bu birimler belirlenecek programı kişiye özel hazırlamalıdır. Merkezimizde bu birimlerin çoğu koordinasyon halinde çalışmakta olup ihtiyaç duyulan bazı uygulamaların programa dahil edilmesi söz konusu olduğu durumlar için yönlendirme sağlanmaktadır.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;">Konuşma bozukluklarının çeşitlerine değinildiğinde; Söyleyiş bozuklukları ki kendi içerisinde 4 çeşide ayrılır. Atlamalar; Sözcüklerin yalnız belirli kısımlarının söylenmesi örneğin araba değil de &#8220;arba&#8221; denmesi. Yerine koyma; Sözcüğün ortasında veya başında ki seslerin yerine başka seslerin kullanılmasıdır. Örneğin; &#8220;Arı&#8221; yerine &#8220;ayı&#8221; denmesi. Eklemeler; Sözcüklerdeki bulunan fazla sesleri içerir. Örneğin; &#8220;Aşağı&#8221; yerine &#8220;assağı&#8221; denmesi. Çarpıtmalar; Konuşma, ses kapsamında olmayan yeni seslerin meydana çıkartılmasıdır. &#8220;Araba&#8221; yerine &#8220;abaa&#8221; denmesi. Ayrıca Dil ve Konuşma Güçlüğü çeken bireyler ses bozukluklarından kaynaklı bu sorunlar ile karşılaşmaktadırlar. Ses bozukluğundan kaynaklanan problemlerde ses perdesi; Kişinin ses perde bakımından cinsiyetine, yaşına göre olması gereken seviyeden daha yüksekte veya alçakta olmasıdır. Ses yüksekliği ise; Sesin çok yumuşak veya düşük seviyede ya da tam tersine yüksek olarak çıkarılmasıdır. Ses kalitesi; Sesin boğukluk özelliklerini taşıması olarak da adlandırılabilir.</p>
<p>Konuşma akışında yaşanan bozukluklarda dil ve konuşma güçlüğü yaşayan bireylerin şikayetleri arasında yer alır. Bir kapsamda acele ve karmaşık konuşma; Hızlı, düzensiz, karmaşık şekilde seslerin çıkartılmasıdır. Genellikle kekemelik ile karıştırılır. Kişi ifade etmek istediklerini anlatamaz ve kekeleyen kişilerin tersine problemlerinin farkında olmazlar. Konuşabilirler ancak nadiren kekelerler. Bir diğer problem ise günümüzde sıklıkla görülen kekemeliktir. Kekemelik; Normal olmayan durumlarda tekrarlar ve duraksamalarda veya gerekli seslerin, hecelerin, veya hareketlerin uzatılmasında ortaya çıkar. Bu tarz belirtilerin yanı sıra kişinin yüz mimikleri ve jestleri konuşmayı engeller hali ve konuşmaktan kaçınır hali ve kaygıyı içinde bulundurur. Dil bozukluklarının çeşitleri hakkında bilgi vermek gerekirse bunu üç temel maddeye bağlayabiliriz. İlk olarak Gecikmiş Dil; Çocukların gelişimlerine uygun vakit aralıklarında beklenen dil gelişimlerini gösterememeleri durumlarında ortaya çıkan ifade etme güçlükleri durumlarına, ve bu durumlarda yaşanan sıkıntılara gecikmiş dil olarak bakılır. Dil ve Konuşma güçlüğünde bir diğer sorun ise Söz yitimi; Dillerini başarılı bir şekilde geliştiren çocuklar beyin sarsıntısı gibi nörolojik kazalar sonrasında fikirlerini düzenleme, anlatma ve algılama yeteneklerini yitirebilirler ve bu doğrultuda okuma yazma, heceleme, sembolleri kullanmada, ve bunlara bağlı olarak konuşmada problemler yaşayabilirler. Belirli durumlarda olan dil yetersizlikleri ise; Dil gelişimleri, sosyal ve bilişsel olarak geride olan ancak herhangi bir, beyin sarsıntısı veya kaza durumu geçirmemiş bireylerde görülür. Dili etkili bir biçimde kullanamazlar ve konjenital söz kayıpları veya gelişimsel söz yitimi olarak isimlendirilebilirler. Temelinde ise bu sorun beyin fonksiyonlarının eksikliğinden kaynaklanabilir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Eğitim alanındaki 26 yıllık tecrübemiz, özel eğitim alanındaki 14 yıllık tecrübemizle Ankara Çayyolu Ümitköy’de birikimimizi yenilikçi eğitim modelleriyle sentezliyor, beklentilerinizin ötesinde eğitim kalitesine ulaşmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Özel eğitim çalışmaları kapsamında 14 yıldır kurucularımızın aldığı pozitif sonuçlar Ses Özel Eğitim bünyesindeki çalışmalar için model olmuştur. </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;">Dil ve Konuşma Güçlüğü Programları üzerine uzman kadromuzla Ses Özel Eğitim olarak eğitimlerimizi sürdürüyoruz.</p>
<p style="text-align: center;">Dil ve konuşma bozuklukları bireyin yaşamını önemli derecede etkilemesine karşın erken teşhis ve uygun müdahaleler ile bireyin yaşamındaki olumsuz etkileri azaltılabilir. Doğru tanı ve uygun müdahale uzman olmayı gerektirir. Dil- Konuşma Terapisti bu konuda eğitim almış uzman kişidir. Dil ve konuşma terapisti, insan iletişimi, gelişimi ve bozukluklarının tanılanması, değerlendirilmesi, terapisi, ile uğraşan ve bu alanda bilimsel araştırma faaliyetlerinde bulunan bağımsız bir meslek grubu üyesidir. İletişim dil ve konuşma bozukluklarının tanısı ve tedavisinden dil ve konuşma bozukluğu uzmanları sorumludur. Meslek ünvanı için değişik ülkelerde farklı isimler kullanılmaktadır. (dil ve konuşma terapisti, dil ve konuşma pataloğu, dil ve konuşma bozuklukları uzmanı, logoped v.b ). Ülkemizde daha çok kullanılan dil ve konuşma bozukluğu uzmanı ve/veya dil ve konuşma terapisti / pataloğudur.</p>
<p style="text-align: center;">Dil ve konuşma bozuklukları uzmanlarının çalıştığı hastalık grupları sözel ve sözel-olmayan iletişim sorunlarından, yutma ve yeme bozuklukları olan bireylerin sağaltımına kadar geniş bir aralığı kapsar. Gelişimsel dil bozuklukları, ses bozuklukları, artikülasyon/fonolojik bozukluklar, kekemelik, dudak &#8211; damak yarıklıklarına bağlı gelişen konuşma bozuklukları, dil edinimi gerçekleştikten sonra bir kaza yada beyin kanaması sonrası gelişen konuşmanın bozulması yada kaybolması (afazi), edinilmiş yutma bozuklukları dil ve konuşma bozuklukları uzmanlarının çalışma alanlarıdır.</p>
<p style="text-align: center;">Dil ve konuşma bozuklukları uzmanları iletişim bozukluklarının önlenmesi, tanılanması ve sağaltımı konularında görev yapar. Bu bağlamda klinik ve eğitsel programlar hazırlar, geliştirir terapi programlarını uygular, elde edilen sonuçları değerlendirir, ailelere ve ilgili meslek gruplarına danışmanlık yapar.</p>
<p style="text-align: center;">Ülkemizde dil ve konuşma terapistliği mesleği yeni gelişmekte olan bir meslektir. Türkiye’de uluslararası görev tanımlarına uygun unvana sahip çok az terapist bulunmaktadır. Bu alanda çalıştığını ve dil ve konuşma terapisti olduğun idda eden pek çok kişi olsa da bu alanda uzman yetiştiren tek okul 2000 senesinde öğretime başlayan ve ilk mezunlarını 2004 senesinde veren Anadolu Üniversitesi bünyesinde bulunan “Dil ve Konuşma Terapistliği” yüksek lisans ve doktora programıdır. Dil ve konuşma terapisti olarak çalışabilmek için 4 senelik lisans eğitimi üzerine dil ve konuşma terapistliği alanında yapılan yüksek lisans eğitimini tamamlamak ve yüksek lisans eğitimi veren kurumun öngördüğü sayıdaki klinik uygulamayı gerçekleştirmek gereklidir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dil ve Konuşma Terapistlerinin Hizmet Alanları Nelerdir?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Dil ve konuşma terapistleri, bireylerin etkili iletişim becerileri oluşturmalarına yardımcı olmak amacı ile çeşitli alanlarda hizmet verir. Bunlar;</p>
<ul style="text-align: center;">
<li>Artikülasyon bozukluğu ve/veya Fonolojik bozukluğu olan bireylere konuşma seslerinin uygun üretimini öğretmek.</li>
<li>Kekemelik ve akıcılık bozukluğu olan bireylerin daha akıcı konuşmasını sağlamak.</li>
<li>Dil ve konuşma gelişimi geciken bireylere yardımcı olmak.</li>
<li>Sesi ile ilgili problem yaşayan kişilerde ses terapileri uygulamak.</li>
<li>Afazik bireylerin dil ve konuşma becerilerini tekrar öğrenmesi için yardımcı olmak.</li>
<li>Yutma sorunu yaşayan bireylerin değerlendirilmesi, beslenme biçimlerinin ayarlanması ve yutma becerilerinin geri kazanılmasına yönelik tedavileri uygulamak</li>
<li>Bireylerin iletişiminin etkililiğini arttırmak. Sözel olmayan iletişim gibi günlük iletişim becerilerini geliştirmek</li>
<li>İleri düzeyde konuşma sorunu olan bireyler için destekleyici ve alternatif iletişim sistemlerini değerlendirmek, seçmek ve geliştirmek</li>
<li>Dil ve konuşma bozukluklarını önleme yolları ile ilgili topluma ve bireylere önerilerde bulunmak.</li>
</ul>
<p style="text-align: center;">Dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahale neden önemlidir?</p>
<p style="text-align: center;">Dil ve konuşma sorunlarında erken tanı ve tedavi, çocuğun zihinsel gelişiminde çok önemli rol oynar. Soruna müdahale edilmesi zihinsel ve dilsel gelişimin dışında, çocuğun ileride sorun yaşaması olası diğer alanlar olan davranış, duygusal gelişim, öğrenme, okuma ve sosyal alanlardaki gelişimini de olumlu olarak etkilemektedir.</p>
<p style="text-align: center;">Serkan Bengisu<br />
Uzman Dil ve Konuşma Terapisti</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ses Terapisi, Ses Bozukluğu Tedavisi</strong></p>
<p style="text-align: center;">İnsanlar arasındaki iletişimi sağlayan yöntemler arasında en önemli bölümü konuşma, dolayısıyla ses oluşturmaktadır. Sesimiz aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi aktarır ve yine karşımızdaki kişilerin duygularını sesi aracılığıyla algılayabiliriz. Sesi ile ilgili problem yaşayan kişilerin psikolojik, mesleki, sosyal ve duygusal uyumu bu durumdan etkilenmekte hatta bu durum işi gereği sesini yoğun olarak kullanan şarkıcı, oyuncu, spiker, öğretmen gibi meslek gruplarından kişilerde meslek kaybı gibi durumlara da yol açabilmektedir.</p>
<p style="text-align: center;">Bu nedenle ses bozuklukları bireyler arası iletişimi etkileyen bir sorun olmaktadır.  Toplumumuzda insanların %80&#8217;i yaşamının herhangi bir bölümünde ses bozukluğu yaşamakta, %7-9&#8217;unun ise kronik ve kalıcı ses hastalığı bulunmaktadır. Bu oran hayatını sesiyle kazanan insanlarda çok daha yüksektir.</p>
<p style="text-align: center;">Ses bozukluğu en genel ifade ile sesin normalden farklı çıkması anlamına gelir. Halk arasında ise sesin normalden az veya hiç çıkmaması şeklinde bilinir. Sesteki çatallanma, kalınlaşma, iniş çıkışlar, boğuk ses ve diğer tüm farklılıklar ses bozukluğu olarak değerlendirilir. Ses çıkarmamızı sağlayan organlarda oluşan bir problem seste bozulmaya yol açar. Sıklıkla sesin gerçek kaynağı olan ses telleri üzerinde oluşan en küçük problem ses tellerinin titreşimini bozmakta ve seste bozulmaya yol açmaktadır. Sesin bozuk çıkmasının pek çok farklı nedeni olabilir. Ses bozukluğu doğumdan itibaren var olan yapısal bir probleme, sonradan gelişen bazı hastalıklara ya da kullanım hatalarına bağlı olabilir.</p>
<p style="text-align: center;">Ses bozuklukları büyük oranda hatalı ve yanlış kullanım sonrası oluşur. Hatalı ve yanlış kullanımlar devam ettiğinde ses kalitesi zaman içinde bozulmaya başlar nodül, polip gibi ses problemleri de yine yanlış ve hatalı kullanımlara bağlı gelişebilir. Ses bozukluklarında farklı tedaviler uygulanmaktadır. Bunlar medikal tedaviler, cerrahi tedaviler ve ses terapisidir.</p>
<p style="text-align: center;">Ses terapisi, ses bozukluklarında başlı başına uygulanan bir tedavi olacağı gibi medikal ve cerrahi tedavilere ek olarak da uygulanabilmektedir. Ses terapisi, ses üretim şeklini değiştirmek amacıyla kullanılan davranışsal bir tedavi yöntemidir. Ses terapisi ile hastaya doğru ses üretimini öğreterek,  bu tekniği gündelik konuşma sırasında kullanması sağlanır. Yanlış ve hatalı ses kullanma alışkanlığı ses tellerinin titreşim dinamiğini bozmaktadır. Ses ile ilgili bozukluklar da buna bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Ses terapisi bu durumu düzelterek ses üzerinde bir iyileşme sağlar. Ayrıca kullanım hatalarına bağlı gelişen ses problemlerinde bir cerrahi tedavi uygulandığında kişinin tekrar aynı hatalı kullanıma devam etmesi problemin tekrarlama riskini arttırır. Bu nedenle cerrahi sonrasında da kişilere ses terapisi uygulanarak bir daha aynı problemi yaşamamaları sağlanır. Bu nedenle ses terapisi hem iyileştirici hem de koruyucu bir tedavidir.</p>
<p style="text-align: center;">Ses terapisi bu alanda uzmanlaşmış dil ve konuşma terapistlerince uygulanan bir tedavidir. Sesi ile ilgili sorun yaşayan birçok olguda ses terapisi ile olumlu sonuçlar alınmaktadır. Ses terapisi iki aşamada uygulanmaktadır. Bunlar dolaylı ve doğrudan terapilerdir. Dolaylı ses terapisi yanlış ve kötü ses kullanıma neden olan davranış şekillerine ilişkin hasta eğitimi, vokal hijyen, davranışsal aşırı vokal zorlamanın azaltılması basamaklarından oluşur. Doğrudan terapide hastanın iyi ses üretimini sağlayabilecek spesifik tekniklerin kullanımını içerir. Tekniklerin seçimi probleme göre değişiklik gösterir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Artikülasyon ve Fonolojik Bozukluklar </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong><strong>Artikülasyonun Oluşumu:</strong></p>
<p style="text-align: center;">Artikülasyon, konuşmada yer alan çeşitli organların düzenli ve birbiri ardına belli bir dizgeye uyarak gerçekleştirdiği hareketler aracılığıyla konuşma sesi birimlerinin şekillendirilmesidir. Türkçe’de artikülasyon sözcüğü yerine “sesletim” yanı sıra bazen aynı anlama gelen “eklemleme” terimleri de kullanılır. Ağız boşluğunda yer alan yumuşak damak, küçük dil, dil, dişler, dudaklar, çene seslerin şekillenmesini sağlayarak artikülasyonu oluşturmada görev alır. Özellikle dilin ağız içindeki konumu, ses yolunun değişik derecelerde kapanması vb. özelliklere göre ünlüler ve ünsüzler çıkartılır.</p>
<p>Artikülasyon, parçaların akıcı bir şekilde iç içe geçmesini içerdiği için ağza ait motor becerilerde olgunlaşma gerekir. Artikülasyon öncelikle ses tellerinin açılıp kapanma derecesine bağlıdır. Dudaklar, çene ve dil hareket edebilir özelliklerinden ötürü ağız-yutak boşluklarının ön kısımlarını açıp kapatabilir. Böylece hava akımının miktar ve biçimini hızlı bir şekilde kapatma ve değiştirme söz konusu olur.<br />
Artikülasyon ses tellerinin titreşimi sonucu sesin şekillendirilmesi ve anlamlı seslere dönüştürülmesidir. Ciğerlerden gelen hava artikülasyon bölgelerinde şekillendirilir.<br />
• Dudaklar<br />
• Dişler<br />
• Dil sert damak<br />
• Yumuşak damak harflerin oluşumunda etkili yapılardır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Konuşmada kullanılan sesler iki ana kategoride incelenir;</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ünlüler:</strong> Akustik özellikleri rezonans olayına bağlıdır. Gırtlak üstü boşlukların şekillerini, büyüklüklerini değiştirerek farklı ünlüler çıkartırız. Ciğerlerden gelen hava akımına direnç yok denecek kadar azdır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ünsüzler:</strong> Hava akımına direnç çok fazladır. Akım ya tamamen bloke edilir, ya kısıtlanır ya da saptırılır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ünlülerin Özelikleri:</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ünlüler üç boyutta incelenir :</p>
<ul style="text-align: center;">
<li><strong> Ön-arka:</strong>Dilin kavisli veya bombeli kısmının yatay düzlemde nerede olduğu.</li>
<li><strong> Yükseklik-Alçaklık:</strong>Ağız boşluğunun dil ve çene oynatılarak ne kadar açık hale getirildiği.</li>
<li><strong> Yuvarlaklık-Düzlük:</strong>Dudakların büzülüp büzülmediği ile belirlenir.</li>
</ul>
<p style="text-align: center;"><strong>İnce sesler:</strong> i, ü,e,ö <strong>Kalın sesler:</strong> u, o, a, ı</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dar sesler:</strong> ü, u, ı, i <strong>Geniş sesler:</strong> e, ö, o, a</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ünsüzlerin Özellikleri:</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ünsüzler artikülasyon biçimine göre sınıflandırılırlar. Her biçim kendi içinde artikülasyon yeri ve titreşim durumuna göre sınıflandırılır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Biçimine Göre Artikülasyon </strong><br />
<strong>1.  Patlamalı-Kapantılı Sesler: </strong><br />
Hava akımını ağız boşluğunda tamamıyla bloke ederek çıkarılan sesler. Bu blokajın arkasında biriken hava (basıncı) blokaj açıldığı zaman patlayarak boşalır. /p/,/b/,/t/,/d/<br />
<strong>2.  Sürtünmeli Sesler:</strong><br />
İki artikülatörü birbirine çok yaklaştırıp, havanın geçeceği yeri iyice daraltınca bu dar aralıktan hava basınçlı bir şekilde sürtünerek çıkar. /s/,/z/,/ş/,/j/,/f/,/v/<br />
<strong>3.  Yarı-Kapantılı Sesler:</strong><br />
Bu sesler kapantılı şekilde başlayıp sürtünmeli olarak devam eden seslerdir. /ç/,/c/<br />
<strong>4.  Genizsi Sesler:</strong><br />
Ağız boşluğunun tamamen bloke edilip havanın burun boşluğundan dışarı verilmesiyle çıkarılan sesler./m/,/n/<br />
<strong>5. Yarı Ünlü Sesler:</strong><br />
Ünlü özellikleri taşıyan seslerdir. Bu seslerde havanın önü ne ünlülerdeki gibi çok açık ne de ünsüzlerdeki gibi çok kapalıdır. /y/<br />
<strong>6. Akıcılar:</strong><br />
Yarı ünlü ve akıcı sesler davranış olarak ünsüzlere benzerler, ünlülerle beraber kullanılırlar. /r/,/l/</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Artikülasyon Bozukluğu:</strong></p>
<p style="text-align: center;">Artikülasyon konuşma seslerinin üretiminin motor hareketlerini içerir. Artikülasyon sorunları, çocuğun belirli sesleri üretmekte güçlük çekmesi veya sesleri yanlış üretmesidir. Artikülasyon bozukluğunda birey konuştuğu dile ait bazı sesleri uygun şekilde üretemez; bu da konuşmanın başkaları tarafından anlaşılmasını etkiler. Örneğin /arı/ yerine demesi gibi. Artikülasyon problemleri konuşmanın şekillendiği artikülatör bölgelerdeki anatomik-fizyolojik yetersizliklere dil, diş ve dudaklarda hafif derecedeki yapısal farklılıklar, dudak-damak yarıklığı gibi yapısal bir anomali, işitme engeli, dizartri gibi nörolojik kaynaklı problemler, oral kas sisteminin veya motor planlama sisteminin nörofizyolojik işlevinin bir şekilde aksaması sonucuna bağlı olarak gelişebildiği gibi her hangi bir yetersizlik olmaksızın yanlış öğrenmelere bağlı olarak da görülebilir. Ayrıca zeka engeli ya da psikolojik sorunlar, artikülasyon bozukluğuna eşlik edebilir.<br />
Artikülasyon bozukluğunda; tek tek seslerin üretiminde sorunlar görülür (ör: /r/ yerine /y/, /ş/ yerine /s/, /k/ yerine /t/ söylemek gibi). Söylenmesinde yanlışlıkların en sık yapıldığı sesler yaşla düzelmesi beklenen seslerdir. Bunlar (l,r,s,z,ş,j,c,ç) sesleridir. Artikülasyon bozukluğunda çocukların konuşmasındaki hatalar tutarlıdır. Bir sesi yanlış üretiyorsa bu sesi her üretiminde aynı hatayla üretir.<br />
Artikülasyon ve fonolojik bozukluğu olan çocukların tedavisinde dil ve konuşma terapisti tarafından yapılacak test ve değerlendirmelerle çocuğun sesletemediği konuşma sesleri tespit edilir ve probleme yönelik uygun terapi programı geliştirilir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Fonolojik (Sesbilgisel) Bozukluk:</strong></p>
<p style="text-align: center;">Fonoloji, bir dilde kullanılan konuşma sesleri ve bu seslerin birleştirilmesiyle ilgili kuralları içerir. Bir dildeki en küçük ses birimlerine “fonem” adı verilir ve fonemler bir dilde anlam değişmesine neden olan en küçük birimlerdir. Örneğin “bak” sözcüğünde /b/, /a/ ve /k/ olmak üzere 3 adet fonem bulunmaktadır.<br />
Fonolojik gelişim ise yetişkin fonolojik konuşma özelliklerini edinme anlamına gelmektedir. Fonolojik gelişim açısından çocuklar arasında belirgin bireysel farklılıklar bulunmaktadır. Fonolojik bozukluğu olan çocuklarda çeşitli konuşma seslerinin yer değiştirilmesi, düşürülmesi, sözcük öbeklerinin karışması ya da hatalı kullanımı görülmektedir. (ör: /ayakkabı/ yerine /ayapkarı/, /kitap/ yerine /kipat/ /kamyon/ yerine /kaymon/ demek gibi). Aynı zamanda, heceler ve sözcükler içindeki seslerin sıralanma ve seçilme hatalarını da içerir. Bu probleme sahip çocukların konuşmasındaki hatalar tutarsızlık gösterebilir bir kelimede bir sesi üretirken bir başka kelimede aynı sesi yanlış üretebilir. Bu nedenle fonolojik bozukluğu olan çocukların konuşmasının anlaşılması son derece güçtür.<br />
Fonolojik bozukluğu artikülasyon bozukluğundan ayıran en önemli fark; artikülasyon bozukluğunda çocukların yanlış ürettikleri sesler ses dağarcığında yer almazken fonolojik bozukluğu olan çocuklarda sesler ses dağarcığında bulunur fakat çocuk hedef sesin yerine farklı bir ses seçer ve bunu kullanır.<br />
Artikülasyon ve fonolojik bozukluğu olan çocukların tedavisinde; dil ve konuşma terapisti tarafından yapılacak test ve değerlendirmelerle çocuğun yanlış ürettiği konuşma sesleri tespit edilir ve probleme yönelik uygun terapi programı geliştirilir.</p>
<p style="text-align: center;">Geç Konuşan Çocuklarda Fonksiyonel Terapi Modelleri</p>
<p style="text-align: center;">EBEVEYN-ÇOCUK İLETİŞİMİ</p>
<p style="text-align: center;">Dil yetersizliği olan çocuğa yöneltilen dil konusunda şüpheler vardır. Dil öğrenen çocukların ebeveynleri normal olarak çocuk merkezli konuşma tarzını kullanırlar. Bu da bir çok terapi programında edindirilmeye çalışılan dilden sentaktik bütünlük açısından farklılık gösterir. Doğal ortamlarda çocuk merkezli konuşma tarzı sentaktik olarak tamamlanmış sözceleri içerirken, bunun aksine terapi programlarında kullanılan sözceler tamamlanmamıştır.</p>
<p style="text-align: center;">Dil yetersizliği olan çocuklar kendi linguistik seviyelerine göre farklı dil stillerini anlamada farklılık gösterirler. Brown 1. seviyesinin başlangıcında olan çocuklar sentaktik açıdan daha çok semantik açıdan temel olarak özne+eylem ve eylem+nesne anlama yöntemini kullanırlar. Buna ek olarak yetişkin kullanıcının azaltılmış bu formu bazı dil yetersizliği olan çocuklarda 2li sözcük semantik ilişkilerin üretimine yardımcı olur.</p>
<p style="text-align: center;">Çocuğun spontan konuşmada sözel becerilerinin artması yetişkinin en az sözel yönergelerle birlikte yüksek seviyede sözel geri bildirim sağlayarak kolaylaştırdığı zaman elde edilir. Yapılan birçok çalışma çocukların karşılıklı konuşma becerilerinin çocuğun spontan konuşma becerilerine uygun yetişkin davranışlarıyla arttırılabildiğini göstermektedir. Aşağıdaki yetişkin çocuk konuşması buna bir örnektir:</p>
<p style="text-align: center;">Ç Dün hayvanat bahçesine gittim.</p>
<p style="text-align: center;">E Ooo. Orası benim en sevdiğim eğlence yeridir. En çok maymunları severim</p>
<p style="text-align: center;">Ç Yarın doğum günü partim var</p>
<p style="text-align: center;">E Ooo. Çok eğlenceli olacak. Doğum günün için ne istersin?</p>
<p style="text-align: center;">Ç Ben kovboy resmi çizdim</p>
<p style="text-align: center;">E Benekli bir atta kocaman bir kovboy.</p>
<p style="text-align: center;">Yukarıdaki örneklerde yetişkin çocuğun ilgisinin olduğu başlıkla ilgili düşüncelerini ifade etmekte ve daha fazla bilgi sağlaması için ipuçları vermekte ve karşılık için beklemektedir.</p>
<p style="text-align: center;">Sözel çıktının arttırılmasında etkili yöntemlerden biri de bekleme süreli öğretimdir. Önce çocuğun istediği pekiştireç için ‘ne istiyorsun ’ gibi sözel işarete yanıt olarak sözel çıktı sağlanması çalışılır. Daha sonra çocuğun sözel ya da ses çıktısı oluşturması için beklenirken pekiştirece ulaşması engellenir. Aşamalı olarak çocuk yetişkinin sözel çıktısına gerek duymadan doğal ortamda oluşan bu uyarana yanıt vermeyi öğrenir.</p>
<p style="text-align: center;">Dil kolaylaştırıcıları görevlerini iletişim ortamlarında üstlenirler ve amaçları çocuğun öğrenmesi için gerekli fırsatları arttırmaya dönüşür.</p>
<p style="text-align: center;">Dil kolaylaştırıcı olarak ebeveyn, öğretmen ya da diğerlerinin kullanılması dil ve konuşma terapistinin görevini azaltmaz. Dil kolaylaştırıcı olmak için uygulamanın içinde olmak şarttır. Zaman zaman ebeveyn daha etkili bir dil kolaylaştırıcısı olmak için davranış değiştirmede zorlansa da, dil ve konuşma terapisti girdiyi tutarlı ve standart bir şekilde sağlanmasını sürdürebilir. En iyi sonuçlar diğer kolaylaştırıcıların rol yapma ve eleştirileri içeren sık, düzgün, yapılandırılmış çalışmalarla ilgili bilgi alındığında sağlanıldığı düşünülmektedir.</p>
<p style="text-align: center;">Ebeveyn ilgisiyle, aile üyelerin uygulama yaptığı aile merkezli ya da aile odaklı servislerin arasında açık bir farklılık vardır. bazı özel servisler aileleri doğal olarak daha geçici olarak tanırken aileler çocukların yaşantısında daimi olarak kabul edilmelidir. Bu yapılanma için dil ve konuşma terapisti ve aile iletişimi işbirliği halinde olmalıdır.</p>
<p style="text-align: center;">AİLE MERKEZLİ İŞBİRLİKÇİ MODEL UYGULAMA REHBERİ</p>
<p style="text-align: center;">Kendi rolünüzü ve müdahale için yaklaşımınızı anlatın.</p>
<ol style="text-align: center;">
<li>Aile için gerçekçi seçenekler sağlayın ve onları karar vermeleri için cesaretlendirin.</li>
<li>İstenilen bilgi ve hizmetleri hemen sağlayın.</li>
<li>Güven sağlayın.</li>
<li>Kültürel, etnik değerler, gelenekler ve inançları göz önünde bulundurun.</li>
<li>Yöntem ve işlemlerin amaçlarını açıklayın.</li>
<li>Yöntem ve işlemlerin mantıklı açıklamalarını yapın.</li>
<li>Ailenin hem değerlendirmede hem de uygulamada rol almasını sağlayın</li>
<li>Aileye uygun yer ve zamanlarda aileyle buluşun.</li>
<li>Profosyonel kaygılardan önce ailenin kaygısına dikkat edin.</li>
</ol>
<p style="text-align: center;">Ailenin her tartışma ve kara verme toplantılarına katılımını sağlayın. Aile tarafından kolayca anlaşılabilicek bir dil kullanın.</p>
<p style="text-align: center;">Aile üyeleriyle içten, bütünüyle, dürüstçe ve tarafsız şekilde konuşun.</p>
<p style="text-align: center;">Uygulamayı ailenin rutinine uyacak şekilde yapılandırın.</p>
<p style="text-align: center;">Uygulama planlamasında esnek olun.</p>
<p style="text-align: center;">DİL VE KONUŞMA TERAPİSİ-KÜLTÜR</p>
<p style="text-align: center;">Her aile bireysel olmasına rağmen; yapı, ilişkiler, işlev ve aile rutinlerini etkilediğinden kültür en önemli etkileyicilerinden biridir.</p>
<p style="text-align: center;">Aile yapısı tüm bireyler ve ilişkilerin özelliklerini içerir fakat daha da önemlisi aile yapısıyla ilgili kültürel değerleri ve inançları içerir. Örneğin asya-amerikalı ailelerde dil yetersizliği olan çocuklarla ilgili uygulama kararları verirken aile arasındaki mesafeli iletişim göz önünde bulundurulmalıdır.</p>
<p style="text-align: center;">Aile ilişkileri, aile üyeleri ilişkileri ve onların aile içindeki rollerini içerir. Bu rollerin önemi kültüre göre değişiklik göstermektedir. Örneğin bekar bir yetişkinin çocuğu için uygulama aile zeminine göre yapılandırılmalıdır.</p>
<p style="text-align: center;">Aile işlevleri ise aile üyelerinin yerine getirmeleri beklenen sorumlulukları içerir. Bu da yine diğer bileşenler gibi kültürler arası farklılıklar gösterir. Bazı kültürlerde dil ve konuşma terapistinin hedeflediği bağımsızlığın arttırılması amacının aksine çocuk için aşırı korumacı olabilirler.</p>
<p style="text-align: center;">Aile rutinleri gelişimsel olarak ortaya çıkan değişiklikleri ifade eder. Çekirdek aileler çocukları büyüdüğünde ya da ileri yaşlarda çocuklarını ayırırken, geniş ailelerde böyle bir olgu yoktur.</p>
<p style="text-align: center;">Kültürel kimlik sabit değildir. Aynı kültüre sahip aileler farklılık gösterirler. Dil ve konuşma terapisti tarafından bu kültürel eğilimlerin belirlenmesi, uygun ve etkin uygulama planlama olasılını arttıracaktır.</p>
<p style="text-align: center;">KÜLTÜREL AÇIDAN FARKLI AİLELERLE ETKİLEŞİME GEÇME KILAVUZU</p>
<p style="text-align: center;">Kültürel öğelerle ilgili sanılarda bulunmayın.</p>
<p style="text-align: center;">Kültürel kurallar hem aile/çocuk hem de dil ve konuşma terapistini yönetir. klinik odası gibi uyarana verilen yanıtın farkında olunmalıdır, kültürler arası farklılıklar gösterir.</p>
<p style="text-align: center;">Terapiye alınan çocuk ve ailesinin kültür özelliklerini öğrenin.</p>
<p style="text-align: center;">Gerekirse ailenin kültürel çevirmenlerden yardım alın.</p>
<p style="text-align: center;">Ailenin kültüründen sözcükler, sözceler ve selamlamalar öğrenin.</p>
<p style="text-align: center;">Sakin olun be etkileşim için zaman verin. Aile o dili iyi anlayamıyorsa, mümkün olduğunca az miktarda yazılı yönergeler kullanın. Sorular için zaman ayırın.</p>
<p style="text-align: center;">Ailenin işlevsel yaklaşımlarda olduğu gibi aile-profesyonel işbirliğine hazır olamayabileceklerini aklınızda tutun.</p>
<p style="text-align: center;">Ailenin ve profesyonelin hedef ve amaçlarının birbirine uymasını sağlayın</p>
<p style="text-align: center;">Mümkün olduğu zaman kültürel topluluğu kapsayın.</p>
<p style="text-align: center;">Dil ve konuşma terapisti farklı beklentilerin ve farklı etnik grupların, ırkların algısal farklılıklarının farkında olmalıdır. Ebeveynin rolü, çocuk için umulanlar, yetersizliğe yaklaşım, tıbbi durum, iyileşme ve profesyonel yaklaşım terapiden önce baştan sonra anlaşılmalıdır. Asyalı, İspanyol, amerikan ve Afrika kültürleri arasında çocuk ve profesyonel uygulamalar epeyi farklı gibi görünür. Başarılı aile- dil konuşma terapisti işbirliği karşılıklı saygı, güven ve dürüst iletişimle karakterizedir. Bu özellikler ancak DKT nin iletişime girdiği ailelerin kültürel geçmişine hassas olmasıyla sağlanır. En iyi tedavi modeli ailenin kültürel alt yapısına göre uyarlanmış terapi modelidir.</p>
<p style="text-align: center;">EĞİTİM İPUÇLARI</p>
<p style="text-align: center;">Belirli linguistik ve linguistik olmayan bağlamlar temel linguistik parçalar içerir ya da sağlar.</p>
<p style="text-align: center;">Genelleme başarısındaki eksiklik çocuklara belirli sorulara belirli yanıtlar, dikkatli söyletilen, yönergeler ve soruların öğretildiği yanıt programlarından (response programs) kaynaklanır. Çocuğun her günkü dünyası bu dikkatten yoksundur. Gündelik bağlamlar çalışılan iletişim davranışları öğrenmeye uygun olmayan ilgisiz uyaranları içerir. Aynı zamanda öğretmenler ve ebeveynler ipuçları ya da yönlendirmeler gibi öğrenmeyi engelleyici çeşitli davranışlar gösterirler. Ebeveyne ve öğretmene istenilen davranışın öğrenilmesi için çevresel değişiklikler ve dikkatlerine odaklanılması çalıştırılmalıdır. Gündelik iletişimdeki uygun ve yaygın uyaranlar doğru bir şekilde sunulabilir fakat bu uyaranlar terapinin içinde olursa çocuğun yeni dil hedeflerini öğrenmesi sağlanır. Genellemenin sağlanması için hedefler farklı davranışlar, kolaylaştırıcılar ve çevrelerde çalışılabilinir. Örneğin çocuğun oyuncakları, gündelik eşyaları, günlük rutinleri çalışmalarda kullanılır.</p>
<p style="text-align: center;">Çalışılan bağlamda giderek artan bir sıklıkta kullanılacak olan ve iletişim çevresine uygun olmayan uyaranları içeren çalışma yarım yamalak çalışma olarak adlandırılır. Yeni öğrenilen davranış için hedefler tek bir uyaran için farklı yanıtlar ya da tek bir yanıt için farklı uyaranlar için ifade edilmelidir. Bu amaçlar eş zamanlı davranışlar, tepki çeşitliliği, linguistik ve linguistik olamayan ipucu çeşitliliği kullanılarak elde edilir.</p>
<p style="text-align: center;">Tepki çeşitliliği çocuğa aynı iletişim hedefine ulaşmak için farklı yanıtların kullanılabileceğini öğretir. Örneğin ‘su istiyorum’, ‘su lütfen’, ‘su alabilir miyim’, ‘sen de benim kadar susadın mı?’ tümcelerinde ortak hedef su içmektir.</p>
<p style="text-align: center;">Sözel olan ve olmayan ipuçları çocuğun belirli bir uyarana bağlı kalmaması için çeşitlendirilebilir. Geleneksel yaklaşım konuşma sırasında oluşmayan suni ve dar ipuçlarına dayandırılmıştır. Geleneksel yaklaşımda kullanılan ‘bana her şeyi anlat ’ gibi uyarılar, pragmatik olmayan yalancı karşılıklı konuşma lara (pseudoconversational) yol açmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;">İşlevsel karşılıklı konuşma yaklaşımı DKT nin belli ipuçlarının etkisini değerlendirmesi ve dili edinmesine yardımcı olacak linguistik olan ve olmayan ipuçları imkanlarını araştırır.</p>
<p style="text-align: center;">Terapiyi geleneksel ipuçlarına dayandıran terapistler dil hedeflerinin oluşabileceği zengin ipuçlarını içeren yaratıcı bağlamların farkında değildir.</p>
<p style="text-align: center;">UYGUNLUK</p>
<p style="text-align: center;">Dil kolaylaştırıcısı çocukta karşılıklı konuşma sırasında ya da çocuk dili öğrendiğinde eğer gerekirse dili değiştirmeye başlayabilir. Çocuğun sözcesi kolaylaştırıcının yanıtına bir uyarandır. Yanıtlar ya da olasılıklar çocuğun sözcesi için bağlam oluşturmaya yardımcı olurlar. Çocuk dili birçok farklı ve bireysel iletişim bağlamında öğrenir. Bununla beraber çocuk-ebeveyn iletişimin farklı özellikleri çocuğun dil edinim hızını etkiler. Ebeveyn-çocuk konuşmasının oranı dil gelişimiyle doğru orantılıdır. Dil yetersizliği olan çocukların anneleri çocuklarıyla daha az ve normal gelişim gösteren çocukların annelerinden daha anlaşılabilirliği zor bir tarza iletişime girerler.</p>
<p style="text-align: center;">Doğal olarak gelişecek sonuçlar çalışmaya başlamadan önce belirlenmelidir. Mümkün olduğunca bu sonuçlar yanıtla direkt olarak ilişkili olmalıdır. Örneğin çocuk maymun görmüş ve bunu anlatıyorsa ‘çok iyi’ ve ‘güzel konuşma’ (good talking) gibi pekiştireçlerden kaçınılmalıdır. Çocuğun mesajı maymunları gördüm iken güzel konuşma gibi bir sonuçla ilgisi yoktur ve çocuğun iletişimi değerini yitirmektedir. Bunun aksine iletişim davranışı karşılıklı konuşma yanıtlarıyla devam ettirilebilir (oo! Maymunlar çok eğlenceli olmalı. Neler yapıyorlardı?). çocuğun katılımı için terapistin basit katılımları yeterlidir.</p>
<p style="text-align: center;">Karşılıklı konuşma sırasında oluşacak fırsatlar semantik ve pragmatik olarak rastlantısal olmalı ve çocuğun sözce bilgisine sunulmalıdır. Semantik fırsatlar, çocuğun bir önceki sözcesinin başlığı ya da içeriğine olan yetişkin ya da dil kolaylaştırıcısının ilgisi çocuğun dil gelişiminin üstünde olumlu etkiler yaratır. Başlık ve ortak sözcük paylaşımı dil işlemlemesi için çocuktaki hafıza yükünü azaltır ve o anki kullandığı dil üretimini kolaylaştırır. Kolaylaştırıcının sözcesi çocuğun kendini değerlendirme ve üretimi için dayanak ve iskele oluşturur. Bunun aksine sık başlık değişimleri ve yetişkin tarafından çocuğun ilgisine tekrar odaklanma çocuğun dil edinimini geciktirir.</p>
<p style="text-align: center;">Semantik açıdan fırsat (contingency) yaratılmış, pragmatik açıdan fırsat yaratılmamış bir örnek:</p>
<p style="text-align: center;">Ç dondurma istiyorum.</p>
<p style="text-align: center;">Y Ali dondurma istiyor.</p>
<p style="text-align: center;">Kolaylaştırıcının yanıtı konuşmanın genel çerçevesiyle ilgili ve konuşmaya yön verici tarzda olmalıdır. Örneğin:</p>
<p style="text-align: center;">Ç dondurma istiyorum</p>
<p style="text-align: center;">Y dondurmanın içinde ne olsun?/neyli dondurma istersin?/ yemekten önce dondurma yememelisin</p>
<p style="text-align: center;">Yukarıdaki örnekten de anlaşılacağı gibi ‘iyi konuşma’, ‘çok iyi’ gibi yanıtlar pragmatik fırsatları engeller ve karşılıklı konuşmanın devamına yardımcı olmaz. Çocuğun dili çocuğun amacına ve niyetine ulaştığında daha doğal yollardan pekiştirilir.</p>
<p style="text-align: center;">Ebeveyn davranışlarının çocuğun etkileşime katılma oranını arttırmayı hedefleyen çocuk merkezli etkileşim yöntemi, çocuğun dil becerilerini arttırır. Çocuğun seçtiği başlıkla ilgili konuşmalar ve dil kolaylaştırıcıları çocuğun katılımını ve ilgisini arttırabilir. Bu katılımcı çocuk merkezci yöntem dil yetersizliği olan çocuklar için iyileştirici bir yöntem olabilir.</p>
<p style="text-align: center;">Dil yetersizliği olan çocukların ebeveynleri, dil seviyesi yanı olan ya da aynı yaş çocuklarının ebeveynleriyle kıyaslandığında daha az olumlu ve çocuklarının sözcelerini daha az kabullenirler.</p>
<p style="text-align: center;">Çocukların yetişkin konuşmasına daha az sıklıkta maruz kalması yetişkinle az etkileşime girmesine neden olur. Bu çocuğa daha az pekiştire sağlar bundan dolayı daha az iletişime girer ve gelişim daha geç başlar.</p>
<p style="text-align: center;">Klinik ortamda kolaylaştırıcılar çocuğun sözcelerini çocuğun dünyayı anlayışı şeklinde kabul etmelidirler.</p>
<p style="text-align: center;">ORTAM</p>
<p style="text-align: center;">Çalışmaların yeri hem terapilerin yapıldığı fiziksel mekanlar hem de çocuk ve kolaylaştırıcının oluşturduğu konuşma bağlamını içerir. Bir çok açıdan konuşma bağlamı ortam, klinik, sınıfı aştığından onlara bağlı olmadığından genelleme için çok daha önemlidir. Bu doğal iletişim dizilerinin esnekliği sayesinde terapinin nasıl yapıldığı nerde yapıldığından daha fazla önem taşımaktadır.</p>
<p style="text-align: center;">FİZİKSEL ORTAM</p>
<p style="text-align: center;">Terapiler mümkünse çocuğun yeni öğrendiği bil becerisini kullanmak isteyeceği yerde olmalıdır. İletişim çoğu katılımcıların iletişimini etkileyecek tanıdık durumlarda gerçekleşir. Örneğin hikaye anlatma, karşılıklı konuşma ve sınıf katılımı kullanılan dili etkileyecek farklı katılım kurallarına sahiptirler. Bundan dolayı çocuğun gündelik yaşantısında gerçekleşen bu tür söylemleri içeren dil uygulamaları yer almalıdır. Gündelik çevre uygulama ve genellemenin kolaylaştırılması için doğal ve tanıdık bir uyaran sağlar. Travmatik beyin hasarlı çocuklar gibi uzun süreli pragmatik yetersizlikleri olan çocuklar özellikle çevresel düzenlemeye dayalı uygulamalar gereklidir.</p>
<p style="text-align: center;">Ebeveynler ve öğretmenler dil kolaylaştırıcısı olarak üstlendikleri bu yeni görevlerini çalışmaları gerekir. Ebeveynler okula ya da kliniğe çalışmak için gelmelidirler. Eğer bu mümkün değilse akşam grup çalışmaları ya da kitapçıklar kullanılmalıdır. Aileler çocuklarından beklentilerini değiştirseler bile , bu dil çalışmalarının genellenmesine yardımcı olacaktır.</p>
<p style="text-align: center;">KARŞILIKLI KONUŞMA BAĞLAMI</p>
<p style="text-align: center;">Davranışlar değişken bağlamlarda anlamlı olabilmeleri için değerlendirilmeli ve çalışılmalıdır. Dil ve iletişim önceki ve sonradan gelişen (lingustik/lingusitik olmayan) bağlamlardan ve o bağlamla ilgili katılımcıdan beklenenler tarafından aşırı derecede etkilenir. Bir restoranda yemek sipariş etmekle arkadaşla telefonda konuşmanın farklı beklentiler gösterir.</p>
<p style="text-align: center;">Bağlam dışı çalışılan tümceler çocuğun öğrenmesi için çok zordur. DKT durağan bir formu değil, üretken ve çok yönlü bir yapıda çalışmalıdır. Bağlamsal beklentiler her bağlamda uygulamaya başlamadan önce değerlendirilmelidir.</p>
<p style="text-align: center;">Karşılıklı konuşma bağlamı dilin amacına ve işlevine yönelik dinamik bir bağlam sağlarlar. Her ne kadar bu bağlamda olaylar doğal bir sıralanış içinde olsa da DKT ya da ebeveyn bu öğrenme ortamını unutmamalıdır. Gerekirse diğer iletişim stratejilerinden faydalanılabilir.</p>
<p style="text-align: center;"><u>Kaynak</u><br />
Family-Focused Intervention: A Functional Model for Planning, Implementing, and Evaluating Individualized Family Services in Early Intervention Donald B. Bailey, Jr F.A.M.I.L.I.E.S. Project, Frank Porter Graham Development Center, University of North Carolina at Chapel Hill</p>
<p style="text-align: center;">Kekemelik Nedir ?</p>
<p style="text-align: center;">Ses, hece, sözcük tekrarları ve uzatmaları, duraklamalar, konuşmaya başlamada zorluk gibi belirtilerle konuşmanın akıcılığı ve ritminde meydana gelen bozukluklar “kekemelik” olarak tanımlanır. Kekemelik konuşmanın akışını bozan ve bireyler arası iletişimi etkileyen bir problemdir. Bir başka ifadeyle söylemek gerekirse; konuşmanın doğal akışının bir biçimde kesintiye uğramasıdır. Bireyin istemsiz olarak sesleri uzatması, kimi sesleri üretirken zorluk çekmesi, bir sesi heceyi, ya da sözcüğü tekrarlaması biçiminde görülebilir.</p>
<p style="text-align: center;">Kekemelik Neden Önemlidir?</p>
<p style="text-align: center;">Kekemelik insanın iç yapısını, özgüvenini, hayata bakışını, kendisine saygısını ve diğer insanlarla etkileşimini etkileyen çok önemli bir olaydır.</p>
<p style="text-align: center;">Kekemelik Ne Zaman Ortaya Çıkar?</p>
<p style="text-align: center;">2-6 yaş arasında çocukların dil gelişiminde çok hızlı bir gelişme olmaktadır. Cümlelerin karmaşıklığı ve uzunluğu, iki sözcükten oluşan basit yapılardan yetişkin cümle yapısına doğru artış göstermekte ve çocuğun sözcük dağarcığı artmaktadır. Ancak, çocuğun dilbilgisel gelişimi ile üretim kapasitesi aynı değildir. Çocuk farklı yapıda pek çok cümleyi nasıl kurabileceğini “biliyor” olabilir ancak, bu bilgiyi kullanabilmesi farklı seviyelerde bir takım becerileri içermektedir. Bilgi ve beceri arasındaki bu ayrım, kekemelik için önemli bir durumdur çünkü, ileri düzeydeki dilsel bilgi çocuğun motor becerilerini baskılayabilir. Dolayısıyla, bu yaş grubundaki hemen bütün çocukların konuşmaları sırasında aynı sözcükleri ya da cümleleri art arda tekrarladıklarına, nefeslerini söylemek istedikleri cümlenin uzunluğuyla eşgüdümlü olarak kullanamadıklarına ve uygun olmayan yerlerde duraklamalar yaptıklarına tanık oluruz. Çoğu zaman bu konuşma biçimi “gelişimsel kekemelik” ya da “normal akıcısızlık” olarak adlandırılır.</p>
<p style="text-align: center;">Dil ve konuşma gelişimi sırasında her 100 çocuktan 4’ ünde erken dönem kekemelik belirtisi görülmektedir. Kekemeliğe gelişimsel bir sorun diyebiliriz, çünkü kekemelik belirtileri  büyük oranda dil ve konuşma gelişiminin başladığı yıllarda görülür. Bu % 4’lük dilime giren çocukların %75’i yani 3’ü bu sorunu kendiliğinden aştığı görülür. Her 100 çocuktan 1’inde bu sorun kalıcı olur.</p>
<p style="text-align: center;">Kekemelik çocukluk çağında görülen bir problem olmakla beraber nadiren ergenlik dönemi ve sonrasında da başlayabilmektedir. Çocukluk dönemi ya da sonrasında geçirilen ciddi bir beyin hasarı sonrasında da kekemelik başlayabilir. Bu durum “nörojenik kekemelik” olarak adlandırılmaktadır. Nörojenik kekemeliği olan bireylerde, beyin hasarı öncesinde bir kekeleme öyküsünün olmadığı belirtilmektedir</p>
<p style="text-align: center;">Kekemeliğin Genel Özellikleri</p>
<ul style="text-align: center;">
<li>Genellikle çocuklukta başlar. 3,5 yaşından önce. Erken dönem kekemeliğin zaman içerisinde çocuk tarafından kendiliğinden kontrol altına alınabildiği gözlenmiş ve bu tip konuşma sorunu olan çocuklardan %75’inin 5-6 yaş civarında kekemelikten kurtuldukları ortaya konmuştur.</li>
<li>Yetişkinlerde başlayanlar nörojeniktir, gelişimsel değildir.</li>
<li>Erkeklerde kızların en az üç mislidir. Yaş büyüdükçe oran erkeklerin aleyhine artar (yetişkinlerde beş erkeğe bir kadın). Çünkü kızlar daha spontan bir iyileşme gösterirler.</li>
<li>Davranış standartlarının, rekabetin ve cezanın yüksek olduğu toplumlarda kekemelik daha fazladır. Çocuk yetiştirme adetlerinin daha toleranslı olduğu toplumlarda kekemelik az görülmektedir.</li>
<li>Ailesel, kalıtımsal. Kekeleyenlerin %40 ila 60’ının ailesinde ya kekeleyen ya da kekelemiş ve iyileşmiş birisi bulunmaktadır.</li>
<li>Kekemeler stres ve zorluk azalıp dikkatleri konuşmadan başka bir yere çekildiklerinde daha az kekelerler. Bunun tersi durumlardaysa kekemelik artar.</li>
</ul>
<p style="text-align: center;">Kekemeliğin Nedenleri Nelerdir?</p>
<p style="text-align: center;">Kekemeliğin nedeni ebeveynler kadar araştırmacıların da merak ettikleri ve hala kesin bir cevap bulamadıkları bir sorudur. Günümüzde kekemeliğin nedenlerine dair ileri sürülmüş pek çok farklı kuram vardır. Bunların hiçbiri kesin ve net bir şekilde kekemeliğin nedenini ortaya koyamamıştır. Kekemelik herhangi bir fiziksel yetersizlikten kaynaklanmaz. Sanılanın aksine, herhangi bir kaza, korku, şok gibi duygusal problemlerden dolayı da ortaya çıkmaz. Psikolojik faktörler, kekemeliğe yatkınlığı olan (ailesinde de kekemelik hikayesi olan) kişilerde tetikleyici bir rol oynayabilir. Ancak doğrudan doğruya kekemeliğin sebebi değildir. kekemeliğin nedeninin psikolojik olmadığı bilimsel olarak kabul edilen bir gerçektir. Yani hiçbir çocuk, korktu ya da üzüldüğü için kekeme olmaz. Bu gibi duygusal durumlar, eğer çocukta genetik bir yatkınlık söz konusu ise (birincil derecede akrabalarında kekemelik öyküsü varsa) tetikleyici bir rol oynayabilir. Günümüzde kekemeliğin nedenine ilişkin pek çok farklı görüş olmakla beraber, henüz tam olarak neyin kekemeliğe yol açtığı bilimsel olarak ortaya konulamamıştır. Farklı kişilerde farklı nedenleri olabilir ya da birkaç neden bir araya geldiğinde ortaya çıkabilir. Kekemeliğin nedenleri ile kekemeliğin sürmesi ya da kötüleşmesinin nedenleri farklı olabilir.</p>
<p style="text-align: center;">Günümüzde kekemeliğin nedenine ilişkin olarak yapılan çalışmalar giderek beynin çalışma sistemi üzerinde odaklanmaktadır. Akıcı konuşan bireylere kıyasla, kekemeliği olan bireylerin beyin aktivitelerinde ne gibi farklılıkların olabileceğini araştırmak üzere çeşitli beyin görüntüleme tekniklerinden yararlanılmaktadır. Son zamanlarda yapılan araştırmalar kekemeliğin nöro-fizyolojik boyutlarıyla ilgili önemli ipuçları vermektedir. Kekeme olanlarla kekeme olmayanların yada kekemelerin kekelemedikleri zamanki beyin faaliyetleri incelendiğinde, akıcı konuşma ve kekeleme arasındaki aktivitelerinin belirgin bir biçimde farklı olduğu gözlenmiştir. En son bulgular kekemeliğin konuşma anında değil öncesinde meydana gelen farklı beyin aktivitelerine yol açtığını ortaya koymaktadır Yapılan araştırmalarda, kekeleme anında sağ hemisferde normal konuşan bireyler göre farklı aktivasyonlar olduğunu ortaya koymuştur.</p>
<p>Yapılan araştırmalar sağ hemisferde ortaya çıkan sıra dışı aktivasyonun terapiyle ya da akıcılığı arttıran stratejilerle azaldığı görülmektedir.</p>
<p style="text-align: center;">Kekemelik geliştiğinde tedavi edilebilir mi?</p>
<p style="text-align: center;">Evet. Hem çocukların hem de yetişkinlerin tedavisine yönelik bir çok başarılı yaklaşım vardır. Bir tedavi yaklaşımının diğerinden üstün olduğuna yönelik bilimsel veri yoktur.</p>
<p style="text-align: center;">Kekemelik iyileştirilebilir mi?</p>
<p style="text-align: center;">Kekemelik için iyileştirme terimini kullanmaktan kaçınmak en iyisidir. Kekemelik bir hastalık değildir. Amaç iletişimde başarılı olmak ve akıcılığı arttırmak olmalıdır. Kekemelik kontrol altına alınabilen bir problemdir.</p>
<p style="text-align: center;">Kekemelik Bazen kendiliğinden düzelebilir bazen de uygun tedavilerle kekemelik genellikle kontrol altına alınabilir. Kekemelik tedavisinde temel amaç kekemeliği kontrol altına alarak akıcı konuşmayı sağlamaktır. Kekemelik, birçok durumda kişi için daha az sorun yaratıcı hale getirilebilir. Yani kekemelik davranışı tamamen ortadan kalkmasa bile denetim altına alınmış olur. Bu özellikle dil ve konuşma terapistlerinin çabasına ve kekemeliği olan kişinin ve yakınlarının işbirliğine bağlıdır.</p>
<p style="text-align: center;">Çocuğumun kekelediğini duyduğumda ne yapmalıyım?</p>
<p style="text-align: center;">Çocuklar genelde kekelediklerinin farkında değildir. Dikkatlerini kekelemelerine çekmeyin, “dur ve tekrar dene”, “konuşmadan önce düşün”, “daha yavaş konuş” gibi uyarılarda bulunmayın. Çocuğun söylediğini dikkatle ve sabırla dinleyin ve çocuğun nasıl söylediğine odaklanmayın.</p>
<p style="text-align: center;">Kekemeliğin tedavisi için kim yardımcı olabilir?</p>
<p style="text-align: center;">Çocuklarda ve yetişkinlerde kekemelik sorunu ile ilgili deneyimi olan bir dil ve konuşma terapistinden yardım almak sorunun giderilmesinde yardımcı olabilir.</p>
<p style="text-align: center;">Kekemelikte Kullanılan Tedavi Yöntemleri</p>
<p style="text-align: center;">Kekemelik probleminde uygulanan konuşma terapilerinde amaç, akıcılığın arttırılması ve iletişimin daha başarılı hale getirilmesidir. Bu amaç için dil ve konuşma terapistlerinin uyguladığı bir çok yöntem vardır. Bu tekniklerin uygulanması sırasında geribildirim vermek için bazı aletlerden ya da programlardan da faydalanılabilir. Ayrıca aile bireylerine de konuşma hızının yavaşlatılması ya da kekemeliği olan kişinin konuşmasının kesilmemesi şeklinde önerilerde bulunulur.</p>
<p style="text-align: center;">Kekemelik tedavilerinde izlenen sıra; değerlendirme, fark ettirme, değiştirme (tedavinin özü) ve genellemedir.  Değerlendirme aşamasında amaç, kekemelik davranışını tanıma, kekemelikle ilgili ayırıcı tanı yapma, kekemelik şiddetini ve terapi hedeflerini belirlemektir. Kekemelik terapisine başlarken  kekeleyen bireylerin konuşma davranışları ve kekemelik özellikleri değerlendirilir. Ayrıca kişinin kendisinin kekemelik davranışı hakkındaki düşünce ve tutumları ve bu kişinin çevresindeki insanların tutumları ve davranışları dikkate alınır. Fark ettirme aşamasında kişilere kekemelik problemi hakkında ve kendi düzeyleri hakkında bilgi verilir.</p>
<p style="text-align: center;">Değiştirme aşaması yani terapi aşamasında birçok farklı terapi yöntemi kullanılmaktadır. Ancak tüm terapi yöntemlerinin ortak yanı konuşma hızının yavaşlatılması ve konuşmanın yeniden düzenlenerek akıcı bir form kazanmasıdır. Uygulanacak terapi yöntemi belirlenirken uygulanacak yöntemin kişilerin hayatında kullanabileceği ve hayat akışını değiştirmeyeceği bir yöntem olması önemlidir. Bu nedenle 15 gün susularak ya da aşırı yavaş konuşularak kazanılan akıcılık zaman içerisinde yitirilmekte ve kekemelik problemi tekrar ortaya çıkmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;">Kekemelik terapisinde; blok modifikasyonu,  kolay konuşma tekniği, uzatılmış konuşma, nefes alıştırmaları gibi teknikler kullanılmaktadır. Bu tekniklerin dışında terapilerde yararlanılan çeşitli aletler de vardır. Kekeleyen kişinin konuşmasının belli bir oranda yavaşlatılarak kişinin kendi sesini duymamasını amaçlayan geciktirilmiş işitsel dönüt (Delayed Auditory Feedback), kekeleyen kişinin konuşmaya başladığında kulağına verilen bir gürültü ile kişinin sesini maskeleyen ve bireye geri bildirim veren araçlardan da zaman zaman yararlanılabilmektedir.</p>
<p style="text-align: center;">Kekemelik tedavisinin en zor ve zahmetli bölümü tedavide elde edilen alışkanlıkları günlük yaşama taşımaktır. Bu aşamaya “genelleme” aşaması denir. Klinik ortamda kazanılan bilgi ve davranışların gündelik yaşama geçirilmesi ve korunması gerekmektedir. İzlem sırasında hastanın hangi ortamlarda daha çok güçlük çektiği, hangi ortamlarda rahat olduğu ile ilgili bir takip listesi ve bununla ilgili bir değerlendirme skalası kullanılabilir.</p>
<p style="text-align: center;">Ayrıca okul öncesi çocuklar için farklı ülkelerde geliştirilmiş “Lidcombe”, “Fun with Fluency” vb. değişik programlar uygulanmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;">Kekemelik problemi yaşayan kişilerin bu konuda uzman kişilerden yardım alması önemlidir. Bu konuda eğitime sahip uzman dil ve konuşma terapistlerince uygulanacak terapiler kekemelik probleminin giderilmesinde yardımcı olacaktır. Dil ve konuşma terapistliği eğitimi olmayan kişilerce yapılan, kısa sürelerde kesin çözümler öneren programların gerçeği yansıtmadığı ve kısa vadede bir iyileşme olsa da zamanla kekemelik semptomlarının tekrar ortaya çıktığı unutulmamalıdır.</p>
<p style="text-align: center;">Gerek çocukluklarda gerekse yetişkinliklerde kekemeliği kontrol altına alabilmek ve akıcı konuşmayı sağlamak mümkündür. Sanılanın aksine kekemelik tedavisine başlamak için okuma yazmayı öğrenmeyi beklemekte gerekmemektedir. Bu konuda uzman dil ve konuşma terapistinden yardım almak ve iyileşmek için istekli olmak sorunun giderilmesine yardımcı olacaktır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Serkan BENGİSU</strong><br />
<strong>Uzman Dil ve Konuşma Terapisti</strong></p>
<p style="text-align: center;">Çocuklarda Konuşma Gelişimi ve Konuşma Problemleri</p>
<p style="text-align: center;">İnsanlar arası iletişim sağlamanın en önemli yolu konuşmadır. Ailelerin çocuklarının gelişimine ilişkin olarak en öncelikli bekledikleri aşamalardan biri çocuklarının konuşmaya başlamasıdır. Anne-baba olmanın zevkini yaşamak ve çocukların sosyalleşebilmesi için çocukların &#8220;dillenmesi&#8221; gerekir. Bu mucizevi olay birçok çocukta kendiliğinden gerçekleşir ve çocuklar anadillerini kendiliklerinden öğrenmiş olurlar. Ama bu iş sanıldığı gibi zahmetsiz değildir ve bir anda gerçekleşmez.</p>
<p style="text-align: center;">Çocuğun iletişimi doğumla birlikte başlar. Çocuğun ağlamaya başlaması ve ağlamayı iletişim için kullanması bile bir çeşit dil becerisidir. Çocuklar, kısa zamanda ağlama seslerinden farklı sesler çıkarır ve işittikleri belli sesleri algılamaya ve yorumlamaya başlarlar. Pek çok çocuk, bir yaş civarı ilk anlamlı sözcüklerini çıkarıp en geç 2-3 yaş gibi düzgün bir şekilde konuşmaya başlar. Ancak bu durum bazen böyle olmayabilir ve çocuklar zamanında konuşmaya başlayamayabilirler. Ya da konuşmaya başlasalar dahi sesleri telaffuz etmeyle ve/veya doğru sıraya dizmeyle ilgili sorunlar yaşayabilirler.</p>
<p style="text-align: center;">Bu sorunlar aileleri giderek endişelendiren bir hal alır. Bazen bu sorunlar uzun yıllar etkisini sürdürecek ve hatta tam olarak düzelmeyecek sorunların da habercisi olabilir. Çünkü dil ve konuşmayla ilgili sorunları olan çocuklarda sonrasında okuma ve yazmayı öğrenmede zorluklar görülebilir. Yani bu tip çocuklar ileriki yıllarda akademik başarısızlık, öğrenme sorunları, dikkat eksikliği, özgüven kaybı, yaşıtları ile ilişkilerde davranış sorunları ve uyum bozuklukları gibi alanlarda potansiyel risk taşımaktadırlar.</p>
<p style="text-align: center;">Konuşma Problemlerine Neden Olan Faktörler Nelerdir?</p>
<p style="text-align: center;">Çocuğun konuşma problemlerinin görülmesinde birçok faktör rol oynayabilir. Doğumla birlikte gelen veya doğum sırasında oluşan sorunlar, kromozom anomalileri, motor gelişim geriliği, işitme kaybı ve görme özrü gibi bazı duyusal kayıplar, genetik bozukluklar, ailede gecikmiş dil öyküsü, zeka geriliği, yarık dudak/damak gibi konuşma organlarındaki yapısal sorunlar, otizm, yaygın gelişimsel bozukluk gibi problemler, çevresel koşullar, dil ve konuşma gelişimini destekleyici uyaranların az olması, anne-babanın tutum hataları gibi birçok nedene bağlı olabileceği gibi bazen tüm bu nedenlerden bağımsız olarak da görülebilmektedir.</p>
<p style="text-align: center;">Özgün Dil Bozukluğu Terapisindeki Temel Yaklaşımlar</p>
<p style="text-align: center;">Dil bozukluğuolan bir çocuğun tedavi sürecine katkıda bulunabilmek için aileler tarafından yapılması gereken bir takım şeyler vardır. Zira dil bozuklukları, bir uzman uzmanın uygulayacağı dil terapisi sisteminin yanı sıra, ailelerin davranışları ile yaptığı destekler ile tedavi edilir. Tüm dil bozuklukları çeşitlerinde ailelerin katkısı çok önemli bir yer tutmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;">Çevreyi düzenleme</p>
<p style="text-align: center;">Aileler, dil bozukluğu olan çocuklarını, doğal gözüken ortamlarla konuşmaya ve iletişim kurmaya itmelidir. Çevreyi uygun şekillerde düzenleyerek dil terapisi konusunda önemli bir katkı yapmış olursunuz.</p>
<ul style="text-align: center;">
<li>Çocuğun istediği şeyleri görüş mesafesine fakat ulaşamayacağı bir yere koyun.</li>
<li>Materyalleri yalnızca yetişkin yardımıyla alınabilecek yere koyun ( sıkıca kapatılmış saydam plastik kutu)</li>
<li>Rutinlerin olması gereken sırasını bozma ( çorabını giymeden ayakkabısını verme..)</li>
</ul>
<p style="text-align: center;">Çocuğun yönlendirmesine izin verin</p>
<ul style="text-align: center;">
<li>Çocuğun seçip oynadığı oyuncaklara dikkatinizi verin ve onun hakkında konuşun.</li>
<li>İletişimi mümkün oldukça çocuğun başlatmasını sağlayın (uzun sessizlik olsa bile). Bu durumda dil bozukluğu olan çocuk konuşmayı ve iletişime geçmeyi gereklilik olarak algılayacaktır)</li>
<li>Motor taklit- çocuğun yaptığı motor hareketin aynısını ya da abartılmış veya azaltılmış biçimini çocuk yapar yapmaz taklit edin.(Erken dönem sıra alma davranışını yerleştirmek için bir dil terapisi yöntemidir).</li>
<li>Vokal taklit- çocuğun çıkarttığı sesleri birebir yada değiştirilmiş bir biçimde üretme ( çocuk ‘aaahh’ der yetişkin ‘ahh’ veya ‘baaa’ der)</li>
</ul>
<p style="text-align: center;">Sosyal rutinler oluşturma</p>
<ul style="text-align: center;">
<li>Çocuğu tekrarlı, ne olacağı bilinen oyunları öğret ör ‘ce ee’, ‘ geldim geldim ‘vs, aile üyelerinde bunu günde en az bir kere oynamasını isteyin.</li>
<li>Oyunu biraz değiştirin ( kırmızı balık şarkısını içine daha uzun şeyler sokun, bu durum dil bozuklukları olan çocuğa çeşitlilik katacak dil terapisi konusunda da artı değer sağlayacaktır)</li>
</ul>
<p style="text-align: center;">Teşvikler:</p>
<ul style="text-align: center;">
<li>Zaman gecikme teşviki: Rutinlerdeki sıra almanın bölünmesi, duraksatılması ile gerçekleştirilir.( ör: çocukla karşılıklı top atmaca oynanıyorsa yetişkin topu tutar, çocuğa vermez, çocuktan işlemin devamı için bir yanıt gelmeden de topu yollamaz. Bu dil bozukluğu olan çocuğu konuşmaya iter)</li>
<li>Bakış kesişmesi: Göz kontağı kurmak için yetişkin başını çocuğun görme alanına sokar ve yavaşça takip etmesini sağlar. Çocuk düzenli olarak göz kontağı kurmaya başladığında bu durum azaltılır.</li>
<li>Sözel teşvikler: iletişim elde etmek için açık uçlu sorular sorulur (ne?) veya emirler verilir (‘bana bak’.)</li>
</ul>
<p style="text-align: center;">Modeller</p>
<ul style="text-align: center;">
<li>Sesli modeller: çocuğun kullandığı seslerin yetişkin tarafından gecikmeyle taklit edilmesi. Eğer çocuk ‘ba’ sesini çıkartmışsa, farklı bir zamanda yetişkin çocuktan ses çıkartmasını sağlamak için ‘ba’yı kullanır. Bu hareket dil terapisi uygulanan bir çocuğa aşama kaydettirecektir.</li>
<li>Jest modeller: çocuğun presembolik(sembol öncesi) jestlerinin kullanımını uygun zamanlarda model olarak kullandırtma. (ör: uçak başımızın üzerinden geçerken, yetişkinin parmağıyla işaret etmesi, sözel olmayan bir yorumdur.)</li>
</ul>
<p style="text-align: center;">Doğal Sonuçlar</p>
<ul style="text-align: center;">
<li>Çocuğun ifade edilen amacı anladığından emin olun. Eğer çocuk bir protesto eyleminde bulunuyorsa (ki bu durum dil bozukluğu olan bir çocukta normal bir harekettir) çocuk protestosunu sonlandırdığında onu onurlandırın (sosyal pekiştirme). Çocuğun istediği herhangi bir obje verilir ve çocuğun ortak dikkat çekmek istediği şeylere yönelin.</li>
<li>İletişimin gerçekleştiğini çocuğa bildirin. Gülümseyin, bakın veya çocuğun amaçlı yaptığı her davranışa yorum yapın. Bu şekilde kendiniz bir dil terapisi sistemi oluşturmuş olursunuz.</li>
<li>Dilsel haritalama sunun. Çocuğun sözel olmayan iletişim niyetini kelimelere dökün. Örnek: Çocuk bir bardağı gösterir biz “bu bir bardak, bana bunu göstermen ne güzel” diyebiliriz.</li>
</ul>
<p style="text-align: center;">Dil Bozuklukları hakkında daha detaylı bilgi için diğer makalelerimizi de inceleyiniz.</p>
<p style="text-align: center;">Language Disorders: A Functional Approach to Assessment and Intervention (4th edition) <a href="http://www.bestwebbuys.com/Robert_E_Owens-author.html?isrc=b-compare-author">Robert E. Owens</a>, 2003,Allyn &amp; Bacon</p>
<p style="text-align: center;">Beyin ve Dil (Nörolinguistik Çalışmalar)</p>
<p style="text-align: center;">İnsan beyninin doğum öncesi geçirdiği biyolojik ve fizyolojik süreçte oluşan ve bir tür ön hazırlık olarak adlandırabileceğimiz özelleşmiş bölgelerdeki dile ilişkin ilkeler (zihinsel dilbilgisi), doğum sonrasında destekleyici beyin yapılarının da gelişimi eşliğinde dış dünyadan gelen uyaranlar doğrultusunda işlerlik kazanmaya başlar. Sosyal süreç olarak adlandırılan bu aşamada çocuk, içine doğduğu toplumun dilini, aldığı dilsel uyaranların beynindeki özel alanlara erişip onları işler kılmasıyla edinmeye ve bir süre sonra da kullanıma dökmeye başlar. Bu durumda, dil edinimi için beyindeki biyolojik ve fizyolojik yapılanmanın gerekli ancak yeterli olmadığı sonucuna varabiliriz. Bu ön hazırlığın ya da bir başka deyişle, beyindeki dil için özelleşmiş bölgelerin işlerlik kazanabilmesi için uyaranların gelmesi gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: center;">Doğum öncesi dönemde beynin gelişiminde ortaya çıkan işleyiş bozuklukları ya da sonradan oluşan hasarlara dayalı dil sisteminin işleyişini etkileyen görünümler, hem beyin sisteminin hem de dil sisteminin işleyişine ilişkin bulgular sunmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;">Doğanın bilinen en karmaşık nesnesi olan insan beynini ve onun en yetkin ürünlerinden biri olan dil sistemini çözmeye çalışan farklı alanlardaki bilim insanları, inceleme konularının ancak alanlararası bir yaklaşımla ele alındığında çözümlenebileceği gerçeğine vardıklarında beyin sistemini inceleyen nörolojiyle dil sistemini inceleyen dilbilimin birlikteliğinden nörolinguistik ya da sinirdilbilim altalanı ortaya çıkmıştır.</p>
<p style="text-align: center;">Dil edinimi, gelişimi ve kullanımı süreçlerinde dil sisteminin işleyişinde görülen aksamaların sistemin hangi düzleminde ya da hangi bileşende, nasıl oluştuğu konusundaki dilbilimin sunduğu veriler, beyinbilimcilerin, bu süreçlerin işleyişinde beyin sisteminin nasıl işlediği/işlemediği verileriyle birleştiğinde çözüme ulaşmak artık daha kolay olmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;">Dil sisteminin işleyişine ilişkin veriler aksaklıkların, düzensizliklerin giderilmesi aşamasında da, yani, sağaltım diye adlandırabileceğimiz dönemlerde de olumlu katkılar sağlamaktadır.</p>
<p style="text-align: center;">Aynı durum, dil ve konuşma bozuklukları alanı için de söz konusudur. Çocukların dil edinimi ve gelişimi dönemlerinde karşılaşılan aksamaların sistemin işleyişindeki temel bileşenlerin hangisinde olduğunun bilinmesi, kritik dönem içinde sorunun büyük ölçüde çözümlenebilmesine de olanak sağlayacaktır.</p>
<p style="text-align: center;">Dilbilimciler, dil sisteminin işleyişinde 4 temel bileşenin bulunduğunu kabul etmektedirler: Sesbilimsel, sözdizimsel, anlambilimsel ve kullanımbilimsel bileşen. Bir konuşma eyleminin gerçekleşebilmesi için beyinde seslerin kodlanması, bu seslerin sözcüklere ve tümcelere dönüşmesi gerekmektedir. Bu kodlama dilin sesbilimsel yapısını oluşturmaktadır. Konuşma sırasında, sesbilimsel yapı, konuşma seslerini seçme-birleştirme işlemiyle biraraya getirip düşünce boyutundaki kavramların imgeleri olan sözcüklere dönüştürmemizi sağlarken beyin de bu dizgeyi, ses yolu kaslarına gönderdiği komutlara dönüştürür. Konuşulanı çözümlerken de beyin, işitsel sinirlerden gelen sürekli ve içiçe verileri, hem sesler ve sözcükler arasındaki sınırları hem de sesin yavaş-hızlı, alçak-yüksek-fısıltı ayrımlarını belirleyerek algılanmasını sağlar. Sesbilimsel yapı, konuşma seslerini biraraya getirip sözcük üretiminin ilk aşamasını oluştururken sözdizimsel yapı, bu sözcüklerin doğuştan gelen zihinsel dilbilgisi kuralları çerçevesinde biraraya gelmesini ve daha büyük birimler olan öbek ve tümcelerin ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Anlamlı birimlerin daha büyük anlamlı birimlere dönüşmesini olanaklı kılan sözdizimsel yapıyı oluşturan kurallar bütününün işleyişi, edinim sürecindeki çocuğun beyninde var olduğu savlanan zihinsel dilbilgisinin varlığını da kanıtlamaktadır. Dilin üçüncü bileşeni olan anlambilimsel bileşen aracılığıyla sözcüklerarası ve tümcelerarası ilişkiler kurulabilmektedir. İnsanlar, nesneler ve olaylarla ilgili bilişsel düşüncelerini, dünya bilgilerini anlatabilmek için dilsel yapılara başvurmakta, böylece, dünya bilgisi, yaşanılanlar, deneyimler, kültür öğeleri dilin anlam bilimsel bileşenine yansımaktadır. Beyindeki dilin, diğer üç bileşenin çalışmasıyla oluşturduğu iletişimsel veriler, somuta dökülüp alıcı/dinleyici/okuyucu tarafından algılanma sürecine girdiğinde kullanım bilimsel bileşen de devreye girer. Bu durumda dördüncü bileşenin algılama-anlamlandırma süreciyle ilişkili olduğu söylenebilir. İletinin gönderildiği bağlam, alıcı ve vericinin artalan bilgileri, yaşantı ortaklığı olarak nitelendirilebilecek ortak deneyimleri, alıcı ve vericinin ruhsal durumları ve birbirlerinin zihinsel durumlarını anlayabilecek durumda olmaları, iletinin alımlanmasında büyük rol oynamaktadır. Çünkü bilindiği gibi, konuşma eylemi, konuşucunun amacı ve sezdirimleriyle dinleyicinin çıkarımlarının bir bileşkesidir.</p>
<p style="text-align: center;">Konuşma eylemi sırasında dilin bu sözünü ettiğimiz 4 bileşeni bir arada işler. Bir tümcenin üretiminde sözcükler belirli bir sözdizimsel sıralamayla dizimlenirken anlambilimsel ve sesbilimsel özellikler de tanınmakta, kullanımbilimsel veriler de devreye girmektedir. Bir başka deyişle, beyinde, dili oluşturan en küçük birimlerin yer aldığı sözlükçelerin bulunduğunu ve her üretim aşamasında zihinsel dilbilgisinin kuralları çerçevesinde bir seçme-birleştirme işleminin yaşandığını söyleyebiliriz. Sözdizimsel bileşenin kurucu, diğer bileşenlerin yorumlayıcı işlev yüklendikleri yönündeki sav, birinin diğerinden daha az önemli olduğunu değil, bütünün ortaya konabilmesi için tüm bileşenlerin birbirleriyle bağlantılı biçimde eksiksiz çalışması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu bileşenlerden birinde ya da bileşenler arasındaki bağlantıda yaşanan sorunların, sistemin bütününün işleyişini aksattığını araştırmalar göstermektedir</p>
<p style="text-align: center;">Bu bağlamda sizlerle Dilbilim bölümünde ortaya konmuş birkaç çalışmanın bulgularını paylaşmak istiyorum. Doğuştan ya da sonradan oluşan travmalarla kendini gösteren beyin işleyişindeki aksamaların dil sistemindeki görünümlerini belirlemek amacıyla yapılan araştırmalarda en çok zorlanılan konunun veri toplama olduğunu belirtmek gerekir. Kimi zaman hastaların iletişim kurmak istememelerinden kimi zaman da hastalarla görüşülmesini istemeyen kurumlardan kaynaklanan sorunlar olabildiğince aşılmaya çalışılmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;">Dil ve konuşma bireylerin kendilerini ifade etme, iletişim kurma ve sosyal hayatı</p>
<p style="text-align: center;">paylaşmalarındaki en önemli araçlardandır. Birey doğumundan itibaren çevresinde olan</p>
<p style="text-align: center;">biteni anlamaya, istek ve ihtiyaçlarını ifade etmeye çalışırken dili kullanır. Dil, genellikle</p>
<p style="text-align: center;">konuşma ile aynı kavram gibi algılanmakla birlikte konuşmayı, yazmayı ve sembollerle</p>
<p style="text-align: center;">ifade etmeyi de içeren daha geniş kapsamlı bir kavramdır. Konuşma ise seslerin fiziksel</p>
<p style="text-align: center;">olarak üretilmesi ve dili kullanarak sözlü iletişim kurma yöntemidir. Özetle dil sözlü olan</p>
<p style="text-align: center;">ve olmayan, kültürle de bağlı çok geniş bir kapsama sahipken konuşma, dilden kesin</p>
<p style="text-align: center;">sınırlarla ayrılamayan ancak dil ile bağlantılı bir parçayı oluşturmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;">Dil ve konuşma gelişimi zihinsel, fiziksel ve duygusal gelişimden bağımsız</p>
<p style="text-align: center;">değildir. Bu alanlardan herhangi birinde yaşanan bir güçlük, dil ve konuşmayı olumsuz</p>
<p style="text-align: center;">yönde etkileyebilmektedir. Dil ve konuşma güçlüklerini ortaya çıkaran nedenler arasında,</p>
<p style="text-align: center;">zihinsel yetersizlik, işitme kaybı, gelişimsel gecikmeler, bazı cerrahi girişimler sonrası</p>
<p style="text-align: center;">sorunlar, beyin hasarları, yarık damak/dudak gibi yapısal bozukluklar, serebral palsi gibi</p>
<p style="text-align: center;">kasları etkileyen hastalıklar, sesin yanlış kullanımı vb. pek çok neden sayılabilir. Dil ve</p>
<p style="text-align: center;">konuşma güçlüklerinin sınıflandırılmasında farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Dil ve</p>
<p style="text-align: center;">Konuşma Güçlüğü Destek Eğitim Programı’nda, bireylerin bu alanda yaşadıkları</p>
<p style="text-align: center;">yetersizlikler dikkate alınarak gruplandırma yapılmıştır. Bu doğrultuda Dil ve Konuşma</p>
<p style="text-align: center;">Güçlüğü Destek Eğitim Programı beş ayrı modülden oluşan bir sistem hâlinde</p>
<p style="text-align: center;">düzenlenmiştir. Bu modüller, Sesletim ve Ses Bilgisi, Akıcı Konuşma, Ses</p>
<p style="text-align: center;">Bozukluklarının Sağaltımı, Gelişimsel Dil, Edinilmiş Dil Bozukluklarının Sağaltımı</p>
<p style="text-align: center;">başlıkları altında hazırlanmıştır.</p>
<p style="text-align: center;">Dil ve Konuşma Güçlüğü Destek Eğitim Programı, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı</p>
<p style="text-align: center;">faaliyet gösteren özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde uygulanmak üzere, dil</p>
<p style="text-align: center;">ve konuşma güçlüğü olan bireylerin günlük iletişimde ihtiyaçlarını karşılayacak dil ve</p>
<p style="text-align: center;">konuşma becerilerinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;">Programın hazırlanmasında 3797 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve</p>
<p style="text-align: center;">Görevleri Hakkında Kanun’un Ek.3 maddesi ile 24.07.2008 tarihli ve 5793 sayılı Bazı</p>
<p style="text-align: center;">Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 25. maddesi</p>
<p style="text-align: center;">dayanak teşkil etmektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>ÖZÜR GRUBUNUN TANIMI VE ÖZELLİKLERİ</strong></p>
<p style="text-align: center;">Bireyin sözel, sözel olmayan veya grafik sembol-işaret sistemlerini kullanarak</p>
<p style="text-align: center;">iletişim kurma (alma, gönderme, işlemleme, kavrama-anlama) yetisinde kişisel, sosyal,</p>
<p style="text-align: center;">eğitim ve iş hayatını etkileyen yetersizliklerdir. Bu yetersizliklerde işitme, dil ve</p>
<p style="text-align: center;">konuşma süreçleri hafif düzeyden çok ağır düzeye yayılan gelişimsel ya da edinilmiş</p>
<p style="text-align: center;">(sonradan ortaya çıkan) olarak etkilenebilir. Bu yetersizlikler belirli bir tıbbi nedene</p>
<p style="text-align: center;">dayalı olabileceği gibi belirli bir nedene bağlı olmayabilir ve/veya çeşitli özür gruplarına</p>
<p style="text-align: center;">ikincil olarak eşlik edebilir. Dil ve konuşma güçlükleri ana hatlarıyla beş alt grupta</p>
<p style="text-align: center;">modüler olarak toplanmıştır:</p>
<ol style="text-align: center;">
<li><strong> Sesletim (Artikülasyon) ve Ses Bilgisi (Fonoloji) Bozuklukları</strong>: Konuşma seslerinin</li>
</ol>
<p style="text-align: center;">ve dile ait ses birimlerin beklenenden farklı olarak sesletimi; ve ana dilin ses sistemi ve</p>
<p style="text-align: center;">ses birleşimlerini düzenleyen kuralları anlama ve kullanmada güçlüktür. Bu bozukluklar;</p>
<p style="text-align: center;">konuşma sesinin özelliklerinde, çarpıtılmalar; bir ses yerine başka ses kullanma, ses</p>
<p style="text-align: center;">düşürme, ekleme, arka sesleri (k, g) öne getirme (t, d), ya da sürtünmeli sesleri (f, v, s, z,</p>
<p style="text-align: center;">ş, j) durak sesi olarak çıkarma (t, d, p, b) gibi hata örüntüleri ile belirlenir. Bu durum</p>
<p style="text-align: center;">konuşmanın anlaşılırlığını olumsuz yönde etkiler.</p>
<ol style="text-align: center;" start="2">
<li><strong> Akıcı Konuşma Bozuklukları</strong>: Konuşmada beklenenden farklı hız, ritim gözlenmesi,</li>
</ol>
<p style="text-align: center;">ses, hece, sözcük ya da sözcük öbeği tekrarları, uzatmalar veya bloklar biçiminde</p>
<p style="text-align: center;">konuşma akışının kesintiye uğramasıdır. Bunlara aşırı gerginlik, çabalama davranışları ve</p>
<p style="text-align: center;">ikincil davranışlar eşlik edebilir.</p>
<ol style="text-align: center;" start="3">
<li><strong> Ses Bozuklukları: </strong>Bireyin yaşına ve cinsiyetine uygun olmayan ses üretimi ve/veya</li>
</ol>
<p style="text-align: center;">ses kalitesinin, perde (ton), şiddet, rezonans, ve/veya süre gibi özelliklerinde ortaya çıkan</p>
<p style="text-align: center;">bozukluklardır.</p>
<ol style="text-align: center;" start="4">
<li><strong> Gelişimsel Dil Bozuklukları: </strong>Konuşma, yazı ve/veya diğer sembol sistemlerinin alıcı</li>
</ol>
<p style="text-align: center;">(algılanması-anlaşılması) ve/veya ifade edici (kullanılması) boyutlarında dilin biçim</p>
<p style="text-align: center;">bilgisi (morfoloji), söz dizimi (sentaks), anlam bilgisi (semantik), edim bilgisi/kullanım</p>
<p style="text-align: center;">bilgisi (pragmatik) alt sistemlerini kapsayan bozukluklardır. Bu bozukluklar doğuştan</p>
<p style="text-align: center;">veya bebeklik/çocukluk çağında ortaya çıkan gelişimsel nitelik taşırlar.</p>
<ol style="text-align: center;" start="5">
<li><strong> Edinilmiş Dil Bozuklukları: </strong>Bu bozukluklar dil kazanıldıktan sonra çoğunlukla</li>
</ol>
<p style="text-align: center;">ergenlik döneminde ya da yetişkin yaşlarda herhangi bir nedenle dil ve konuşmanın</p>
<p style="text-align: center;">kaybı biçiminde görülür. Bu bağlamda konuşma, yazı ve/veya diğer sembol sistemlerinin</p>
<p style="text-align: center;">alıcı (algılanması-anlaşılması) ve/veya ifade edici (kullanılması) boyutlarında dilin biçim</p>
<p style="text-align: center;">bilgisi (morfoloji), söz dizimi (sentaks), anlam bilgisi (semantik), edim bilgisi/kullanım</p>
<p style="text-align: center;">bilgisi (pragmatik) alt sistemlerini kapsayan bozukluklardır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>PROGRAMIN DÜZEYİ</strong></p>
<p style="text-align: center;">Program, doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle dil ve konuşma becerileri ve</p>
<p style="text-align: center;">günlük yaşam aktiviteleri olumsuz etkilenmiş her yaştaki bireyin genel ve gelişimsel</p>
<p style="text-align: center;">özellikleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>PROGRAMIN GENEL AMAÇLARI</strong></p>
<p style="text-align: center;">Program ile bireylerin;</p>
<ol style="text-align: center;">
<li>Sesletim (artikülasyon) ve ses bilgisel farkındalık (fonolojik) becerilerini</li>
</ol>
<p style="text-align: center;">geliştirmeleri,</p>
<ol style="text-align: center;" start="2">
<li>Günlük iletişimde konuşma hızını ve ritmini işlevsel ve akıcı bir şekilde</li>
</ol>
<p style="text-align: center;">kullanmaları,</p>
<ol style="text-align: center;" start="3">
<li>Sesini kalite, perde, şiddet, rezonans, ve/veya süre gibi özellikler yönünden yaşına</li>
</ol>
<p style="text-align: center;">ve cinsiyetine uygun olarak kullanmaları,</p>
<ol style="text-align: center;" start="4">
<li>Alıcı ve ifade edici dil becerilerini geliştirmeleri,</li>
<li>Okuma- yazma becerilerini geliştirmeleri,</li>
<li>Günlük iletişimde alternatif ve destekleyici iletişim yöntemlerini kullanmaları</li>
</ol>
<p style="text-align: center;">beklenmektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>ANKARA DİL ve KONUŞMA GÜÇLÜĞÜ ÜZERİNE PROGRAM İLE İLGİLİ AÇIKLAMALAR</strong></p>
<ol style="text-align: center;">
<li>Modüllerde yer alan kazanımlar, dil ve konuşma güçlüğü destek eğitim programında</li>
</ol>
<p style="text-align: center;">yer alan genel amaçlara ulaşmasını sağlayıcı nitelikte belirlenmiştir.</p>
<ol style="text-align: center;" start="2">
<li>Programı oluşturan modüller ve kazanımlar bireylerin dil ve konuşma alanında sahip</li>
</ol>
<p style="text-align: center;">olduğu yetersizlikler göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır. Birey ihtiyaçlarına</p>
<p style="text-align: center;">göre aynı anda birden fazla modülden yararlanabilir. Örneğin, bir çocukta hem</p>
<p style="text-align: center;">sesletim hem de akıcı konuşma sorunu olabilir. Bu durumda birey her iki modülden</p>
<p style="text-align: center;">yararlanabilir.</p>
<ol style="text-align: center;" start="3">
<li>Modüller arasında bir aşama ve sıra bulunmamaktadır. Modüllerin seçiminde bireyin</li>
</ol>
<p style="text-align: center;">ihtiyaçları ve özellikleri dikkate alınmalıdır.</p>
<ol style="text-align: center;" start="4">
<li>Bireyin bireyselleştirilmiş eğitim programına alınacak kazanımlar belirlenirken</li>
</ol>
<p style="text-align: center;">kişinin dil gelişimi, bilişsel, fiziksel, psiko sosyal özellikleri, yaşı, cinsiyeti,</p>
<p style="text-align: center;">çevresi, sağlık durumu vb. faktörler dikkate alınmalıdır.</p>
<ol style="text-align: center;" start="5">
<li>Dil ve konuşma güçlüğü olan bireylerin ek olarak başka bir yetersizliği olması</li>
</ol>
<p style="text-align: center;">hâlinde ihtiyaç duyulan diğer destek eğitim programlarından da yararlanması</p>
<p style="text-align: center;">sağlanmalıdır.</p>
<ol style="text-align: center;" start="6">
<li>Program modüllerinde yer alan kazanımların gerçekleşebilmesi için öğrenme ve</li>
</ol>
<p style="text-align: center;">öğretme sürecinde gerekli modüllerde belirtilen araç gereç ve donanımlar</p>
<p style="text-align: center;">sağlanmalıdır. Destek eğitim sürecinde kullanılacak araç ve gereçler bireyin yaşı, dil</p>
<p style="text-align: center;">gelişimi, sağlık durumu, bilişsel, psiko sosyal, fiziksel özellikleri vb. dikkate alınarak</p>
<p style="text-align: center;">seçilmelidir. Dil ve Konuşma Güçlüğü Destek Eğitim Programı uygulanırken</p>
<p style="text-align: center;">çocuklara yönelik olarak sesli ve renkli oyuncaklar (pelüş ve plastik hayvanlar,</p>
<p style="text-align: center;">taşıtlar, bebekler, legolar, hamur vb.), resimli kartlar, oyun kartları, fotoğraflar, eşleme</p>
<p style="text-align: center;">kartları, sıralama kartları boyama ve kavram kitapları, değerlendirme formları, test</p>
<p style="text-align: center;">materyalleri, sözcük/cümle listeleri, Millî Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve</p>
<p style="text-align: center;">Eğitim Araçları Yönetmeliği&#8217;ne uygun olan okuma ve resimli hikâye kitapları,</p>
<p style="text-align: center;">teknolojik araç ve gereçler, ayna, kronometre, metronom vb. araç ve gereçler</p>
<p style="text-align: center;">kullanılabilir. Yetişkinlerle ise yaşı mesleği, sosyokültürel özelliklerine uygun araç ve</p>
<p style="text-align: center;">materyaller kullanılmalıdır.</p>
<ol style="text-align: center;" start="7">
<li>Programı uygulayan uzman, eğitim ortamını en uygun biçimde hazırlamalı ve eğitim</li>
</ol>
<p style="text-align: center;">sırasında eğitim teknolojilerini etkin biçimde kullanmalıdır.</p>
<ol style="text-align: center;" start="8">
<li>Bireyin eğitim planı doğrultusunda bağlı olduğu rehberlik araştırma merkezi, varsa</li>
</ol>
<p style="text-align: center;">devam ettiği okul ya da kurum ve diğer ilgili kuruluşlarla iş birliği yapılmalıdır.</p>
<p style="text-align: center;">Bireyin eğitim planı, yapılacak çalışmalar, öneriler konusunda varsa devam ettiği</p>
<p style="text-align: center;">kurum/okul personeli (sınıf öğretmeni, rehber öğretmen, özel eğitim öğretmeni, branş</p>
<p style="text-align: center;">öğretmeni, kurum psikoloğu, çocuk gelişimcisi, çocuk eğiticisi, doktor vb.) ile görüş</p>
<p style="text-align: center;">alışverişi yapılarak bireyin gelişimi desteklenmelidir. Öğrencinin kayıtlı olduğu</p>
<p style="text-align: center;">eğitim kurumuna, öğretimsel uyarlamalar ve değişikliklere (sınıf ortamı, öğretim</p>
<p style="text-align: center;">yöntemi, öğretmenin yönergelerin niteliği, etkinliğin tamamlanması için verilen süre,</p>
<p style="text-align: center;">etkinlik sayısı, etkinliğin/ çalışmanın tekrar yapılması için süre verilmesi, grup</p>
<p style="text-align: center;">çalışmaları vb.) yönelik önerilerde bulunulmalıdır.</p>
<ol style="text-align: center;" start="9">
<li>Bireyin destek eğitim sürecinin sonunda devam ettiği kurum tarafından hazırlanan</li>
</ol>
<p style="text-align: center;">gelişim raporu ve ekinde birey kazanımlarının günlük yaşama geçişini ve kalıcılığını</p>
<p style="text-align: center;">sağlayacak öneriler, bağlı olduğu rehberlik ve araştırma merkezinin yanı sıra bireyin</p>
<p style="text-align: center;">ailesine/2828 sayılı yasa ile devlet koruması altında bulunan bireyin vasi statüsünde</p>
<p style="text-align: center;">olan kuruma, varsa devam ettiği okulun rehberlik ve psikolojik danışma servisine</p>
<p style="text-align: center;">iletilmelidir.</p>
<ol style="text-align: center;" start="10">
<li>Destek eğitim alan bireyin eğitim sürecinde edindiği kazanımların sosyal yaşama</li>
</ol>
<p style="text-align: center;">geçişinin ve deneyim zenginliğinin sağlanması için çevresi ile iletişimde bulunacağı</p>
<p style="text-align: center;">oyun, drama, tiyatro, gezi, spor vb. etkinliklere bireysel eğitim programı içinde yer</p>
<p style="text-align: center;">verilmelidir. Birey ve aile, dil ve konuşma becerilerinin gelişimine destek olabilecek</p>
<p style="text-align: center;">izcilik, tiyatro, spor etkinlikleri, müzik aleti çalma, resim yapma, iş ve mesleğine</p>
<p style="text-align: center;">uygun etkinlikler vb. biçimde zamanını değerlendireceği sosyal ve kültürel faaliyetler</p>
<p style="text-align: center;">konusunda bilgilendirilmeli ve yönlendirilmelidir.</p>
<ol style="text-align: center;" start="11">
<li>Programı uygulayan personel tarafından destek eğitim programı kapsamında uzman</li>
</ol>
<p style="text-align: center;">desteği alınabilir. Gecikmiş konuşma ve işitme engelli çocukların dil gelişim sürecinde</p>
<p style="text-align: center;">eğitim odyologları ve işitme engelliler öğretmenlerinden; nörolojik sorunlu bireylerde</p>
<p style="text-align: center;">fizyoterapist desteği alınabilir. Gerektiğinde psikolog, psikiyatr, rehber öğretmen,</p>
<p style="text-align: center;">KBB uzmanı, çocuk hastalıkları uzmanı, plastik cerrahi uzmanı, nörolog, ortodonti</p>
<p style="text-align: center;">uzmanı/diş hekimi ile de iş birliği yapılabilir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ankara Dil ve Konuşma Güçlüğü</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>PROGRAMIN YAPISI</strong></p>
<p style="text-align: center;">Dil ve Konuşma Güçlüğü Destek Eğitim Programı genel amaçlarına ulaşmasını</p>
<p style="text-align: center;">sağlayacak çeşitli modüller ve modüllere yönelik kazanımlardan oluşmaktadır. Her bir</p>
<p style="text-align: center;">modülde bireylerde ulaşılması beklenen kazanımlar, içerik, açıklamalar ve ölçme</p>
<p style="text-align: center;">değerlendirme bölümleri yer almaktadır.</p>
<p style="text-align: center;">Modüllerde yer alan kazanımlar bireye kazandırılacak bilgi, beceri ve tutumlardan</p>
<p style="text-align: center;">oluşmaktadır. Modüller uygulayıcıya rehber olabilmesinin yanında eğitim kurumlarının</p>
<p style="text-align: center;">uygulayacağı bir standart getirdiği gibi ölçme ve değerlendirme sürecini de</p>
<p style="text-align: center;">kolaylaştırmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;">Dil ve Konuşma Güçlüğü Ankara</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dil ve Konuşma Terapisi küçük yaş gruplarında oyun terapisi ile sentezlenerek verilmektedir:</strong></p>
<p style="text-align: center;">Günümüzde yetişkinler için yapılan danışmanlıkların, çocukların dünyasında oyun terapisi olarak karşılık bulduğunu söyleyebiliriz. Çocukların canlarını sıkan olay ve durumları ifade etmeleri zordur. Duygularını, düşüncelerini, ihtiyaçlarını en doğal şekilde dile getirme şansını çocuklara &#8220;Oyun Terapisi&#8221; sağlamaktadır. Uzmanlarımız sayesinde çocuklar kendilerini, dünyamızı daha iyi anlamaya başlar, hayata daha güzel bakabilmek için gereken yetenekleri geliştirmeyi öğrenirler. Bu doğrultuda oyun terapisti olan uzmanımızın ruh sağlığını koruyucu etkisi gözle görülür hale gelir. Seanslarımızdan sonra çocuğunuzla iletişime geçtiğinizde, çocuğunuzun her şeyi anlatmak zorunluluğunda olmaması önemlidir. Çocuk tedavi vaktini, terapisti ve kendisi arasında özel ve eğlenceli bir saat olarak gördüğünde, programın faydası etkisini arttırır. Yetişkin bireyler tedavi sonrasında çocuklarıyla iletişim kurma konusunda ısrarcı olmamalı ve çocuğunun özgürlük hakkını tanımalıdır. Özellikle sohbetin doğal olarak başlaması faydalıdır. Oyun Terapisi programımız; Sorun haline dönüşen takıntılara, alt ıslatma, tikler, korku ve kaygılar, travmalar, yeme-içme problemleri, tırnak yeme, parmak emme, saç yolma, özgüven ve benlik, öfke kontrolü problemleri, hiperaktivite, kardeş ve kişiler üzerine yoğunlaşan kıskançlık, boşanma sürecinin etkileri, fiziksel cinsel istismar travmaları, konsantrasyon eksikliği, davranış problemleri gibi durumlara fayda sağlarken çocukların iç dünyasının yanı bir bakıma ruhunun rahatlamasına yol açar.</p>
<p>Her çocuk terapi süresince değişik hızlar ile ilerler. Bu nedenle terapinin süresi çocuğun yapısına, travmanın derecesine, hayat ve ev koşullarına bağlı olarak değişiklik gösterir. Oyun Terapisinde tutarlı olmak fazlasıyla önemlidir. Aynı gün, aynı saat ilkesi uygulanır. Ancak beklenmeyen durumlarda terapiyi bozmayacak şekilde çözümler sağlanabilir. Oyun terapisi ile<br />
yaratıcı hayal kurma sağlanır ve böylelikle anlayışın gelişmesi sağlanır.</p>
<p>Terapötik hikaye anlatımı yapılarak ahlaki ve ruhsal gelişim desteklenir.<br />
Kuklalar ve maskeler kullanılarak sosyal ilişkiler kuvvetlendirilir.<br />
Sanat uygulamaları ile yaratıcılığın gelişmesi sağlanır.<br />
Çocuklar kendi dünyalarında güven içerisinde olduklarını düşünmeye başlarlar.<br />
Bağışıklık sistemleri güçlenir. Düş gücüne dayanan oyunlarda yer alan mecazlar ise beyinde ortaya çıkan kimyasal yeni nöron bağlantıların oluşmasına neden olur.<br />
Endişe ve özellikle saldırganlık seviyesi azalır, çocuklar psikolojik olarak kendilerini güçlü hisseder.<br />
İngiltere de 6 seans oyun terapisi sonunda yapılan bir akademik araştırmada çocukların grup etkinliklerine katılma, odaklanma konusunda olumlu gelişim gösterme, iletişim kurma, dinleme gibi konularda fazlasıyla geliştikleri sonucuna varılmıştır.</p>
<p>Oyun terapisinin en etkili olduğu sorunları belirtmek gerekirse;</p>
<p>Davranış problemleri, ayrı yaşayan veya boşanmış ebeveynler, ölümler ve kayıplar, istismar, kabuslar, devamsızlık, zorbalık, sosyal dışlanma, gelişim gecikmeleri, otizm, iletişim sorunları, fiziksel kültürel gelişim alanlarındaki yetersizlikler gösterilebilir.<br />
Sağlıklı toplumlar yetiştirmek için sağlıklı çocuklara ihtiyaç olduğunu çok iyi biliyor ve anne babaları gibi onlarla kaliteli zamanlar geçirmeyi hedefliyoruz.<br />
Oyun terapisi sadece tedavi edici değil aynı zamanda önleyici bir terapi yöntemidir.<br />
Çocuğunuzla birlikte katılabileceğiniz Oyun Terapi programımız bulunmaktadır. Bu programda terapistimiz anne ve babayı oyun sırasında dikkat edilmesi gereken noktaları açıklar. Bir çok anne ve babanın tarafsız bakamadığı çocuklarına objektif bakması sağlanır ve gözlemlenen noktalara dikkat çekilerek çocuklarında bu problemleri farkına varmaları sağlanır. Çoğu problem gelişim göstermeden önüne geçilebilen bir hale gelir. Uygulamalarımızdan örnek vermek gerekir ise; Yumuşak oyuncaklar çocuklara güven hissi vermektedir. Ailevi sorunlara yönelik oyuncaklarımız örneğin; kardeş kıskançlığında, oyuncak ailesi veya hayvan ailesidir. Yaratıcılığı geliştirmek için boyama, oyun hamurlarıdır. Kendini ifade etme ve rahatlama konusunda; Müzik aletleridir. Ayrıca su oyunları gibi etkinlikler düzenliyoruz.</p>
<p style="text-align: center;">Çocuklara en verimli olan oyun ortamını hazırlayarak süreci özenle takip ediyoruz.</p>
<p><strong>HER KONUDA BİLGİ ALMAK İÇİN</strong></p>
<p>TEL:<br />
0312 235 7775</p>
<p>ADRES:<br />
Angora Bulvarı, Ceyhan Sokak 06800, Mutlukent Mahallesi Çankaya/Ankara</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>ANKARA ÇAYYOLU ÖZEL EĞİTİM MERKEZİ</strong><strong><br />
SES ÖZEL EĞİTİM</strong></p>
</div>
</div>        </div>
    </div>
</section>

<p><a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com/dil-konusma-guclugu-destek-egitim-programlari.html">Dil ve Konuşma Güçlüğü Destek Eğitim Programları</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com">SES ÖZEL EĞİTİM ANKARA | Disleksi, Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özel Öğrenme Güçlüğü Bireysel Eğitim Programları</title>
		<link>https://sesozelegitim.com/ozel-ogrenme-guclugu-bireysel-egitim-programlari.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mehmet]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Aug 2016 14:09:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sesozelegitim.com/?p=249</guid>

					<description><![CDATA[<p><a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com/ozel-ogrenme-guclugu-bireysel-egitim-programlari.html">Özel Öğrenme Güçlüğü Bireysel Eğitim Programları</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com">SES ÖZEL EĞİTİM ANKARA | Disleksi, Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<section class="section  text-normal section-text-no-shadow section-inner-no-shadow section-normal section-opaque"  >
    
    <div class="background-overlay grid-overlay-0 " style="background-color: rgba(0,0,0,0);"></div>

    <div class="container container-vertical-default">
        <div class="row vertical-default">
            <div class="col-md-12     text-default small-screen-default"  ><div class="col-text-1 text-normal  element-top-20 element-bottom-20" data-os-animation="none" data-os-animation-delay="0s">
    <p style="text-align: center;"><strong>Özel Öğrenme Güçlüğü Bireysel Eğitim Programları</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em>T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Ankara Çayyolu Özel Ses Özel Eğitim </em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><span style="color: #fcfcb6;">Merkezi&#8217;nde </span></em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><img loading="lazy" class="alignnone size-thumbnail wp-image-569" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/MEB-LOGO-150x150.jpg" alt="Ankara Çayyolu Özel Eğitim" width="150" height="150" srcset="https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/MEB-LOGO-150x150.jpg 150w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/MEB-LOGO-300x298.jpg 300w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/MEB-LOGO-768x763.jpg 768w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/MEB-LOGO-1024x1017.jpg 1024w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/MEB-LOGO-600x600.jpg 600w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/MEB-LOGO.jpg 1031w" sizes="(max-width: 150px) 100vw, 150px" /></em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em>Özel Öğrenme Güçlüğü Destek Eğitim Programları</em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><img loading="lazy" class="size-full wp-image-579 aligncenter" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Ses-YILDZ-Transparent.png" alt="Ankara Özel Eğitim Çayyolu" width="342" height="272" /></em></strong><span style="color: #ffffff;"><strong><em>Ankara Özel Eğitim Merkezi, Ankara Özel Eğitim Kursları, Ses Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Ankara Çayyolu  Ümitköy, Özgül Öğrenme Güçlüğü Ankara, Disleksi, Ankara Dikkat Eksikliği, Dikkat Dağınıklığı, Ankara Özel Eğitim Kurumları, Çayyolu Özel Eğitim Merkezleri</em></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;Ses Getiren Sonuçlar&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Model alınmayı hedefleyerek yola çıkan ve başarıya beklenenden çok daha kısa sürede ulaşan okulumuzda kurucularımız ile HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ &#8211; ÖZEL EĞİTİM BÖLÜMÜ işbirliğinde eğitim vermekteyiz.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Özel Öğrenme Güçlüğü ( Özgül Öğrenme Güçlüğü ) Bireysel Eğitim Programları</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong><strong>Diğer merkezlerden farklı olarak alanında ün sahibi uzman kadromuzla akademik gelişme sağlamanın yanı sıra öğrencilerimizin sosyal yönlerinin gelişmesi adına kapsamlı eğitimler sunmaktayız. </strong>Ergoterapi (Occupational Therapy) alanında fark yaratarak bir modeli Ülkemize kazandıran okulumuz zamanının ilerisinde bakış açısıyla alanına ışık olmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Özel Öğrenme Güçlüğü Ümitköy merkezimizde tanılı öğrencilere eğitim vermektedir. Bu gruptaki öğrencilerin diğer alanlarda tanı almış öğrencilerle birlikte aynı merkezde destek eğitim almasının negatif etkilerini önlemek amacıyla sadece bu tanı grubundaki öğrencilerle çalışmaktayız.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Okulumuz, ulusal ve uluslararası toplumların ihtiyacı olan iyi yetişmiş, gereken beceri ve bilgilerle donatılmış, yetenekli, çağdaş, kendini sürekli geliştiren bireyler yetiştirmeyi kendine amaç edinmiştir.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Okulumuz,</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Özel öğrencilerimizi toplumda en iyi noktalara ulaştırmayı,</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Maddi olanağı kısıtlı olan yetenekli gençlere ücretsiz olarak mümkün olan en iyi eğitimi vermeyi,</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Eğitim kadrosunu en tecrübeli, eğitimli ve ulusal ve uluslararası toplumda eğitim konusunda yetkinliğini ve saygınlığını kanıtlamış eğitimciler arasından seçmeyi,</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dünyamızdaki ve Ülkemizdeki gelişmeleri sürekli takip ederek sürekli yenilenmeyi,</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kalite Yönetim Sisteminin etkinliğini sürekli geliştirmeyi</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>hedefleyerek standartlarını şekillendirmiştir.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><a href="http://sesozelegitim.com/whole-brain-method-2"><img loading="lazy" class="size-full wp-image-553 aligncenter" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-M.jpg" alt="whole-brain-m" width="613" height="366" srcset="https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-M.jpg 613w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/Whole-Brain-M-300x179.jpg 300w" sizes="(max-width: 613px) 100vw, 613px" /></a> </strong></p>
<p style="text-align: center;">Bünyemizde, öğrencilerimizin ailelerinin ve öğretmenlerinin tanı öncesindeki ve sonrasındaki süreçte izleyecekleri yol konusunda kapsamlı danışmanlık sağlanmaktadır. Öğrencilerimize özgüven aşılamak, kişisel ve toplumsal gelişimlerini sağlamak adına sosyal aktiviteler ve aile eğitimleri organize edilmektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-569 aligncenter" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/MEB-LOGO-300x298.jpg" alt="Ankara Çayyolu Özel Eğitim" width="300" height="298" srcset="https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/MEB-LOGO-300x298.jpg 300w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/MEB-LOGO-150x150.jpg 150w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/MEB-LOGO-768x763.jpg 768w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/MEB-LOGO-1024x1017.jpg 1024w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/MEB-LOGO.jpg 1031w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p style="text-align: center;">Özel eğitim kursları kapsamında Özel Öğrenme Güçlüğü ( Özgül Öğrenme Güçlüğü ) programlarında uygulanan eğitim metotlarının ana başlıkları sabitken bu ana başlıkların alt başlıkları, öğrencinin kişisel özelliklerine göre değişmektedir. Öğrencinin eğitimi süresince gösterdiği gelişmeler, yaşadığı değişimlere ve performansındaki değişimlere göre kişiye özel olarak eğitim süresi boyunca izlenen müfredat revize edilmektedir. Okulda gösterilen başarı öğrenme yeteneklerini kazanıp kullanabilmenin bir sonucudur. Günümüzde okuldaki başarı seviyesi yaşamın tüm alanlarını etkileyebildiğinden önemsenmektedir. Özel Öğrenme Güçlüğü (Özgül Öğrenme Güçlüğü) için belirtilen bir çok tanım vardır ve bu tanım ile ilgili tartışmalar hala devam etmektedir. Genel hatlarıyla belirlenen ortak özellikler şu şekildedir; Öğrenme problemi olan kişilerin akademik başarı sorunları olur. Başka bir şekilde öğrenme potansiyeli ile asıl öğrendikleri arasında açık bir fark gözlemlenir. Öğrenme güçlüğü çeken çocuklarda, akademik yeteneklerin gelişmesi, dil gelişimi ve fiziksel gelişimde türlü problemler gözükebilmektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><img loading="lazy" class="size-full wp-image-494 aligncenter" src="http://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/whole-brain-method-1.jpg" alt="whole-brain-method-1" width="500" height="264" srcset="https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/whole-brain-method-1.jpg 500w, https://sesozelegitim.com/wp-content/uploads/whole-brain-method-1-300x158.jpg 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p style="text-align: center;">Diğer yandan üstün zekalı öğrencilerde de özel öğrenme güçlüğü ve ciddi boyutlarda sosyal alanda sorunlar gözlemlenebilmektedir.</p>
<p style="text-align: center;">Öğrenme zorluğu eğitim hayatına başlayan çocukların %5 ile %10’luk bir kısmına etki eder.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Özel Öğrenme Güçlüğü&#8217;ne yönelik uygulamalar tek yönlü gerçekleştirildiğinde yeterince fayda sağlamamakta, öğrencilerde pozitif sonuçlar gözlemlenememektedir. Bu nedenle bu ciddi konuların tedavisinde her öğrenci için özel programlar oluşturulmalı ve bu programlar oluşturulurken uygulamalar tek yönlü tutulmamalıdır. Eş zamanlı veya doğru sıralama ile yapılacak uygulamalar sonuç vereceği için tedaviden önce uzun bir tanılama, tedavi esnasında da öğrenciyi tanıma ve gözlemleme evresine ihtiyaç duyulmaktadır. Tanıma ve gözlemleme evreleri gerçek anlamda ancak ve ancak </strong><strong><u>verilen eğitimler esnasında gerçekleşmektedir</u></strong><strong>.</strong><strong> Bu süreç eğitimcileri, uygulayıcıları ve psikolog yardımını kapsamak zorundadır. Koordine olmuş bu birimler belirlenecek programı kişiye özel hazırlamalıdır.</strong><strong> </strong><u>Merkezimizde bu birimlerin çoğu koordinasyon halinde çalışmakta olup ihtiyaç duyulan bazı alternatif yöntemlerin programa dahil edilmesi söz konusu olduğu durumlarda, alternatif yöntemler bünyemizde  uygulanmakta, ender olaraksa yönlendirme sağlanmaktadır.</u></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ses Özel Eğitim bünyesinde, Psiko-Pedagojik faktörler göz önünde bulundurularak hazırlanmış eğitim programları dahilinde belirlenmiş moral &#8211; motivasyon kriterlerini içeren eğitimlerde öğrencilerimizin öğrenme sürecinde, psikolog desteği ile verimliliklerini arttıran bir platformda çalışmalar yapılmaktadır.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Okula destek eğitim programları ve yaşamsal özel eğitim çalışmaları kapsamında uzun yıllardır kurucularımızın aldığı pozitif sonuçlar Ses Özel Eğitim bünyesindeki çalışmalar için model olmuştur.  </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;">Özel öğrenme güçlüğünün nasıl ve hangi şartlarda ortaya çıktığına yönelik birçok görüş vardır ancak tüm Dünya tarafından kabul gören araştırmalar ve gözlemler bizlere bazı noktaların öne çıktığını göstermektedir. Öğrenme güçlüğü çeken kişilerde genetik nedenler büyük rol oynar. Doğumdan sonra komplikasyon ortaya çıkan veya erken doğan çocuklarda öğrenme güçlüğü ortaya çıkabilir. Doğum öncesinde veya sonrasında oluşan çeşitli kazalar öğrenme zorluğu görülmesine neden olabilir. Ayrıca öğrenme güçlüğünün erkeklerde kızlardan daha çok görüldüğü söylenebilir. Öğrenmede çekilen güçlük çocuklarda erken dönemde fark edilebilir bunun için bir çok semptom görülebilir. Örneğin yazma, matematik anlama, kavrama, yargılama, okuma, gibi yeteneklerin kullanılmasında problemler görülebilir. Aynı zamanda hiperaktivite, dürtüsellik ve dikkatsizlik öğrenme güçlüğünün erkenden farkedilmesinde önemli rol oynar. Dikkat bozukluğu ve öğrenme güçlüğünün bir arada kişide görülme oranı %20 ile %50 arasında değişmektedir. Öğrenme zorluğunun en belirgin özellikleri arasında çocuğun başarısı ile zekasının manalı bir oranda farklılık gösterebilmesidir.</p>
<p style="text-align: center;">Bu iki bozukluğun bir arada görülme sıklığı farklı yazın bilgilerine göre % 20 ile % 50 arasında değişmektedir. Öğrenme Güçlüğü’nün en belirgin özelliği çocuğun bazı alanlarda başarısı ile zekasının anlamlı biçimde farklılık göstermesidir. Özel öğrenme güçlüğünün direkt olarak etkilediği alanlar; Matematiksel kavramları anlama ve temel işlemleri gerçekleştirmede güçlükler çekilmesi, yargılama, düşünceleri organize ederek bir bütünlüğe ulaşmada sorun yaşanması, kazanılan bilgileri ve işlevsellikleri hatırlamakta zorluk çekmek, konuşma ve dinleme üzerine yaşanan sıkıntılar.</p>
<p style="text-align: center;">Her şeyde olduğu gibi Özgül Öğrenme Güçlüğü ÖGG’de erken teşhisin önemi çok büyüktür. Bu zorluğu yaşayan çocuklar, öğrenim hayatlarına başladıkları zaman ortaya çıkan aritmetik ve okuma yetenekleri ile alakalı sıkıntılar bir çok kişi tarafından zeka sorunu veya tembellik olarak adlandırılabildiği gibi böyle yorumlarla karşılaşmak çocuğu tamamen sarsmakta ve özgüvene dair zedelenmelere neden olmaktadır. Bu nedenle özel eğitim kursları dahilinde Özel Öğrenme Güçlüğü Destek Eğitim Programları başlığı altında izlenen eğitim metotlarının niteliği ve güncelliği büyük önem arz etmektedir.</p>
<p style="text-align: center;">Yapılan çeşitli incelemeler sonrasında Özgül Öğrenme Güçlüğü, ÖGG olan kişilere tedavi sağlanamaması durumunda, ilerleyen yaşlarda kişide depresyon veya kaygı, düşünce bozuklukları gibi önemli sorunların meydana çıkma ihtimali kuvvetlendiği ortaya çıkmıştır. Erken tanı ve tedavi ile ortaya çıkabilecek birçok özgüven sorunu ve bunun bir sonucu olarak doğan duygusal problemler hakkında önlem alınması, uygulamada esas alınan başlıca hedefler arasındadır. Ses Özel Eğitim bünyesinde uzmanlarımız tarafından düşük benlik algısı gözlemlenen çocuklara, terapotik yaklaşımlar sağlanarak çocuklarda özgüven artmasına destek olunur. Özgül Öğrenme Güçlüğü, ÖGG olan çocuklar ne kadar erken belirlenip tedavilerine başlanırsa, öğrenim ve eğitim hayatıları da o oranda başarılı olur. Öğrenim hayatı öncesinde yapılabilecek uygulamalar sonucunda, güçlük çeken çocuklarda meydana gelen alfabeyi öğrenme, sayıları ve harfleri kopyalama, yeni kelimelerde zorlanma gibi yeteneklerin geliştirilmesi sağlanarak ÖGG ortadan kaldırılabilir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Eğitim alanındaki 27 yıllık tecrübemizle Ankara Çayyolu Ümitköy’de birikimimizi yenilikçi eğitim modelleriyle sentezliyor, beklentilerinizin ötesinde eğitim kalitesine ulaşmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Okula destek eğitim programları ve yaşamsal özel eğitim çalışmaları kapsamında kurucularımızın geçmişte aldığı pozitif sonuçlar Ses Özel Eğitim bünyesindeki çalışmalar için model olmuştur. </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dikkat eksikliği, hiperaktivite, özel öğrenme güçlüğü veya zihinsel sorunlar için çeşitli alternatif yöntemler kurumsal kimlikler altında Ülkemizde &#8220;çare&#8221; olarak lanse edilmektedir.  Bir alternatif yöntem tek başına etkili olmamakla beraber genellikle bu alandaki basamaklar bütün halinde yapılandırılmadığı ve uygulanmadığı için sonuç vermemektedir. Alternatif yöntemler çeşitli merkezlerce ve şahıslarca çok etkiliymişçesine lanse edilmekte, öğrenci ve veliler yanıltılmaktadır. Şaşırtıcıdır ki içlerinde Ankara&#8217;nın da bulunduğu birçok ilimizde sadece alternatif uygulamalar için açılmış merkezler bulunmaktadır ve bu merkezler kendilerini tıbbi bir kuruluşmuş gibi algılatarak alternatif uygulamaları inandırıcı kılmaktadır. Bu alternatif uygulamalar genellikle uluslararası vizyona sahip şekilde yansıtılmakta, yurt dışı kökenli firmalarla bağdaştırılarak veya yurt dışı şubeleri gösterilerek ticari meta olarak görülen öğrenci ve velilerin etkilenmesini sağlamaktadır. Tedavisinde zorluk çekilen veya kesin tedavi yöntemi bulunmayan rahatsızlıklar bu gibi merkezler için son derece elverişli şartlar oluşturmaktadır. Bu noktada velilere düşen görev özellikle uyguladığı alternatif yöntemi, haftada şu kadar seans şu kadar sürede sonuç veriyor şeklinde tanıtan ve çeşitli başarı hikayeleri lanse ederek başarı ihtimalinin yüksek olduğunu beyan eden kişi ve kuruluşlardan uzak durmalarıdır. Bu kuruluşlar hayret vericidir ki &#8220;uygulama&#8221;, &#8220;çalışma&#8221;, &#8220;seans&#8221; gibi tanımlamalarla bünyelerinde eğitim dahi verdiklerini beyan etmektedirler. Her şeyden önce </strong><strong>Milli Eğitim Bakanlığı</strong><strong> onayı bulunmadan eğitim vermek Ülkemizde kanunlara aykırıdır. Böylesine hassas bir alanda kanuni zorunlulukları bile yerine getirmeyen bu kuruluşların uyguladıkları alternatif yöntemleri abartarak tanıtmaları konulara bakış açıları da ele alındığında beklenen bir eylemdir. </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><u>Dünya&#8217;daki otoritelerin ortak noktada buluştukları hususlardan biri alternatif yöntemlerin genellikle öğrencinin gelişmesinde küçük etkiler gösterebilen uygulamalar olduğudur. Hal böyleyken alternatif yöntemlerin ciddi sonuçlara imza attığını iddia ederek yapılanmış ve büyümüş ticari merkezler esefle karşılanmaktadır. Dünya&#8217;da alanında önde gelen isimlerin birçoğu da özellikle Türkiye&#8217;deki bu tarz merkezlerin talep görmesini anlamlandıramamaktadır. Bu durumun en önemli sebebi bu kuruluşların bünyelerinde çalışan psikolog diplomasına sahip kişileri öne sürmeleri ve yöntemlerin bilimsel bağlantılarını ön plana çıkartmalarıdır. Bu noktada en önemli husus şudur ki yapılan en basit en yalın alternatif uygulamanın bile sayfalarca bilimsel bağlantısı anlatılabilir. Çünkü insan faktörü devrededir ve insan yapısı en basit uygulamada bile birçok reaksiyon vermektedir. Hali hazırda zaten gerçekleştiği bilinerek konu dahilinde kendiliğinden mevcut görülmesi gereken reaksiyonlar sanki alternatif yöntemin uygulanmasıyla sadece o yöntem sayesinde gerçekleşiyormuş gibi anlatılmaktadır. Örneğin, dikkat eksikliği bulunan bir öğrenciye sadece piyano eğitimi bile aldığında sağlanacak fayda sanki kullanılan alternatif yöntemin uygulanmasıyla özel olarak gerçekleşiyormuş gibi anlatılmaktadır. </u><u>Alternatif yöntemlerin çoğu bilimsel bağlantılar oluşturularak anlatılmakta ve oluşturulan bağlantıların doğruluğu sayesinde ilgili kuruluşlar bu bağlantıları &#8220;dayanak&#8221; olarak kullanmamaları gerektiği halde &#8220;bilimsel dayanakmış&#8221; gibi sunmaktadırlar.</u></p>
<p style="text-align: center;"><u> </u></p>
<p style="text-align: center;"><u>Kaldı ki alternatif uygulamalar için sonucu kesinmiş gibi tanıtım yapmanın kanuni olmadığı durumlar söz konusudur. Örneğin, birçok alternatif yöntem için </u><u>&#8220;Dikkat süresini arttırır.&#8221; şeklinde yanıltıcı tanıtımlar yapılmaktadır. </u><u>Bu tanıtım ancak</u><u> &#8220;Dikkat süresini arttırmaya yardımcı olma ihtimali vardır.&#8221;</u><u> şeklinde yapılabilir.</u></p>
<p style="text-align: center;"><u>Bu kurum ve kişilerin en önemli yanıltıcı lansmanlarından birisi de öğrencinin okuduğu okul ile veya öğretmeniyle irtibat halinde olacaklarını hatta öğrencideki gelişmeleleri gözlemleyeceklerini beyan etmeleridir. Bu yolla güven ortamı yaratmayı hedeflemektedirler. Çünkü doğru bir uzman ile iletişime geçme ihtimali bulunan veliler, iletişime geçebildiklerinde alternatif yöntemin harici şekilde uygulanmasının sonuç vermeyeceğini öğreneceklerdir. Bu noktada ilgili kurum ve kişilerin, öğrencinin okuduğu okul ile veya öğretmeni ile irtibata geçtiği varsayılan noktada üzerinde durulması gereken konu şudur ki öğretmen ile kaç saat görüşme sağlanabilir. İlgili öğretmen defalarca ve saatlerce kurum yetkilisiyle görüşecek vakite sahip midir? Kaldı ki öğrencinin okuduğu okulda &#8220;Özel Eğitimci&#8221; bir gözlemci veya Özel Eğitim Öğretmeni bulunmakta mıdır? Bulunmadığı durumlarda öğretmen ile yapılacak görüşmelerin sayısı ve süresi katlanmak zorundadır. Bu husus konunun ne kadar ciddiyetsizce ele alındığının en önemli kanıtlarındandır.</u></p>
<p style="text-align: center;"><u> </u></p>
<p style="text-align: center;"><u>Alternatif yöntemler ancak öğrenci üzerine </u><u>yapılan araştırmalar</u><u> doğrultusunda uygulandığında etkili olabilir. Öğrenci üzerine yapılacak araştırmalarda en büyük pay öğrencinin eğitim sürecidir. Öğrenciyi detaylı olarak analiz ettikten sonra alternatif yöntemler uygulanabilir. Analiz evresinin en önemli kısmı öğrenciye verilen eğitimler esnasında gerçekleşmektedir. Ayrıca alternatif uygulamalar esnasındaki eğitim süreci de sonuç almak için hayati önem arz etmektedir. Öğrenci eğitim esnasında gözlemlenmelidir. Alternatif yöntemlerin uygulanma süreci eğitimcileri, uygulayıcıları ve psikolog yardımını kapsamak zorundadır. Koordine olmuş bu birimler belirlenecek programı kişiye özel hazırlamalıdır.</u></p>
<p style="text-align: center;"><strong>HER KONUDA BİLGİ ALMAK İÇİN</strong></p>
<p style="text-align: center;">TEL:<br />
0312 235 7775</p>
<p style="text-align: center;">ADRES:<br />
Angora Bulvarı, Ceyhan Sokak 06800, Mutlukent Mahallesi Çankaya/Ankara</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #fafabb;"><strong> </strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #fafabb;"><strong> </strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #fafabb;"><strong>ANKARA ÇAYYOLU ÖZEL EĞİTİM MERKEZİ</strong></span><strong><br />
SES ÖZEL EĞİTİM</strong></p>
</div>
</div>        </div>
    </div>
</section>

<p><a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com/ozel-ogrenme-guclugu-bireysel-egitim-programlari.html">Özel Öğrenme Güçlüğü Bireysel Eğitim Programları</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sesozelegitim.com">SES ÖZEL EĞİTİM ANKARA | Disleksi, Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
